|
Aslan JO!... Legocu Rijkaard

Galatasaray yine herkesi şaşırttı!

Yine gizli gizli transfer yaptı.

İki sene önce CSKA''dan 19 milyon sterline Manchester City''ye giden Jo Alves''i alarak ligde iddialı olduğunu ortaya koydu.

Ya Avrupa''da?

İşte Jo''nun transferi bu yüzden sakat!

Bu kategoride oynamışlığından ötürü Jo, Galatasaray''ın Atletico Madrid maçında oynayamayacak. Yazık mı? Yazık!

Ancak dünya sonu da değil! Futbolda sakatlık var, kart var, aksilikler var… Kimin ne zaman talihsizliğe uğrayacağı belli mi olur. Kim derdi ki Baroş mevsimi kapatacak! Onun için de (keşke oynasaydı ama) Jo''nun Avrupa''da oynayamayacak olması dert değil!

Galatasaray alternatifli bir takım.

Hele şimdi; Lucas Neill ve Jo da geldi, Rijkaard''ın eli rahatladı.

Ancak Jo işi henüz bitmedi! Resmiyet yok. Çünkü Galatasaray''ın yabancı kontenjanı dolu. Linderoth gitmem derse iş sarpa sarar. Galatasaray da işi buraya kadar getirmişse ne yapar eder Jo''yu kadroya katar!

Arkasından yurt dışından bir transfer daha var, deniyor…

Söyleyenin yalancısıyım. O zaman da Nonda gider, diyorlar… Ya da gitmez! Yurt dışından belki de birader gelir! Kısmet!

Altıntoplar ve Sercan olayı

kapandı!

Galatasaray Altıntop kardeşlerin ve de bilhassa Bursasporlu Sercan''ın üzerinde çok durdu. Sercan için üç futbolcu ve de iyi para teklif edildi uzlaşılamayınca ikisinden de vaz geçildi!

Bu oyuncular olmayınca devreye B planı girdi ve Galatasaray, Haldun Üstünel''le güzel bir iş daha başardı.

Neill ve Jo ''cuk'' oturdu

Galatasaray nokta atışlar yaparak eksiklerini giderdi.

Lucas ve Jo ihtiyaç duyulan mevkilerdi. Cuk oturdu.

Lucas''ın artı özellikleri de var.

1-Defansın ortasındaki ikiliden biri,

2-Savunmanın sağında da oynuyor,

3-Topla oyuna da giriyor.

Sezonun ilk yarısında takım böyle bir eksikliğin cezasını çok çekti!

Neill''den beklenen uyum ve verimdir. Kısa sürede bunu başarırsa büyük kazançtır.

Lucas Neill için söylenen şu;

Ciddi, savaşçı, topu seven bir kimlik. İmza törenindeki ''öğretilmiş'' söylemlerine katılmıyorum. Ayıp!

Souness''in bayrağını hatırlatmak ona mı kalmış!

Galatasaray gibi bir camianın bunları aşmış olması gerek.

Jo Alves''e gelince;

Çabuk, hızlı, akıllı ve de genç…

Tam Rijkaard''ın istediği bir oyuncu. Topu da iyi kullanıyor. Bütün mesele takıma uyum sürecidir. Ocak transferine oldum bittim şüpheyle bakan biri olarak umarım randıman verir. Galatasaray forvetinde topla haşir neşir çok isim var. Jo da bunlardan biri. Eğer ki uyum sağlarsa Galatasaray coşar.

JO''nu kariyeri de ilginç;

18 – 22 yaş arası tam dört takım var, Galatasaray beşinci!

Corinthians, CSKA Moskova, M. City, Everon. Şimdi de Galatasaray!

Bu adam belli ki iyi futbolcu. Kalitesi ve kalibresi var.

Peki neden bu kadar büyük paraya alındıktan sonra salıveriliyor!

Merakım bu!

Galatasaray da hep bunları buluyor… Lincoln, Elano, Keita… Şimdi de Jo! Hepsi de ekvator altı!.. Jo Alves 22 yaşında bir Aslan. Fizik mükemmel, oyun zekası harika… Yetenekli… Diyelim ki İngiltere onu açmadı. Olabilir.

Ancak; havadan oyun, vücut vücuda sert bir mücadele Türkiye''de de var.

Bizim ligin Jo''yu iştahlandıracak başka bir şeyi daha var; savunmalarımız çok hata yapıyor. SAdamını çok kaçırıyor.

Galatasaray''da da hızlı ve akıllı oyuna prim verecek çok sayıda oyuncu olduğu için Jo tutar diye düşünüyorum. Tutarsa… O zaman da Galatasaray tutulmaz! Düşünebiliyor musunuz? Keita, Elano, Jo, Kewell, Arda, biri daha… O da Rijkaard''ın sorunu! Biri daha dediğim; transferin sonuna kadar daha bu yolda binecek de var inecek de…

Rijkaard''a çok güveniyorum

Galatasaraylı sabırla hocasına güvenmeli. Paris bir günde inşa edilmemiş ki…

Sezonun ilk yarısı yeni bir takım, yeni bir hoca ve erken açılan bir sezonla geçti.

Şimdi Rijkaard takımını, futbolcu hocasını tanıdı. Eksik yerlere de takviye yapıldı.

Rijkaard ve Neeskens birbirinden kıymetli bu ''lego'' parçalarını sabırla yerlerine oturtacak…

Sonrasında umuyorum Galatasaray''ın oyunu herkese zevk verecek.

Ben bunu son Denizli Belediye maçında hissettim.

Bir not;

Hala bir orta sahada diretiyorum.

Ancak; Rij-Nees takıma, bilhassa forvetine; ''kaybettiği topta erken pres ve rakibi kendi sahasına kadar kovalamayı öğretebilirse'' orta sahaya adam almaya da gerek kalmaz!

Futbola kadın ekrana çocuk gerek

İhale sonrası gözlerdeki perde kalktı!

Sahne aydınlandı…

Şimdi yenilik zamanıdır.

Futbola kadınları, çocukları ve gençleri çekeceksin.

Maç erkek işi demeyin… Bayan futbol takımları da var…

Her şeyden öte; her futbolcunun bir eşi, ya da sevgilisi var.

Keza onları seyredenlerin de eş ve çocukları var.

Niye bu aileler ''bir top yüzünden'' fikir ayrılığına düşsünler ki…

Kadınları eşleriyle futbol maçını ve spor programlarını seyretmeye tiryaki edecek programlar yapacak, bu programları seyreden gencecik insanların da olduğunu bilerek eğitici rolü de üstleneceksin!

Sporla magazini kavuşturup evlere gireceksin. İşte o zaman 321 milyon dolara fırlayan futbolun marka değerine aileler katkı yapacak.

O zaman hem ailece seyredilir programlar olacak hem dekoder satılacak…

Büyüka ve Toroğlu

Evvel ezel ekmekle oynanmasına ve de emirle işten el çektirilmeye karşıyım…

Bunu kafam almaz!

Ancak ''keser döner sap döner, gün gelir hesap döner'' diye de bir laf var! Herkes bir gün ektiğini biçecek!

Şansal Büyüka ile Erman Toroğlu''nun Maraton programı bu ülkeye damgasını vurmuş bir program.

Neden?

Maç görüntüleri var da ondan.

İnsanlar yıllardır mecburen Maraton''a katılıyor ama sonunda giderek nefesleri kesiliyordu…

İşte bu üslup farkıydı…

Maç sonları futbolcuların ''Böyle hakem olur mu yaaa… Akşam Erman Hoca bu pozisyona bakalım ne diyecek'' dediği an film kopuyor, maçı yöneten hakem de ''sıfır''a ibla oluyordu…

Sonrasında ''arkadan dalmalar… edep sınırlarını zorlayan ifadeler…'' aldı yürüdü… Peki; yıllar yılı kovulmuş hocalara, futbolu taze bırakmış meramını ifadeden acizlere mikrofon uzatılıp koltuk verildi de yıllarını gazeteciliğe vermiş, sözü sohbeti dinlenir, Türkçesi billur, futbolu bilen gazetecilere bu kanalda neden yer verilmedi? Bunu nihayet Digitürk yöneticileri gördüyse futbolumuz adına bir kazançtır.

14 yıl önce
Aslan JO!... Legocu Rijkaard
Bir Başka Mesele: Truva atını içimize yerleştirdiler
Ahlâk kitapları ve “İslâm Ahlâkının Esasları”
Şimdi gözler Avrupa Birliği’nde…
Çocuğun adı Hanzala
İran, emperyalistlerle mi savaşıyor, Müslümanlarla mı?