YazarlarHepsini kafamdan uydurdum

Hepsini kafamdan uydurdum

Mehmet Şeker
MehmetŞekerGazete Yazarı

Bir süre önce, bu sütunda cami adabıyla ilgili bir yazı yer almıştı.

Mevla’nın kulları çeşit çeşit.

O çeşitlerden biri, söz konusu yazıyı pek şık bulmamış nedense. Hatta şık bulmaktan öte gitmiş.

Hakikaten üzücü bir durum.

Üzerine alınacak ne vardı, bilmiyorum; bilmem de mümkün değil.

Herkesin gönlünü hoş tutmak elbette insanın elinden gelemez. Fakat yine de gayret edebiliriz.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
: Hepsini kafamdan uydurdum
Haber Merkezi26 Ağustos 2017, CumartesiYeni Şafak
Hepsini kafamdan uydurdum yazısının sesli anlatımı ve tüm yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

*

Acaba bütün sözlerimi geri aldığımı beyan etsem, hangi camide namaz kılarsak kılalım, hiçbir nahoş durumla karşılaşmayacağımızı yazsam, kendimi affettirebilir miyim?

REKLAM

Belli olmaz.

Yine de bir deneyelim.

Bakın bundan sonra camilerimiz nasıl olacak; tek tek anlatmaya çalışayım.

*

Cami avlusunda sigara içenlere rastlamayacağız, içeni görsek bile kimse rahatsız olmayacak.

İzmaritini oraya buraya söndürmeden fırlatanlar, üstüne basıp orada bırakanlar, içeriye ağzını çalkalamadan girenler, olmayacak; olsa da kötü örnek olarak görünmeyecek gözümüze.

Oturdukları zaman etrafına nasıl bir koku yaydıklarından habersiz davranmayacaklar.

Hoca vaaz ederken, bazıları aralarında konuşmayacak.

Onların konuşmalarından dolayı, hocanın sesini duyamaz olmayacağız.

Dönüp “Sizi mi dinleyeceğiz, hocayı mı?” diye sormayı düşünmeyeceğiz.

REKLAM

*

Birileri cep telefonuyla oynamayacak, mesaj yazmayacaklar.

Gelen mesajlara bakmayacaklar.

İstisnasız herkes telefonun sesini kısmış olacak. Sadece arada bir iki kişi istisnayı bozacak.

Onların telefonu vaaz sırasında ve namaz ortasında çalmayacak.

Çalsa bile cevap vermeyecekler.

Verseler bile “Camideyim, sen şunu şöyle yap, bunu böyle yap” deyişini hiç kimse duymayacak.

*

Cami içindeki saflar tamamen dolmadan, kimse dışarıda yer tutmayacak.

Hocaların safları sıklaştırmanın güzelliğini hatırlatmasına gerek kalmayacak.

Hiçbir safta tek kişilik bile boş yer olmayacak.

REKLAM

Boşalan yerleri doldurmak için kimse nazlanmayacak.

*

Kirli çorapla veya çorapsız gelenler olmayacak.

Hocanın vaazı sırasında elindeki tespih ile “şak, şak” oynayanları görmeyeceğiz, hutbe sırasında da boş durmadıklarına şahit olmayacağız.

Sünnet kılınırken yanımızdakiler, sessizce okuması gerekenleri, yüksek sesle okumayacak.

O yüzden okuduğumuzu şaşırmayacağız.

Farza başlarken, hoca tekbir aldıktan epey sonra ellerini kulaklarına götürenler mazide kalacak; çünkü bütün cemaat hep birlikte hareket edecek.

*

Çıkışta yardım toplanmasından hoşlanmayanlar çıkmayacak, bu sebeple kimse homurdanmayacak ve cepler gönülden gelerek hafifleyecek.

REKLAM

Secde sırasında, kollarını iki yana uçak kanatları gibi açanlar yüzünden, canımız sıkılmayacak; herkes kendi alanında kalacak.

Eğildiğinde arkası açılanlar yüzünden, canımız sıkılmayacak; çünkü herkes adabınca kıyafetle gelmiş olacak.

*

Cami içindeki çocuklardan rahatsız olanlara rastlamayacağız.

Onlara bağıranları görmeyeceğiz.

Zira bugünkü çocukların yarının büyükleri olduğunu cümle âlem bilecek.

Hiç birini camiden soğutmamaya özen göstereceğiz.

Farz biter bitmez bir an önce çıkmak için birbirini ezenleri görmeyeceğiz.

İçeri giriş temposuyla dışarı çıkmak gerektiğini her birimiz idrak ettiğinden elbette.

REKLAM

Ayrıca, ayakkabılarını önündekilerin ve yanındakilerin üzerine sürenler de çoktan tarihe karışmış olacak.

Çıkış yolu üzerinde namaza duranlar da kalmayacak tabii ki. Kimse kimseye engel teşkil etmeyecek. Herkes birbirine tebessümle bakacak.