Yazarlar Kızılcahamam kampının perde arkası

Kızılcahamam kampının perde arkası

Mehmet Acet
Mehmet Acet Gazete Yazarı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, parti yönetimi ile partisinin belediye başkanlarını buluşturan Kızılcahamam kampının açılış konuşmasında uzun uzun seçim değerlendirmesi yapmıştı.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Mehmet Acet : Kızılcahamam kampının perde arkası
Haber Merkezi 22 Nisan 2019, Pazartesi Yeni Şafak
Kızılcahamam kampının perde arkası yazısının sesli anlatımı ve tüm Mehmet Acet yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Konuşmanın bir bölümünde bazı yerlerden isim vererek söz edip oralarda yaşanan sıkıntılara atıf yaptı.

Şöyle dedi:

“Kırşehir, Bayburt, Bolu, Karaman gibi yerlerde; Yozgat gibi, Erzurum gibi yerlerde ilçe düzeyinde pek çok örnekte bu sıkıntıyı yaşadık. Bu konularda da derinlemesine çalışılıyor. Hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bu muhasebeyi yaparken asıl gündemimizden kopmayacağız.”

Erdoğan, isimlerini zikrederek bahsettiği bu yerlerde neler olup bittiği kendisine rapor edildiği için bir takım bilgiler üzerine böyle konuşuyor.

Örneğin Kırşehir’de Ak Parti adayı ile bir milletvekili arasında yaşanan kavga; Bayburt’ta, Bolu’da tekrar aday yapılmayan belediye başkanlarının, küskün kalmakla yetinmeyip Ak Parti adayının karşısında bir yerlerde pozisyon alması.

Konuştuğum bir Genel Başkan Yardımcısı, “Daha önce küsenler köşesine çekilirdi, çalışmazdı. Ama şimdi ilk defa ‘ihanet’ durumuyla karşı karşıya kaldık” sözleriyle yaşanan hayal kırıklığını ifadelerine yansıtıyor.

Erdoğan’ın “Derinlemesine çalışılıyor” dediği konunun çerçevesi bu.

Seçim döneminde gözlenen teşkilat zafiyetleri, partililer arasındaki didişmeler, aynı partide görev almalarına rağmen birbirleriyle kavga etmekle de yetinmeyip rakiplere çalışmak…

Bunları yapanlar derinlemesine bir çalışmayla belirlenecek.

İsmi zikredilen yerlerde seçimlerin kaybedilmesinde bu sorunların ciddi anlamda rolünün olduğu değerlendiriliyor.

BAŞKANLARIN ORTAK DERDİ: BORÇLAR VE PARASIZLIK

Kızılcahamam kampında Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyükşehir ve il belediye başkanlarıyla heyetler halinde kapalı görüşmeler yaptı.

Erdoğan, bu görüşmelerinde belediye başkanlarından özellikle halkla ilişkiler konusunda dikkatli olmaları yönünde uyarılarda bulundu.

Yatırımlar ve hizmetler bahsi konuşulduğunda ise, Belediye başkanlarının ortak derdi gündeme geldi.

Borçlar ve para sorunu.

Bir büyükşehir belediye başkanı, “Kimsenin kolunu kıpırdatacak durumu yok” sözleriyle durumu özetliyor.

Erdoğan, bu konular gündeme gelince başkanlardan sabırlı olmaları yönünde telkinlerde bulundu.

Ekonomideki sorunların belli bir süre içerisinde çözüleceği vaadinde bulundu, bu süre zarfında belediye başkanlarının durumu idare etmesini istedi.

Büyükşehir belediye başkanlarının bir bölümünün bir başka derdi daha var.

Elde edilen gelirlerde yaşanan adaletsizlik.

Belediyelere merkezi yönetim tarafından sağlanan gelirler, milli gelire yaptıkları katkı oranı gibi değişik kriterlere göre dağıtılıyor.

Bu durum, nüfusu daha kalabalık olmasına rağmen bazı şehirlerin aleyhine işliyor.

Kampta bu konuda gündeme geldi ve bu paylaşımın daha adil olması için çalışma yapılmasına karar verildi.

ERDOĞAN BEKLEMEDE REVİZYON İÇİN ACELE ETMEYECEK

31 Mart seçimlerinin üzerinden aşağı yukarı bir aylık bir süre geçti.

Her seçim sonrası olduğu gibi, Kabinede, parti yönetiminde, teşkilatlarda bir değişim olacak mı sorusu şimdilerde de bolca konuşuluyor.

Erdoğan ise, hem parti toplantılarında hem de açık beyanatlarında acele etmeyeceğine dönük mesajlar veriyor.

Bir taraftan da gelen görüşleri dinleyip not ediyor.

Sadece kendi çevresini değil, Cumhur ittifakındaki ortağı Bahçeli’yi de dinliyor örneğin.

MHP kaynaklarından aldığımız kulis bilgisine göre 31 Mart sonrası Beştepe Külliyesi’nde gerçekleşen son görüşmede Bahçeli, şöyle bir görüş dillendiriyor:

Birileri talep ediyor diye, kabinede değişiklik yapmanıza gerek görmüyoruz.

Bahçeli’nin bu ve benzeri konularda Erdoğan’ın, Ak Parti’nin işlerine karışmama tutumu izlediği bilinmeyen bir şey değil.

Bu görüşünü de zaten talep olarak değil, değerlendirme olarak iletiyor.

Kendisinin ilettiği bu görüşün Erdoğan’ın bugüne kadarki tutumuyla örtüştüğünü de not etmiş olalım.

Yani Cumhurbaşkanı ‘seçim mesajlarını’ zamana yayarak hayata geçirmeyi bir prensip olarak benimsemiş görünüyor.

Önümüzdeki 2-3 aylık dönem içerisinde, birbirleriyle ilişkisi de ayrılamaz hale gelen ekonomi, ABD ile ilişkiler, Suriye’deki güvenlik tehditleri, S-400 krizi gibi konulara yönelmeyi öncelikli gündem olarak belirlemiş durumda.

Türkiye ittifakından söz ederken bu konulara yaptığı atıflar da, bunu gösteriyor.

Seçim dönemlerinin getirdiği atmosferden hızlıca çıkıp, ülkenin temel meseleleri konusunda mümkün olabilecek en geniş konsensüsü sağlama arayışı diyebiliriz buna.

Konuştuğumuz MHP’liler de “Türkiye ittifakı” ifadesinden kastın böyle bir arayış üzerine oturduğunu fark ettiklerini dile getiriyor.

Görüldüğü kadarıyla Erdoğan, Ak Parti’ye yeni bir siyasi partner arayışında değil.

Aksine MHP ile sağlanan seçim ittifakının ruhunu önümüzdeki dönemde de korumaya özen gösterecek.

Kısa vadede ‘takvime bağlı’ ciddi sınamaların ufukta göründüğü bir ortamda, o alanlara kanalize edilmesi gereken enerjinin başka yerlerde tüketilmesini tercih etmeyecek.

Böyle de diyebiliriz.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.