|
Aşkı uğruna asker olan Çiko

Yük katarı kadar uzun bir isme sahip olan sevimli şişko Çiko Felipe Cayetano Lopez Martinez Gonzales, tecrübeli tezgâhtar arayan Bay Boone'nin dükkânında işe başlar.

İlk görevi Wayne Kalesine gitmesi gereken paketleri teslim etmektir.

Alıcı isimlerinin yazılı olduğu listeyi kaybettiği için, paketleri rasgele dağıtır.

Banyo köpüğü isteyene zamk, İncil siparişi verene içinde içki bulunan paketleri verir farkında olmadan.

Kaledeki askerlerin genç kızlara kur yaptığını görünce, kendisinin ancak annesi gibi şarkı söyleyebilen, teyzesi gibi börek yapabilen ve kuzeni gibi Meksika meltemi adlı parfüm kullanan birine âşık olabileceğini düşünür.

*


Tam o sırada kale komutanının kızıyla karşılaşır ve âşık olur.

Komutanın şişman kızı Desdemona tam da aradığı özelliklere sahip biridir.

Hayalindeki kadını bulmuştur.

Ne var ki Desdemona en az yüzbaşı rütbesinde biriyle hayatını birleştirebileceğini söyler.

Çiko için sevdiğinin bu şartı, hayal kırıklığı yaratmaz.

Aksine kamçılar onu.

"Daha fazlasını yapıp beyaz bir atın sırtında binbaşı rütbesiyle karşınıza çıkacağım. Sizin için her şeyi yaparım!"

Bu durumda komutanın kızına da o günü beklemek düşer.

*


Orduya katılmak için kayıt bürosuna koşar sevimli şişkomuz ve er rütbesiyle yeni bir hayata başlar.

Ancak orduda işler dışarıdan göründüğünden daha zor yürümektedir.

Üstelik fena halde beceriksizdir.

Her gün bin türlü sıkıntıyla karşılaşır.

Aşkı uğruna hepsine katlanır.

Günün birinde kaleyi teftişe gelen generalin gözünden kaçırmak için Çiko Gonzales'i ahırda görevlendirirler ve ortaya çıkmamasını emrederler.

*


Gerçek hayatta aksilikler nasıl ki kaçtıkça insanın üstüne gelirse, hikâyede de öyle olur.

Gece vakti general ahır tarafından gelen gürültüleri duyunca atını kontrol etmek için oraya gider.

Ahır görevlisi Çiko, generale yanlışlıkla içki verir.

İyice sarhoş olan General Mortimer W. Halftrack, Çiko'ya önce teğmen rütbesini layık görür, sonra yeterli bulmaz ve yüzbaşılığa çıkartır.

Nihayet onu da az bularak albaylığa yükseltir.

Çavuş itiraz edince elindeki kepçeyi kafasına patlatır general.

"Sus itiraz istemiyorum. Ben bugüne bugün Genelkurmay Başkanıyım. Kimi terfi ettireceğime ben karar veririm!"

*


Bir anda albay olan Çiko Gonzales, söz verdiği gibi sevdiği kızın yanına at üstünde döner.

Fakat işler tahmin ettiği şekilde yürümez.

Kızın ailesindeki geleneğe göre kadınlar evin mutlak hâkimidir.

Buna katlanamayacağını fark eden Çiko, görevinden istifa ederek hızla oradan uzaklaşır.

Bütün bunlar Çiko'nun Zagor'la tanışmasından önce yaşanmıştır.

Biraz genişçe özetlemiş olduk ama hikâye güzel doğrusu.

(Özal olsaydı, bu anlattıklarımızı ilgiyle karşılardı. Sezer'in neler okuduğunu bilmiyoruz. Bay Buş'un ise bugünlerde Camus'nün Yabancı'sını okuduğunu öğrendik. Yakında Necip Mahfuz'a başlar. Malûm, her hakkı mahfuzdur; yalnız biri Necip. O da göçtü.)

*


Çok benzemese bile bizim tarihimizde de politik sebeplerle bazı kişilere paşa unvanı verildiğini biliyoruz.

Halil İnalcık şöyle açıklıyor:

"Devlet, toprak üzerindeki kontrolünü yeniden tesis etmek için gerekli olan muntazam arazi tahrirlerini artık yapamamaktaydı. Bundan böyle toprağın hâkimi olan bu tesirli ayanlar, şahsen kendilerine bağlı askerî güçler barındırmaya başladılar. Timar sahibi askerler büyük ölçüde var olmadığından devlet, askerî güce sahip bu yerel liderleri imparatorluk ordusuna katılmaya teşvik etti ve birçoğuna paşa unvanını verdi."

Artık hem bizde hem dışarıda, bir anda paşa olunan devirler geride kaldı. Yolu, yordamı belli ve basamakları birer birer aşmak gerekiyor.

18 yıl önce
Aşkı uğruna asker olan Çiko
Rabbine hasım kesilen insan!
Sosyal çürüme yazıları 8: Sıkıntı yok cumhuriyeti
Belirsizlik ‘algılamayı’ öldürür
Reisi’nin manidar ölümü
İran bu sancılı günleri nasıl atlatacak?