Yazarlar Asım, güzel kardeşim

Asım, güzel kardeşim

Mehmet Şeker
Mehmet Şeker Gazete Yazarı

Yeni Şafak’ın ilk zamanları. Çeyrek asır öncesi.

Bir öğle vakti, gazeteye öyle bir haber ulaştı ki buz gibi donduk kaldık.

Dediler, Asım ölmüş.

Hangi Asım?

Bizim Asım… Gültekin.

Kim duysa inanmak istemez. Yüreği kabul etmez.

Herkes birbirine baktı. Kalakaldık. Ne yapacağımızı bilemedik.

Gencecik, fidan gibi çocuk.

Nasıl olur?

Hayat işte.

Sıranın kimde olduğu belli değil ki.

Fâtihâlar okuduk.

Bir köşeye çekilip gözlerini silenler oldu.

“Daha dün…” diye başlayan cümleler kuruldu.

“İnna ileyhi…” dedik.

Vefat ilânı hazırlandı.

Kim demiş, haber nereden gelmiş?

Belli değil.

Bir genç gelmiş söylemiş diyorlar.

Hayır telefonla bildirmişler.

Nereden doğrulatırız?

Doğrulatamadık fakat ilan da basıldı.

Ertesi gün baktık Asım karşımızda.

Kendisi bildirmiş.

Ardından neler olacağını görmek istemiş.

Nasrettin Hoca gibi.

Hocamız da kestiği daldan düştükten sonra gelip karısına haber verir ya, “Ben öldüm, şurada yatıyorum” diye.

Komşular haberi kimin getirdiğini sorunca “Garibin kimi var ki? Kendisi gelip haber verdi” demiştir.

Biz de Asım’a sorduğumuzda, güzelce gülümserdi.

*

Aradan çeyrek asır geçti.

Aynı haberi tekrar duyunca, inanmak istemedim.

“Yine mi?” demek geldi içimden.

Bunun da önceki gibi şaka olmasını diledim.

Maalesef bu defa doğru çıktı.

*

Bir kültür adamı… Yazı, çizi işlerine hayatını vermiş.

Gençlerin Asım Abisi.

Kaç gençle yakından ilgilendi, sayısını kendi de bilmez.

Kaç dergide yazdı, kaç gazetede…

Rasim Özdenören Ağabeyimizin sağ koluydu.

Kelimelerin kökenine eğilir, yedi ceddini araştırırdı.

Etimolojinin keyifli dünyasında güzel bir yeri vardı Asım’ın.

Kalbimizdeki yeri de çok özeldir.

Bana mı öyle geliyor, aslı da öyle midir bilmem; dikkat ettim de güzel gülenler çabuk gidiyor.

Şüphesiz kimse kalıcı değil, döneceğimiz yer belli ama…

Çok iyi bildiğimiz hâlde, gidenleri yolcu etmek bize ağır geliyor.

Sevgili Asım Gültekin de vadesini tamamladı.

Geride nesli kaldı.

Emek verdiği, güvendiği, desteklediği, ümit beslediği nesli.

Bir de yeleği.

Allah rahmet eylesin, mekânı Cennet olsun.

Sıranın kimde olduğu belli değil ki.

Fatihalar okuduk.

Bir kenara çekilip gözyaşımızı sildik.

“Daha dün…” diye başlayan cümleler kuruldu.

“İnnâ ileyhi…” dedik.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.