Yazarlar Robot resim

Robot resim...

Nedret Ersanel
Nedret Ersanel Gazete Yazarı

Salgının sonuna ilerliyoruz ve yerkürenin ilgisi kısa süre içinde iki konuya ve alt buhranlarına yönelecek...

ABD Başkanlık seçimleri ile ‘küre çapında Çin-ABD savaşı’. Her iki konu başlığıyla bağlantılı sayısız yeni gelişme/kriz Türkiye’yi yakından ve bir çok kırmızı dosyada ilgilendiriyor...

Salgın başlayana kadar, daha doğrusu Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından, ‘küresel pandemi’ ilan edilene kadar Başkan Trump’ın bir dönem daha Beyaz Saray’da oturması güçlü ihtimal, kimi uzmanlara göre kesin görünüyordu. En büyük kozu ekonomiydi ve kazanmak için yeterliydi. Bugün salgının taşıdıkları ve besledikleri ülke ekonomisini tatsızlaştırdı. Hastalıkla mücadelenin kötü yönetilmesi, hayatını kaybeden sayısının 100 bini aşacağının görülmesi Trump’ın avantajını yok etti.

Trump ringden düşmüş değil. Ancak virüs Trump ve Demokrat aday Biden’ı eşitlemiş görünüyor.

Böylece, salgının ekonomik ve politik dalgalanmaların yaşandığı bir dönemi dopingleyerek ABD gibi gücünü koruyup koruyamayacağı tartışılan ülkede iki Başkan adayını eşitlemesi ile Washington’un DSÖ’nün üzerine gitmesi arasında bağ aranmaya başlandı...

Yani...

Bir şebeke/network var... Bu şebeke bir yüzüyle kendisini DSÖ’de gösteriyor ama ABD’den beslenerek çok yüzüyle Çin’e yerleşmiş, kimi uluslararası şirketler, küresel karteller, enerji-ilaç-finans-silah yapılanmaları, kimi devletlerin kimi resmi organları, istihbarat camialarının kirli kolları, savunma bakanlıklarının kara otları, nihayet Başkanlık yarışındaki iki siyasi parti içindeki unsurlar...

Birbirini kesen sayısız çemberden bahsediyoruz ve komplo teorilerinin üzerindedir. Soru şu; bu granit gölgenin robot resmi çizilebilir mi?..

***

Piramidin tepe sorusudur. İki yol izlenebilir; zirveye kadar sayısız soruyu tek tek çözmeye soyunarak son “isme” ulaşabilirsiniz. Çoğu gizemle beslenen bu sırlar akıl afrodizyağıdır. Heyecanlanabilirsiniz ama çözemezsiniz. Her gün sağda solda okuyup, TV oturumlarında izlediğiniz sayısız komplo teorisinin peşinden koşup aklı iyice karışan firavun faresine dönersiniz.

İkinci yol ise tek sorudan, tepeden başlar. Yanıtlayabilirseniz, aşağı doğru tüm kilitler domino taşları gibi dökülür...

***

Küresel bir klik var ve bu 2020 seçimlerinde Biden tarafından temsil ediliyor. Biden kazanırsa, Amerikan politikalarını işte bu finansal ve teknolojik küresel aklın şebekesi yönetecektir.

Kurmay ekibine bakıldığında bağ net olarak görülebiliyor. Seçimlere kadar bunların üzerinde çok konuşulacak, zamanı geldikçe yazıyoruz da.. Ama kendi partisi içinde de Biden isminin yerine tam oturmadığını savunanlar var. Yaşlı ve kısa sürede kimi melekelerinin tartışılabileceği söyleniyor. Bu da bizi adı henüz açıklanmayan Başkan Yardımcısı’na götürüyor!..

Trump’la rekabetinde, parti içi sızlanmaların teskin edilmesinde ama en çok kliğin taleplerin karşılanmasında bu isim anahtar, ABD dış politikasında seçilecek yollar için de kılavuz olacak...

Biden’ın yardımcısı, Clinton-Obama ekolünün devamı olursa, bu iki isimle ilintisi okunabilirse-ki öyle olacak gibi-Demokratların kazanması durumunda ülkenin kontrolünün Oval Ofis’te olmayacağını kestirebiliriz. Aynı isim muhtemelen hem Afrika hem Hindistan’la şecereden bağlı olacak!

***

Türkiye’de en sevilen ABD başkanları bile sonradan ‘kalbimizi kırdığı’ için, kamuoyu bir süredir Washington yönetimlerine toptan soğuk duruyor. Sakıncası yok. Yoğurdu üflemek iyidir.

Tersine, “bildiğimiz düşman” metaforundan hareketle Trump’ın Biden’e kıyasla evlâ olacağını söyleyenler de var. Bu da doğru. Asıl tehlike, Biden’ın kazanması durumunda Türkiye karşıtı politika izlemesinden çok, dış politika ve global ekonomideki tercihlerinin biz dahil bir seri ülkeyi ulusal güvenlik tehditleriyle baş başa/arada bırakma olasılığı...

Yerleşik dünya düzenine itirazın belli aşamaya geldiği, olgunlaşma emareleri gösterdiği, uluslararası kurumların zayıfladığı, atalet gösterdiği, farklı organizasyonların oyuncağına dönüştüğü, ekonomik, sosyal, siyasal adaletsizliğe/ahlaksızlığa duyarlılığın yeşerdiği, hele hele bir çok ülkenin çıkış arayışında işbirliği yaptığı dönemde.. Salgının da, ‘kral çıplak’ dediği anda, eski çetenin, ‘hayır dünya dönmüyor, dönüyorsa da durdururuz’ diyerek, “hiçbir şey eskisi olmayacak”la sloganlaştırılan eğilimi baskılaması...

Felaket olur!

***

Büyük oyuncuların pozisyonlanmaya başladığını görebiliyoruz. Rusya, Çin, Hindistan yeni dönemin getireceklerine göre-birbirlerini de kollayarak-mevzileniyorlar ve emarelerini yazabiliyoruz...

Gelgelelim, ‘tehlikeli’ dediğimiz alan, ABD’nin bu hatlar ve müttefikleri üzerindeki iç etkileri. Artık salgını bu odağa bağlayan daha çok analiz okuyoruz. Temeli finans-kapital olan merkezler, ABD’deki huzurlarını kaçıracak bir siyasi süreç ortaya çıktığında, ekonomik kapasitelerini taşıma ya da hareketlendirme imkânlarına sahipler. Zaten sadakatleri hiç olmadı. Fakat, dünyanın en büyük ve etkili askeri gücü olan ülkede ekonominin zincirleri boşalırsa, bu her şartta ‘savaş’ demektir! Bu da şimdi kalem kalem ilgilendiğimiz bölgesel sorunların hepsinde zincirleme çatlaklar yaratacaktır.

Nihayet, bu güne kadar hiç bilinmeyen, dillendirilmeyen bir gerçeklik de su yüzüne çıkabilir; ‘Yeni Dünya Düzeni’ni bir tür hayal ülkesi görenler, küresel adaletsizliğe diklenen devletlerin zamanla doğal uzantısına dönüştükleri Batı sistemlerine nasıl nüfuz ettiğini, bu sefer o klik tarafından desteklenecekleri ihtimaliyle yüzleşeceklerdir...

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.