Yazarlar Tecdid-i iman şartlı af

Tecdid-i iman şartlı af

Mehmet Akif Aydın
Mehmet Akif Aydın Gazete Yazarı

İğrenci affı aslında bir eğitim sistemi için ayıptır. Eğer eğitim ve öğretim düzenini iyi kurmuşsanız, öğrencilerin ders geçme sistemini, ümidi kesmeyecek tembelliğe özendirmeyecek bir şekilde ayarlamışsanız, başarılı olmayan öğrenciler için özel bir af çıkarmaya gerek yoktu, aynı zamanda zararlıdır da... Çünkü bu yolla öğrencileri tembelliğe iter; "nasıl olsa af çıkar" ümidi içine sokarsınız. Bu yol öğretim üyeleri için de şevk kırıcıdır; "nasıl olsa afla geri dönerler" diyerek tembel öğrenciler için fazla eleyici olmazlar. Eğitimde kalitenin düşme sebeplerinden birisi belirli aralıkla çıkarılan öğrenci aflarıdır.

Aslında mevcut sınav sistemiyle bir kısım öğrencinin hakkı yendiği düşünülüyorsa, bir seferlik af meseleyi çözmüş olmaz; haksızlığı önleyecek köklü değişikliğe yönelmek gerekir.

Gerçekten de eğitim sistemimizde bir grup öğrenci için -başörtülü öğrencilerden bahsediyorum- açık haksızlık yapılmaktadır... Çünkü bu öğrencilerin öğrenim ve sınav hakları hukuka aykırı bir şekilde ellerinden alınmıştır ve alınmaktadır. Şu anda yürürlükte olan kanun ve yönetmelikler açısından bu öğrencilerin başları kapalı olarak öğrenim görmelerini engelleyecek bir mevzuat mevcut değil. Bu öğrencilere mevzuat çarpıtılarak genellikle dersin huzur ve sükununu bozmaktan önce kınama, tekerrür halinde de bir aya kadar uzaklaştırma cezası verilmektedir. Bu cezaların bir kısmı her ne tesadüfse sınav dönemine denk düşürüldüğünden, bu öğrenciler dönem veya sene kaybıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Daha da kötüsü bazı üniversitelerde başörtülü öğrenciler yine hukuka aykırı bir şekilde okula hiç kabul edilmediklerinden öğrenim hayatları bütünüyle sona ermiştir.

İşte bu öğrenciler için bir özel affın çıkması kaçınılmazdır. Aslında bu af da değildir. Çünkü burada söz konusu olan, okuma hakkı verilmiş de tembellik yapmış öğrencilere bir lütuf olarak yeni bir sınav hakkının verilmesi değil, okuma hakları ellerinden alınan ve bunda da hiçbir kusurları bulunmayan öğrencilere haklarının iadesidir. Bir hukuk devletinde böyle bir hak iadesi kaçınılmazdır. Gelin görün ki bu affın yegane haklı gerekçesini oluşturan bu mağdur öğrencilere yeni bir sınav imkanı da şartlı veriliyor. Yürürlükteki mevzuata uymayı kabul ettikleri takdirde bu aftan yararlanacaklar. Tecdid-i imanlı ve de bu sebeple ayıplı bir af bu...

Denmek isteniyor ki önce iman tazeleyeceksiniz: "Türkiye''deki laiklik uygulamasının doğru ve haklı olduğuna iman ediyor, bundan böyle asla bu anlayışa aykırı davranmayacağıma söz veriyor, geçmiş kusurlarımdan dolayı tövbe ediyorum."

Kitapların yazdığına göre demokrasilerin temelinde halkın irade ve tercihi vardır. Eğer böyle ise daha yakın zamanda yapılan bir kamu oylamasında halkın yaklaşık % 75''i başörtülü olarak üniversiteye gitmeye evet demiştir, bu tercihin dikkate alınması gerekir. Yine buna göre Türkiye''de uygulanmakta olan ve öğrencilerden yeni bir sınav hakkı için iman tazelemeleri istenen çarpık laiklik anlayışı halkın tercihini yansıtmamaktadır. Ama Türkiye tipi demokrasilerde bunun hiç önemi yoktur. Çünkü bizim affımız gibi demokrasimiz de ayıplıdır.

Hasılı sevgili öğrenciler, eğer kaybettiğiniz okuma hakkını tekrar elde etmek istiyorsanız buyurunuz tövbeye ve tecdid-i imana: "Tövbe ettim..."

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.