Yazarlar Keskin nesneler Ankara-Washington

Keskin nesneler: Ankara-Washington...

Nedret Ersanel
Nedret Ersanel İnternet Yazarı

ABD neden bu kadar ağır ve haksızca üzerimize geliyor’ sorusunun günlerdir didiklenen yanıtları üzerinde patinaj çekmeyi bırakmamız gerekiyor. Anlattık, yazdık ve bilinmeyen yeri kalmadı...

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Nedret Ersanel : Keskin nesneler: Ankara-Washington...
Haber Merkezi 01 Ağustos 2018, Çarşamba Yeni Şafak
Keskin nesneler: Ankara-Washington... yazısının sesli anlatımı ve tüm Nedret Ersanel yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Bugün ‘ileri’ gidelim...

Gidelim ama Newsweek dergisinin o rezil makalesinin hakkını bu konuda vermek lazım, ‘nedeni’ özlü anlatıyor; “Türkiye, Rusya ve ABD ile ikili ilişkiler kuruyor. Erdoğan’ın dış politikası ikilik içeriyor. Bu akıl dışıdır. Özgür dünya ne kadar çabuk hareket ederse, dünyamız o kadar güvenli olacaktır. Türkiye dönüştürülmeli”...

İşte sorun; Türkiye’nin hem Rusya hem ABD hem Çin dahil diğerleri ile ilişkiler kurması. Cumhurbaşkanı’nın, ‘alıştıkları gibi olmayınca çıldırıyorlar’ mealindeki cümlesinin anlamı da bu.

‘Akıl dışı’ dediklerini, ‘aklımız almıyor’ şeklinde okuyun ve ‘dünyamız’dan kasıt Amerika’nın kurduğu dünyadır. Çok kutuplu dünyayı, Türkiye gibi yeni oyuncuların bu dünya ile kolayca kurdukları ilişkileri sindiremiyorlar...

Ankara’nın yeni oyunu bu denli iyi oynamasını tam anlayamadılar. Bir çok ülke “yeni dünya”yı fark etmiş durumda ama “eskisinin reaksiyonunu” tartamadıkları, yıllarca aynı alana zincirlenmiş filin serbest kaldığında o alanı aşamaması gibi psikolojik hapisleri bulunduğundan, kıpırdayamıyorlar.

Oysa Türkiye son 15 yılda ağır yaralar karşılığı kazandığı konjonktürü küresel yeniyle buluşturduğu için öne çıkıyor ve.. Örnek oluyor!

“Türkiye dönüştürülmeli” anlamı o. ‘Erdoğan durdurulmalı’ demektir ve 24 Haziran seçimlerinde CHP ve benzerlerinin “fabrika ayarlarına dönme” vaatleri de oydu.

TEKSAS, FLORİDA, BU ADRESLER

KİMİ İŞARET EDİYOR...

Bu ABD için o denli hayati ki, “dönüştürülmeli”nin pratik karşılığını Venezuela’da yaşadık. “Ne kadar çabuk hareket ederse”...

Devlet Başkanı Maduro’ya suikast girişimi, Latin Amerika’ya yönelik ABD tipi pis işleri hatırlattı/gösterdi bize! Sadece Karakas’a değil Ankara’ya da bir mesajdı. Zaten Türkiye de böyle anladı ve Erdoğan’ın Çamlıca Camii’ndeki incelemeleri sırasında alınan güvenlik önlemleriyle kendini gösterdi.

Bunlar elbette şekil okumalar ama daha derinlikli ve fark edilmeyen “kelimeler” var; Başkan Maduro suikastın merkezini Washington olarak göstermedi. Florida olarak işaretledi. Türkiye’ye yönelik yaptırımların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan da benzer şekilde farklı bir coğrafyanın koordinatlarını verdi; Teksas!

Yine aynı iki lider, Başkan Trump’ı bu olaylardan (k)ayırdılar. Çok açık biçimde bu gelişmelerin sorumluları ile mücadele etmesi için davette bulundular. Bu davranış Rusya Devlet Başkanı Putin’de de güçlü biçimde mevcut. Temmuz ortasında Trump-Putin’i bir araya getiren Helsinki Zirvesi’nden sonra Amerikan basınının, “Açık İhanet” manşetleri atması, Putin’le el-ele Sam Amca’yı başından vuran karikatürler basması, bir türlü bitmeyen seçimlere Rus müdahalesi soruşturmaları hep aynı kafanın işleri...

Keza, Rusya Genelkurmay Başkanı’nın ABD Genelkurmay Başkanı’na gizli hattan bir Suriye mektubu gönderdiğinin basına sızdırılması çok ilginçtir ve dahi ABD bünyesindeki aynı bozuk hücreye denk düşer.

Trump’ın bu şekilde hedef olmaktan ayrı tutulması, Oval Ofis politikalarını aklamıyor ama Kasım ayında gerçekleşecek kritik seçimlerden sıyrılabilirse, “muktedir” bir Başkan olarak kırıp-dökülenleri derleyip-toparlayabileceğine ilişkin bu ülkelerin bir kanaati olduğu anlamına geliyor...

AMERİKA‘NIN İKİ YUMUŞAK KARNI...

ABD’yi yaralamak zor değil. Bölgedeki bir çok gelişmede Türkiye, Amerika’yı itti ve İsrail’e kadar geriletti. Zaten gerilimin beslendiği yer burası. Evanjelik ve siyonist yapının Washington’daki etkisi, seçim dinamikleriyle birleştiğinde, Trump’ın elini daraltıyor. Papaz vakası üzerinden Türkiye’ye yükselen dalganın boyu buradan ölçülebilir.

Amerika’nın iki yumuşak karnı bulunuyor. Arada çok kaynadı ama krizin en hararetli anlarında ABD Savunma Bakanı Jim Mattis’in, “askeri ilişkilerimizde sorun yok, aynen devam ediyoruz” açıklaması ile ABD Avrupa Kuvvetleri ve NATO Müttefik Kuvvetler Harekât Komutanı Orgeneral Scaparrotti’nin Türkiye ziyareti açık kapıyı gösteriyor. İçeride ne olduğunu bildiğinizde açık kapılar davettir. Yani ABD, Türkiye ile ilişkilerinde “askeri alanın” kirlenmemesine dikkat ediyor. İlki bu.

İkincisi Çin! En önemli konu. Farklı bir açıdan ele alınması gerekli Çin-Türkiye ilişkilerinin; Ortadoğu, Rusya, Avrupa’ya etkilerinin ABD’ye nasıl bir fatura çıkarabileceği, hesabı en az tutulan defteri oluşturuyor.

Türkiye bu iki konuyu ‘bildiğini’ gösterdi. İncirlik Üssü, ABD ile yaşanan her krizde ilk akla gelen fakat açılması en sona bırakılması gerekli karttır. İncirlik oyuncak değildir ama uygun formülle, kartın ucu gösterilebilir. Bu kadarla geçelim.

İkinci konuda daha açık davranıldı; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 3 Ağustos’ta açıkladığı 100 günlük planın içeriği ve ertesi gün bunların gazete manşetlerine yansıyış biçimi ABD yönetimi tarafından hemen fark edildi. (Örnek olarak, ‘Çin Atağı: Çin ile ilişkiler konusundaki açılımlar dikkat çekti’, 04/08, Hürriyet.)

Peki, düzelecek mi?

Sonuçta ne ABD ne Türkiye, ‘kesici alet’ taşımıyor. Ama etraf ‘keskin nesneler’le dolu...

twitter.com/nedretersanelvv

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.