Yazarlar Yeşil ve siyah

Yeşil ve siyah

Mehmet Şeker
Mehmet Şeker Gazete Yazarı

Büyük takımlara kök söktüren Akhisarspor’un hızla yükselişi, ciddi başarılara imza atması, futbolla ilgili olmayıp uzaktan bakanlarda bile merak uyandırdı. Büyük takımları şampiyonluktan etmesi dillerde.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Mehmet Şeker : Yeşil ve siyah
Haber Merkezi 03 Aralık 2018, Pazartesi Yeni Şafak
Yeşil ve siyah yazısının sesli anlatımı ve tüm Mehmet Şeker yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Birkaç gün önce Akhisar’daydık. Belediye Başkanı Salih Hızlı, yardımcısı Ömer İşçi ile oturduk, çaylar kahveler eşliğinde sohbet ederken, konu oraya geldi, sorduk.

“Bu işin sırrı nedir?”

“Sır falan yok” dediler.

“Anlaştığımız teknik direktöre işi teslim ediyoruz. Diyoruz ki bütçe bu, takım bu, imkânlar şöyle…

Bir daha da işine hiç karışmıyoruz. O kafasına göre takımı şekillendiriyor, bir çizgi çizip o yolda ilerletiyor. İstikrar çok önemli. Ayrıca biz yöneticiler olarak, takımla ilgili hiçbir açıklama yapmamaya özen gösteriyoruz.”

“Futbolcularla ilişkiler?”

“Orada da öyle. Sır denecek bir durum yok. İnsanca davranıyoruz. Çok yüksek bütçelere sahip değiliz ama ilişkilerimiz son derece sıcak, samimi. Bir oyuncu sakatlanınca kendi haline terk etmiyor, daha fazla ilgileniyoruz.”

“Yağmurlu havada bir maç hadisesi vardı. Nasıldı?”

“Antalyaspor maçı. Şiddetli yağmur var. Seyirci fazla değil. Misafir takımın taraftarları açık tribünde. Islanıyorlar. Bağırdık, çağırdık, gelin ıslanmayın dedik. Biz kapalıdayız. Onlar hareketlenirken, polis izin vermedi. Sorumluluğu alamayız dediler. O zaman biz de bütün Akhisar taraftarları olarak kapalıda kalmayı sürdürmeyip, hep beraber açık kısma geçtik.”

“Beraber ıslandınız o yağmurda...”

“Evet, tam olarak öyle. O günden sonra kardeş takım olduk, tabii.”

*

Spor, sanat ve basın camiası hakkında, uzaktan bakınca iltifatlar havada uçuşsa da yaklaşınca pek çok nahoş tavırlar görülür.

Epeyce problemli ilişkilere rastlamak sıradandır.

Çekememezlik vardır, gruplaşma vardır, kibir, enaniyet, bencillik yüksektir…

Buna rağmen isteyen uzak kalabiliyor… Spor camiası içinde büyük takdir toplayan Akhisarspor’un başarısının arkasında yatan gerçekler ne kadar yalın, ne kadar insanî.

*

Biz büyüdük, dünya kirlendi, artık ilişkiler eskisi gibi değil türünden şikâyetler çoğaldı farkındaysanız. Herkes kalabalıktan, gürültüden, saygısızlıktan, ilişkilerdeki kaypaklıktan söz açıyor.

Akhisarspor’un başarısında -gördüğümüz kadarıyla- en önemli unsur, Akhisar’ın yapısında.

İnsan ilişkilerinin sağlamlığına şahit olduk.

Komşuluğun hâlâ önemini koruduğunu gördük.

Kapıların kilitlenmediğini öğrendik.

Evler çoğunlukla bir iki katlı. Zemin katlardaki pencerelerin demirlerle kaplanmadığını fark ettik.

Söz vermenin, sözünde durmanın erdem değil, sıradan olduğunu işittik.

50’ler, 60’lar gibi…

*

Eskiden her yerde olan fakat pek çok yerde artık rastlanmayan ve özlenen vasıfların Akhisar’da sağlam şekilde devam etmesinde köklerin etkisi büyüktür desek, bilenler hemen Şeyh İsa’yı hatırlayacaktır.

Şeyh İsa kimdir?

Ne yapmıştır?

Çağlak şenliği nedir?

Başkana sorduk, uzun uzun anlattı.

Şeyh İsa mahallesinin yirmi yıllık muhtarı Zarif Süzgün anlattı ki çok güzel bir hikâye.

Yerimiz müsait değil ki hepsini tek tek aktaralım. Nasipse sonra…

*

Çağlak şenliği ile ilgili Yücel Çakmaklı bir belgesel çekmeye hazırlanmaktaymış.

Gelmiş, gezmiş, görüşmeler yapmış.

Bir müddet sonra da vefat etmiş.

“Diğer yönetmenler de cesaret edemedi” dediler.

“Niye, çok mu zor öyle bir belgesel çekmek?”

“Yok. Değil tabii. Belki de Yücel Bey’in rahmetli olduğunu duyunca çekindiler.”

Haklı olabilirler çekinmekte.

Tam hazırlık yaparken, küt diye gitmek de var.

“Ne güzel araştırmalarını da tamamlamıştı, birden gidiverdi rahmetli” diye arkasından konuşulmasını istemez insan.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.