Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar İki editör, iki yayınevi

İki editör, iki yayınevi

Ömer Lekesiz
Ömer Lekesiz Gazete Yazarı

Kitap yayımlayan her kurum ya da kuruluş yayınevi değildir. Bunun tipik örneklerinden biri Albaraka’dır. Geçmişte kendi adıyla, sanata sahip çıkmak, sponsoru olduğu bilimsel bir çalışmayı sunmak… üzere yayımladığı kimi kitaplarla, bunlar satış / kar maksadıyla serbest dağıtıma da girmediği için gerçek bir yayınevi sanını edinememiştir.

Hangi saiklerle olduğunu tam olarak bilemesek de, en azından yayıncılık sektöründe Batılıların da pay kapmaya çalışmaları ve dolayısıyla karlılığının gözetilebilir bir şey haline gelmesi, Albaraka’yı da yayınevi faaliyetini müstakil ve hak ettiği şekilde yürütmeye teşvik etmiş olmalıdır.

Konu bu şekliyle sektör esaslı bir iş olarak görülünce, sermayedarın ilk yönelişi profesyonel bir yayınevi ekibi kurmak olacaktır. Sermaye özü itibariyle akıllı olduğu için, mezkur ekibi de ilgili akıl sahiplerinden oluşturacağı var sayılır. Nitekim Albaraka da bunu yaptı ve iyi bir yayın yönetmeniyle yayınevini dışa açtı ya da bünyesinde zaten var olan yapılanmayı bu sayede harekete geçirdi.

Albaraka’nın Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Faruk Çağlar’dan söz ediyorum.

Çağlar Akşam Diyarı’ndaki üniversite eğitimini, Medeniyet Üniversitesi’nde yaptığı yüksek lisansla tamamlayan biridir; çok dilli ve mühendislikten felsefeye evrilen çok yönlü bilimsel ilgileriyle, İhsan Fazlıoğlu Hocamızın rahle-i tedrisatından da geçerek kendisini hayata hazırlamıştır. Avrupa’da yayımlanan Sabah Ülkesi adlı derginin genel yayın yönetmenliğini de yapmış olması bakımından yayın dünyasıyla bağını da sağlam bir yerden kurmuştur.

Ketebe Yayınları arasından çıkan Yaşamın Amacı Olarak Yaşam – İnsan Davranışlarını Belirleyen Birincil Güdüye Dair adlı bir kitabı da bulunan Çağlar, Albaraka Yayınları’nın yönetimini üstlendikten kısa bir süre sonra bankacılık, iktisat, sermaye yönetimi… vb. kitapları hazırlayıp sundu, diğer bir söyleyişle Albaraka’nın yayınevini oluşunu bunlarla malum piyasaya deklare etti ve hemen ardından, kültür, felsefe ve siyaset kitaplarına yöneldi. Bunlardan birkaçını zikredelim:

-Arif Emre Gündüz, Demir Kuş,

-Jerome Groopman, Umudun Anatomisi, çev.: Faik Cem Arı,

-Ronald Numbers editörlüğünde, Galileo Hapiste – Bilim ve Din Üzerine Mitler, çev.: İsmail Hakkı Yılmaz,

-Fehmi Jadaane, Stoacılığın İslam Düşüncesi Üzerindeki Etkisi, çev.: Ece Engin,

-Francis Macdonald Conford, Dinden Felsefeye – Batı Nazariyatının Kökenleri Üzerine, çev.: Özgüç Orhan.

-Vincent Barnett, Dünya İktisadi Düşünce Tarihi, çev.: Hayreddin Soykan.

Çağlar yönetimindeki Albaraka Yayınları’nın, başta şehircilik olmak üzere daha bir çok türde yeni ve değerli sürprizleri olacak; onları da birlikte izleyip göreceğiz inşallah.

Pinhan Yayınları’na gelince:

Benim gözümde Pinhan, Mahmut Sever’in genel yayın yönetmenliğinde, sadece Akşam Diyarı’nın kitaplarını yayımlayan ve “fazla İslami terim kullanılmıştır” gerekçesiyle Müslümanlara mahsus yerli ve yabancı kitapların yayımını engelleyen Sol-Kemalist, PKK destekçisi kimi yayınevlerinin pabucunu dama atmış bir yayınevidir. Bu yanıyla hem onların yayın portföyüne ortak olmuş hem de yayımladığı doğu kültür ve irfanına mahsus kitaplarla onları aşmıştır.

Bu bağlamda Aristoteles, Soren Kierkegaard, Nietzsche, Ernst Cassirer, Henri Bergson, C. G. Jung, Otto Rank, Durkheim, Erwin Rohde, J. Goody, William James, Jean Piaget, Henry Corbin, Karl Abraham, Erwin Panofsky, John Stuart Mill, Stuart Hall… ve daha birçok Batılı yazarın kitaplarını dilimize kazandırmakla kalmamış, Ardavirafname’den başlayarak, daha çok Nimet Yıldırım imzasını taşıyan İran mitolojisine ve edebiyatına mahsus değerli bir çok kitabı, özenli çeviri ve kaliteli bir baskıyla kültür hayatımıza katmıştır.

Bunlar arasından, Nur İrven tarafından çevrilen Jakob Burckhardt’a ait Yunan KültürüTarihi’ni özellikle zikretmek isterim. Burckhardt’ın Yunanlılar ve Yunan Medeniyeti adlı kitabını da İsmail Hakkı Yılmaz çevirisiyle 2019 yılında okurlara sunan Pinhan, onun yeni kitabıyla Yunan medeniyet ve kültürüne mahsus edinilmesi gereken bir bilginin çerçevesini tamamlamıştır.

Jacob Burckhardt’ın, Sanat Tarihin Temel Kavramları’nı yazan Heinrich Wölfflin’in hocası, Müslüman sanatlarıyla ilgili çalışmalarıyla tanıdığımız merhum İbrahim Titus Burckhardt’ın amcası olduğunu söylersem, mezkur çalışmalarının değeri sanırım daha iyi anlaşılacaktır.

Yunan tefekkür, medeniyet ve kültürünün Akşam Diyarı için esas bir zemin olduğunu bilenler, buna ilişkin en sağlam bilgileri Jacob Burckhardt’ın iki kitabından rahatlıkla edinebilirler.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.