Yazarlar Pilot sizden insaflı

Pilot sizden insaflı

Mustafa Karaalioğlu
Mustafa Karaalioğlu Gazete Yazarı

Muzaffer Sarısözen''in Afyonlu Abdullah Uluçelik''ten derlediği bir türkü vardır.

"Afyon''un ortasında galesi,

Üzerinde vardır gızlar gulesi,

Zümrüt gibi yeşillenmiş ovası" sözleriyle başlar.

Karanlık gecede vurduklarını, yârin yazmasına sardıklarını ve cerrahın kolunu kestiğini anlatan türkünün bir yerinde şu sözler bulunur:

"Galecikten ayva gelir gar gelir,

Gümüş yüzük parmağına yârin dar gelir..."

* * *

Bir haberi okurken aklıma geldi bu türkü.

Bodrum-Nantes seferini yapan Onur Air''e ait yolcu uçağı Milas''tan havalanıyor. Fransız yolculardan birinin parmağındaki yüzük, basınç farkı yüzünden dar gelmeye başlıyor.

Parmağı şişen yolcunun yüzüğü çıkarılamayınca, kangren tehlikesinden korkan pilot, uçağı İzmir''e indirmek zorunda kalıyor.

Yüzük, penseyle kesildikten sonra, uçak üç saatlik gecikmeyle yeniden havalanıyor.

Sıradan bir haber olabilir, kimine göre.

Ölen yok, yaralanan yok... Uçak düşmemiş, kaçırılmamış...

Sadece üç saatlik gecikme söz konusu.

Fakat bize göre o kadar basit değil.

Dar gelen yüzük sebebiyle uçağı yolundan döndürüp zorunlu inişe karar veren o pilotu bulup bu memlekete başbakan yapmalı.

Ülkenin birçok meselesi çoktan kangrene dönüştüğü halde, kılını bile kıpırdatmayanlar ya da en fazla sadece kılını kıpırdatanlara göre, o pilotun daha iyi yöneteceğini kabul etmek zorundayız.

En azından, insan hayatına değer vermek konusunda bazılarına kurs vermeli o pilot.

Ağlama Duvarı

Kudüs''te görevlendirilen bir Amerikalı gazeteci, Ağlama Duvarı''nın önünden gelip geçerken, bir Musevinin her gün duvarın önünde diz çöküp dua ettiğini farketmiş.

Haftalarca aynı manzarayı görünce dayanamamış ve sonunda adamla bir röportaj yapmaya karar vermiş.

Adamdan izin aldıktan sonra teybini açmış:

"İsminiz?"

"David. Polonya Yahudisiyim. 65 yaşındayım. Smalla''da bir manav dükkanım var. Evliyim. İki çocuğum Tel Aviv''de bir çiçek serasında çalışıyorlar."

"Sizi her gün burada, Ağlama Duvarı''nda, dua ederken görüyorum."

"Evet, her sabah dükkanımı açmadan önce buraya gelir, dünya barışı ve ulusların kardeşliği için dua derim... Öğle tatilinde yine gelir, bu kez insanların refaha kavuşması için dilekte bulunurum... Akşam da eve dönmeden önce yine uğrar, iyi ve dürüst insanların esenliği için dua ederim... Cumartesi günlerimin tamamını da burada geçiririm, aynı şeyler için dua ederek..."

"Çok güzel... Ne kadardır sürüyor bu?"

"İsrail kurulup da buraya göç ettiğimden bu yana... Yani 40 yıldan fazla oldu."

Gazeteci etkilenmiştir. Duygulu bir ses tonuyla sorar:

"40 yıldır burada dua ediyorsunuz... Bunca yıl sonra, nasıl bir duygu var içinizde? Neler hissediyorsunuz?"

Yaşlı Musevi, ümitsiz, bıkkın ve üzgün bir halde duvara bakar ve kırgın bir ifadeyle cevap verir:

"Bilmiyorum. Sanki, duvara konuşuyormuşum gibi bir his var içimde."

Elin adamı ne yapsın Türk Dil Kurumu''nu?

Tartışma konusunun Türkçe olduğu programda, Türk Dil Kurumu''nu kastederek, soruyor Ahmet Hakan:

- İngiltere''de Fransa''da da var mı böyle bir kurum?

Her biri Türkçe''ye gönülden bağlı olan konukları topluca cevap veriyor:

- Yok!

Tabii olmaz, niye olsun ki?

Elin İngiliz''i, Fransız''ı ne yapsın Türk Dil Kurumu''nu?

GPRS''ye

"Ci pi ar es" diyorlar GPRSCLR.

GÜNÜN SÖZÜ

"Bilmemekle övünülmez,

bilmemekle utanılır."

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.