Yazarlar Niye bu kadar pervasız?

Niye bu kadar pervasız?

Mehmet Şeker
Mehmet Şeker Gazete Yazarı

Ben tavır koydum diyor, yalan çıkıyor.

Ben karşı çıktım diyor, desteklediği anlaşılıyor.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Mehmet Şeker : Niye bu kadar pervasız?
Haber Merkezi 24 Mayıs 2019, Cuma Yeni Şafak
Niye bu kadar pervasız? yazısının sesli anlatımı ve tüm Mehmet Şeker yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Ben destek verdim diyor, köstek olduğu ifşa ediliyor.

Benim katıldığım programın çekimini yapan kameraman kardeşleri CNN işten attı diyor, şak diye açıklama geliyor ki öyle bir şey yok.

Yalan söylemiş.

“Şok içinde oldum” ifadesi için de ayrıca düşünelim. (Ve ne çok ‘ben’ diyor?)

İstanbul il seçim kuruluna itiraz etmedik diye açıklama yapıyor; hâlbuki yaptıkları itiraz ortada.

Taş gibi, kaya gibi orada duruyor. Az yürüse çarpacak.

Yürüyor, birkaç adım sonra çarpıyor.

*

Belediye sitesinde bizim 17 günü silmişler, yok diyor Ekrem Beyimiz, daha bir dakika geçmeden yalan olduğu ortaya çıkıyor.

Bir web sitesi için ödenen para diye açıkladığı miktar da yalan.

Teşekkür için poster yaptırıp asıyorlar.

Posterlerindeki görüntüler çalıntı çıkıyor. Biracıyı alıp hacı yapıyorlar, sloganları Fetö mahsulü çıkıyor.

*

İBB binasındaki Atatürk tablosu hakkında ileri geri konuşup insanları suçluyor… Sonra bir bakıyorsunuz ki o tabloyu CHP çalışanları teslim almış. Kayıtları var, dahası görüntüleri var.

Atatürk hakkında, onun büstü, heykeli veya tablosu hakkında bir söz söyleme, onları sahiplenme yetkisinin yalnızca kendilerinde olduğunu düşündüklerinden, Atatürk konusunda ne söylerlerse, hanelerine artı puan yazılacağını sanıyorlar.

“Yalan bizim işimiz. İftirada yüksek mertebelerdeyiz. Söyler geçeriz, atar geçeriz. İnanan inanır. İnanmayan olursa veya yalanlanırsa bize ne?” diye bakıyorlar. İşte bir haber başlığı:

“CHP’nin İBB adayı Ekrem İmamoğlu’nun kampanya ekibinin gündeme getirdiği bir sokak röportajında, sıradan bir vatandaş gibi konuşan kadının CHP’li Esenyurt Belediyesi Meclis Üyesi Emine Polat olduğu ortaya çıktı…”

*

Bu da bir diğeri:

“İBB’den, İSKİ ve İETT’deki makam araçları hakkında açıklama

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, belediye bünyesinde 643 yöneticiye karşılık bin 717 makam aracı bulunduğu iddialarının gerçek dışı olduğunu, yurt içinden ve dışından gelen misafirlerin kullanımına tahsis edilenler dahil makam aracı olarak hizmet veren araç sayısının 120 olduğunu bildirdi.”

Düzeltme yapılsa da CHP’nin ve İmamoğlu’nun ilk söylediğine inananlar devam ediyor.

Bir tarafta İmamoğlu, karşısında ise İnanoğlu kitlesi.

Ne söylerse inanmaya hazır.

*

Gazetelere bakmaya devam edelim.

“ŞEHİDİ BİLE YALANINA ALET ETTİ” diye bir başlık.

Kim için acaba? Kim olacak, bizim eleman yine.

“FOX Tv’de İsmail Küçükkaya’nın programına konuk olan Ekrem İmamoğlu bu programda söylediği yalanlarla boyut atladı. 18 günlük başkanlık dönemine ait haberlerin İBB sitesinden silindiğini iddia eden İmamoğlu bu yalanına şehit itfaiye onbaşı Taner Çebi’yi bile alet etti. Şehidi anma haberinin İBB sitesinden kaldırıldığını pervasızca iddia eden İmamoğlu’nun bu yalanı da çok geçmeden ortaya çıktı.”

*

Kısacık süre içinde ne çok yalan ile karşılaştık.

Binali Yıldırım’a soruluyor;

“İmamoğlu ile karşılıklı canlı yayına çıkar mısınız?”

Binali Bey şöyle cevap veriyor:

“Tek başıma karar veremem. Ekrem Bey ile birlikte karar vereceğiz.”

Bu açıklamayı çarpıtıyorlar.

Birilerinden izin alacakmış gibi lanse ediyorlar.

Utanmadan.

*

Peki neden böyle?

Niye bu derece pervasız?

Hazır mısınız? Cevap veriyorum:

Öyle olacağını sanıyor.

*

Önceki örneklere bakıyor, hep öyle.

Mevcutlara bakıyor, hep öyle.

Genel Başkan’ın sözlerine, açıklamalarına bakıyor, yalanın bini bir para.

Mahkeme kararlarıyla tescillenmiş yalanlar.

Ne yapsın?

Bu da racona uyuyor.

İlerlemek için. Yürümek için. Var olmak için.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.