Yazarlar Köpeğin söyledikleri

Köpeğin söyledikleri

Mehmet Şeker
Mehmet Şeker Gazete Yazarı

Hava soğuk, yağmur inceden. Bazen şiddeti biraz artıyor, sonra yine hafifliyor.

Rüzgâr sert. Şemsiyeleri çevrilenlerin yüz ifadesi tanıdık.

Yol kenarında irice bir köpek, karşıya geçmek için bakınıyor.

Arada bir hamle yapsa da hemen vazgeçiyor.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Mehmet Şeker : Köpeğin söyledikleri
Haber Merkezi 22 Aralık 2017, Cuma Yeni Şafak
Köpeğin söyledikleri yazısının sesli anlatımı ve tüm Mehmet Şeker yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Halinde bir çaresizlik.

Gelip geçen araçlar, bu sokak köpeğinin ne varlığının farkında, ne niyetinden haberdar.

Hiç umursamadan hızla ilerliyorlar.

Islanmış tüylerinin rengi kirden değişmiş.

Yanına kadar gidip durdum.

“Naber?” dedim, yüzüme baktı.

Cevap vermedi. Konuşabilseydi, “Trafik çok fena” diyecekti.

*

“Gel” dedim, hareketlendi.

Beraber karşıya geçtik.

Mutlu olmuştu. Kuyruğuyla belli etti.

Sonra yanımdan ayrılmadı.

Yan yana epeyce yürüdük.

Karşıdan gelenlerin bakışları, yeni arkadaşımla aramızda bir tasma arıyordu.

Bu o kadar barizdi ki, aramızdan geçmekten çekinenler oldu.

*

Gideceğim yere ulaşmak için, düz ilerlemek yolu uzatacağından, birkaç defa sokak değiştirmem gerekti.

Bir yerden sonra takibi bıraktı.

Yarım saat içinde işimi tamamlayıp dönüşe geçtim.

Baktım ki yol kenarında beni bekliyor.

Uzaktan tanıdı.

Toplamı beş dakikayı ancak bulan yoldaşlığımız sebebiyle aramızda bağ kurulmuştu.

Yolun beri tarafına yine beraber geçtik; bir süre daha yürüdük.

Yol tenhalaşınca öne geçti.

Hem koruma yapıyor, hem rehberlik.

“Ben bu tarafları iyi bilirim” edasında.

Ara sıra dönüp bakıyor.

Bu hayvancığın yazılımı, küçük de olsa yapılan iyiliği unutmamak temeli üzerine kurulmuş.

İnsan cinsi ise çoğunlukla tam tersi.

*

Sırf minnet değil tabii.

Arkadaşlık, yoldaşlık, dostluk esas mesele.

Zaten sokakta yaşıyorum diyor, bir sahibim yok.

Gece gündüz, dört mevsim buralardayım; bu sokaklar benim mekânım.

Ne bulursam onunla karnım doyuyor.

Beni sevecek, anlayacak, mümkün olduğu kadarıyla da besleyecek biri olsa, fena mı olur?

Şu hayatta daha ne isterim ki?

Neden sen olmayasın?

Belli ki köpekleri seviyorsun. Yağmurda ıslanmış, karnı aç bir hayvan görünce üzülüyorsun.

Senden iyisini mi bulacağım?

Üstelik sen olmasan yolun karşısına geçemeyecektim.

Bu iyiliği unutur muyum?

Geçtim, oradaki lokantanın önünde karnımı doyurdum; bir güzel şükrettim.

Acıktıkça buraya gelirim. Biraz uzak ama aç dolaşmaktan iyidir.

Bir de şu arabalar bu kadar fazla olmasa…

Sen teklifimi bir düşün. Hem ben de seni kollar, korurum.

Kimse sana bulaşamaz, bir kötülük etmek isteyeni paçasından yakalar deviririm.

Niye giriyorsun ki markete? Boş ver. Zaten elin kolun dolu, daha ne alacaksın?

Gel gidelim, evinin önüne kadar götüreyim seni. İnan ki beni seversin. Oyunlar oynarız. Koşup yakala deyip ileri fırlattığın sopayı bile tutup getiririm uzaktan. 

Belki bana bir isim bile verirsin.

Hayatta hiç ismim olmadı, biliyor musun?

Dur gitme… Niye otobüse biniyorsun ki?

Sırası mı şimdi?

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.