|
Müller ile List

Adam Müller, Adam Smith''in görüşlerine aslında saygılıydı, fakat İskoçyalının bencillik ve maddeciliği (diye nitelediği vasıflarına) karşı özgecilik (altruizm/diğergâmlık) ve dine ağırlık veriyordu. Devlet bir organizma olarak kabul edilmeliydi; birer hücre olan bireyler devletin bütünlüğünün dışında düşünülemezlerdi. Devlet olmadan insan "işitemez, göremez, düşünemez, hissedemez, sevemez"di. Başlıca eseri Elemente der Staatskunst, 1808-9 kışında Dresden''de bürokrat ve diplomatlara verdiği derslerden oluşan bin tür siyasetnâme idi. Çağdaşı olan siyasî ve ekonomik düşünürlerin çoğunun aksine, organik bir devlet faaliyeti anlayışı ileri sürüyordu. Kitaptaki ''millî birlik'' ve ''üretken kuvvetler'' gibi terimlerin sonradan List tarafından uyarlandığı ileri sürülmüştür.

Müller''e göre, iki temel sosyal bilim hukuk ile hikmet idi; bunlar siyaset ve ekonomiyi içeriyor, din ise onları birleştiriyordu. Din olmadan ekonomik faaliyet nihaî amacını kaybederdi. Üretim, kazandıracağı maddî ödül için değil, bizzat üretim için ve Tanrı için yapılmalıydı. Ekonomik hayattaki güçlükler esas olarak insanların ilahî gücü unutmalarından doğuyordu. Üretim faktörleri toprak, emek ve sermaye değil; tabiat, insan ve mazidir. Mazi (geçmiş), zamanın seyri içinde yığılan ve şimdi insana üretimde yardımcı olan tüm fizikî ve manevî sermayeyi içine alır. İktisatçılar manevî sermayeyi ihmal ettiler. Madenî para kozmopolittir, uluslararası ticaret sisteminin bir parçasıdır. Kâğıt para ulusaldır, yurtseverdir. "Sürekli barış, siyasetin ideali olamaz. Barış ve savaş, tıpkı sükûnet ve hareket gibi, biribirlerini tamamlamalıdır."

İktisadî düşünce bakımından en önemli isim olan Friedrich List aslında özgürlüğe, serbest davranışa ve doğallığa verdiği önem bakımından klasik iktisatçılarla aynı entellektüel kökten besleniyordu. Fakat, liberal kozmopolitçiliği, bireylerin onsuz varolamayacağı milleti ihmal ettiği gerekçesiyle reddediyordu. Ona göre, klasik iktisat, millî çıkarları ve siyasî güçleri öne çıkaran hakiki bir Siyasî İktisat değil, bir Kozmopolit İktisat öğretiyordu. Adam Smith''in ''atomculuğu'' millî bağları hiç hesaba katmıyor, üretici ve tüketici olarak insanı gözönüne alırken, vatandaşı unutuyordu. Bireyin konumu bir ekonomik birim olarak bile millî gücün kudretine bağlıydı, millî güç ise mübadele değeri üzerinden hesaplanamazdı. Bir millet ve onu meydana getiren bireyler için önemli olan sahip oldukları maddî servetin gerçek miktarı değil, onların üretken güçleriydi; yani tükettiklerini arttırarak yenileme yeteneği.

List, korumacılığın kuramsal sözcüsüydü. Baş eseri Das nationale System der politischen Oekonomie 1841 yılında yayımlandı. (İngilizce çevirisi 15 yıl sonra ABD''de yayımlanmakla beraber, 1885''e kadar İngiltere''de piyasaya çıkmadı!) Neoklasiklerin ''romantik'' diye niteledikleri List, bu eserinde Alman sanayiinin ihtiyaçlarına uyarlanmış bir korumacılık politikasının yorumunu yaptı. Müller''in aksine, sanayi kapitalizminin erdemlerini saymakla bitiremiyordu; imalat olmadan ekonomik yapının diğer sektörleri hiçbir zaman gelişemezdi. Tarım, ticaret ve imalat arasındaki denge kendiliğinden doğmazdı; devlet bu dengeyi sağlamak için harekete geçmeliydi. Koruma, sanayiinin kurulmasına yardımcı olmak için kullanılmalıydı. Sadece ülkenin sanayii için doğal bir temele sahip olmakla beraber, gelişmiş yabancı rakiplerin varlığından ötürü ekonomik gelişmesinde ''geciktirilmiş'' olması durumunda korumaya başvurulmalıydı. Gümrük tarifeleri ancak o zaman eğitici olabilirdi; bebek sanayileri emzirmek için kullanılmalıydılar. Tabiî, sonsuza değin değil, bebek büyüyünceye, yani bu sanayiler dışarıdakilerle rekabet edecek düzeye gelinceye değin. Koruma, sanayileşme yeteneğine sahip tüm ülkeleri en gelişmiş ülkenin ( o devir için İngiltere) düzeyine getirecek, ondan sonra yerini evrensel bir serbest ticaret sistemine bırakacaktı. Dolayısıyla List, esasta bir laissez-faire savunucusuydu. Sadece ülkesinin serbestî politikasına dayanacak kadar güçlenmesi için bir ara program öneriyordu.

il y a 25 ans
Müller ile List
Başarıya şartlanmak…
Hayvan sevgisi bu değil, yapmayın!
G7 sonrası Biden’ın küresel liderlik karnesi
Mankurtlaşan, canavarlaşan ve yok oluşun eşiğine sürüklenen bir toplum…
Batsın sizin uygarlığınız!