Yazarlar Beyaz Enerji ve Ersümer

Beyaz Enerji ve Ersümer

Nazlı Ilıcak
Nazlı Ilıcak Gazete Yazarı

Beyaz Enerji İddianamesi, Ankara DGM Başsavcısı Cevdet Volkan ve Savcı Talat Şalk tarafından kamuoyuna genel hatları ile açıklandı.

Hani Türkçe''de "yüzünden düşen bin parça" diye bir deyim vardır ya, işte Savcı Talat Şalk tam o durumdaydı. Belli ki, bütün çabalarına rağmen, Başsavcı Cevdet Volkan tarafından önü kesilmişti.

Zaten Cevdet Volkan''ın birkaç gün önce "Belki dava açılmaz" diye konuşması ve Şalk''ın, basına ayak üstü açıklama yapmasını eleştirmesi, aralarındaki mücadelenin çetin geçeceğinin habercisiydi.

İhaleye fesat, rüşvet

Gazetelere yansıyan bilgilere göre, bakan Cumhur Ersümer''in adı, Afşin - Elbistan Termik Santrali''nde, Kırklareli Doğalgaz Çevrim Santrali''nde ihaleye fesat karıştıranlarla birlikte geçiyor; Nükleer Santral ihalesinde, 50 milyon dolarlık rüşvetten söz ediliyor; Alaçatı Rüzgâr Santrali''nde ise, projeyi yapan Ares firmasına, Vakıfbank''tan, yasaya aykırı olarak, bakanın, "Bir defaya mahsus" notu ve ısrarı yüzünden kredi verildiği belirtiliyor.

Ersümer hem bilirkişi raporlarında, hem de tanık ve sanık ifadelerinde suçlanıyor.

Bütün deliller yeterli bulunmaz ve Ersümer''in, kendini kurtarmak isteyen sanıkların iftirasına uğradığı gibi bir sonuca ulaşılırsa, hükûmet inandırıcılığı konusunda bir darbe daha yer.

Şaşkınlık geçirenler

Hürriyet gazetesi, iddianame açıklanınca, çok zor duruma düştü. "İddianamede Ersümer yok" başlığını atarak, hükûmet üyelerini, özellikle Anap kanadını iki gün rahatlatan gazete, acaba Ersümer''in oyununa mı geldi?

Çünkü iddianamenin her yerinde Cumhur Ersümer var. Sadece, fezleke tanzim edip, dokunulmazlığının kaldırılması için Adalet Bakanlığı''na suç duyurusunda bulunulmadı. O kadar.

Cevdet Volkan, Anayasa''nın 100''üncü maddesini hatırlatarak, bakanı, ancak Yüce Divan''da, (Anayasa Mahkemesi''nde) yargılamanın mümkün olduğunu, Meclis''in bir soruşturma komisyonu kurup, olayı araştırabileceğini, sonra da komisyon raporunun Meclis''te oylanması suretiyle yargı yolunun açılabileceğini belirtti.

Ersümer adına bir fezleke tanzim edilmiyor ama, Volkan topu açıkça Meclis''e gönderiyor. Hatta, "100''üncü madde olmasaydı, Cumhur Ersümer''i de sanıklar arasına katar mıydınız?" sualini "Evet" diye karşılıyor.

Enerji Bakanı''nın halâ istifaya niyeti yok gibi. MHP ile DSP, iddianameyi incelemek, sonra harekete geçmek niyetinde.

Mesut Yılmaz şaşkın. Belli ki, içerden -Hürriyet''te çıkan haber paralelinde- bilgiler sızdırmıştı.

Bakalım, Anap lideri, Enerji Bakanı''nı himaye etmeyi sürdürecek mi?

Sürekli soygun

Aslında Enerji Bakanlığı''ndaki soygun, bile bile lâdes. Mesut Yılmaz, 1997''de hükûmeti kurduğu günden beri, Enerji Bakanlığı''nı kimselere vermedi. Refahyol yıkılıp da, başbakanlık koltuğuna oturduğunda, Enerji Bakanlığı''nın yanısıra, gene yatırımcı bir bakanlık olan Bayındırlık Bakanlığı''nın da Anap''ta kalması için ısrarlı davranmıştı.

Karadeniz Sahil Yolu ihalesinde, müteahhitlere, işin nasıl paylaştırıldığını bir hatırlayın. Davetiye usulü ile belirli sayıda müteahhit çağrılmış ve her birinin, sahil yolunun bir bölümünü alması sağlanmıştı. "Fesat karıştırıldı" iddialarına rağmen, ihale yenilenmemişti. Yaşar Topçu''nun da başına bir şey gelmedi.

Hükûmetin düşmesine sebeb olan Türkbank dosyasından da, hem dönemin Hazine Bakanı Güneş Taner, hem de Mesut Yılmaz aklandı.

Yılmaz, Enerji Bakanlığı''nı, 57''nci hükûmet kurulurken de ısrarla talep etti.

Perşembe''nin gelişi Çarşamba''dan belliydi. Şu işe bakın... Bakan Ersümer''in yakın çalışma arkadaşları, bürokratlar sanık. Ama Ersümer halâ yerinde.

Aslında, Yaşar Topçu, Güneş Taner, Mesut Yılmaz gibi isimlere, -dosyaları ne kadar kapsamlı olursa olsun- yargı yolunun açılamadığı düşünülürse, Ersümer''in de çeşitli siyasi kombinezonlarla Yüce Divan''dan paçasını sıyıracağı söylenebilir.

100''üncü madde

Demek, işe hemen, Anayasa''nın 100''üncü maddesini değiştirerek başlamalıyız.

Basın, "Dokunulmazlık kaldırılsın" derken, özellikle Anayasa''nın 83''üncü maddesi üzerinde duruyor. Oysa 83''üncü madde, milletvekilleriyle ilgili. Ve yolsuzluğu yapan, rüşveti alan milletvekili değil, genelde bakan veya başbakan.

Hep 83''üncü madde öne sürüldüğü için, konu tıkandı kaldı. Çünkü dokunulmazlığı sınırlandığı takdirde, milletvekili, çeşitli vesilelerle, haksız isnadlarla yargıç önüne çıkarılabilecek. 83''üncü madde değişikliğinde, milletvekili seçilme yeterliliğini kaldıran hükümlerin, dokunulmazlığın sınırını da çizmesi istendi. Buna göre, sadece, hırsızları, dolandırıcıları, ihaleye fesat karıştıranları değil, toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile, ağır hapis cezasını gerektirecek suçları işledikleri iddia edilenleri, ideolojik eylemleri tahrik ve teşvik edenleri ve bu gibi eylemlere katılanları da dokunulmazlık zırhı korumayacaktı.

Sade milletvekilinin siyasi görevi dolayısıyla dolandırıcılık yapması da, ihaleye fesat karıştırması da mümkün değil.

Öyleyse, öncelik Anayasa''nın 100''üncü maddesine verilmeli, bakan ve başbakanlara, siyasi denge hesabıyla, yargı yolunun kapanması önlenmeli.

Soruşturma komisyonları güzel bir çalışma yapıp, bütün delilleri açığa çıkarıyor. Ama iş, sonunda, Meclis''teki parmak hesabına kalıyor. Dava açılmasına Parlamento değil de, Yargıtay bünyesinde oluşturulacak bir kurul karar verebilmeli. Hatta yargılama yetkisi bile, Anayasa Mahkemesi''nden alınmalı.

Göz yuma yuma

Eğer Ersümer, bunca suçlamaya rağmen koltuğunu muhafaza ederse, yolsuzluklar dolayısıyla zaten büyük yaralar alan hükûmet, daha da sarsılır.

1997''den beri göz yuma yuma, yolsuzluk liginde Türkiye birinciliğe tırmandı.

Önce, Refahyol bünyesinde, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller aklandı.

Sonra Mesut Yılmaz, Türkbank da dahil, bütün dosyalardan temizlendi. Sahil yolundaki paylaşım, Meclis''teki siyasi dengeler yüzünden yargıya intikal edemedi. Turkcell ve Telsim lisansları ucuza gitti.

Olmayacak kişilere bankalar peşkeş çekildi; soygun siyasi himaye altında gerçekleşti. Bankaların özelleştirilmesi ve boşaltılmasında, Mesut Yılmaz, Güneş Taner, Hüsamettin Özkan''ın adı ön plana çıktı. Banka-medya ilişkileri içiçe geçti.

Siyasi sorumlular dokunulmazlık zırhı ardında "aklanırken" (?) Meclis, kamuoyu nezdinde itibar kaybetti.

Beyaz Enerji''den sonra sırada Mavi Akım var...

Cumhur Ersümer muhakkak gidecek Beyaz Enerji olmasa bile, Mavi Akım''a çarpılacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.