Yazarlar dostane bir îkaz

dostâne bir îkaz

Osman Akkuşak
Osman Akkuşak Gazete Yazarı
DAVET ettiği tarihçilerle bilhassa osmanlı tarihine ait konuları müzakere ve takdim etmekle meşgul olan bir tv kanalına hatırlatmak istediğimiz şeyler var:

bu arkadaşlarımız herkesin alâka duyacağı enteresan mevzuları, bir sohbet atmosferi içinde ele alıyorlar.. yaptıkları iş, tarihe ve kültüre hizmettir.. ama:

tavırları, konuşmaları, birbirlerine hitapları entelektüel ve akademik üslûba uymayacak şekillere dökülüyor ve itiraf edelim ki dinleyenleri rahatsız ediyor.. "bu konuşmaları duymak istemeyenler, tv"nin düğmesini kapatıversin" diyemezsiniz.. medyatik neşriyat bir amme hizmetidir.. doğru ve örnek bir yayın yapmaya mecbursunuz.. binlerce, on binlerce insana numune olmaya mecbursunuz.. dinleyicilerden e-mail postasına istekler, tenkitler hatta tahkirler geldiğini programı idare eden ve mesajları alan arkadaşımızdan öğreniyoruz.. bu arkadaş bazen bu mesajları deşifre ediyor.. bazen de deşifre etmeden o mesajlara aynı evsaf ve sertlikte alenî cevaplar veriyor.. bu cevaplar nezakete ve edebî bir üslûba uymayan şekillerde ortaya çıkıyor.. siz kendi odanızda üç beş kişi baş başa değilsiniz.. sizi bütün memleket izlemektedir.. müzakerenizin, tahlil ve münakaşanızın her zaman ilmî ölçüler içinde olması kaliteli olması beklenemez.. fakat her zaman nezaket ve edebî ölçülere uyarak konuşmak zorunda olduğunuzu bilmelisiniz.. haddini bilmeyen dinleyicinin kaba sözlerini yayın esnasında açıklamaya ve okumaya mecbur değilsiniz.. münasebetsiz şeyler yazmışsa ve eğer lüzum görürseniz, bilâhere suç duyurusunda bulunursunuz.. bu münasebetsiniz sözlerin ve onlara verilen cevapların, programın alaka çekmesinde rol oynadığını düşünüyorsanız, hata edersiniz.. bu sözler, programın ciddiyetini, ilmî, edebî seviyesini düşürmekten başka bir işe yaramaz…

"yunus emre derneği"nin bir duvarında: "edeb öğrenmeden ilim öğrenilmez" yazan bir vecize vardır.. bu vecize bize ecdadımızın mirasıdır.. her an hatırda tutmakla mükellef olduğumuza şüphe yoktur…

bu arada memlekete maliyeti küçümsenemez bütçelere ulaşan "rtük" kurumuna da hatırlatmak istediğimiz bir şey var: tv kanallarında sadece suç teşkil eden yayın yapıldığında değil, usul, üslûb ve teknik bakımından da rtük"ün bu kanallara tavsiye, telkin ve ikazlarda bulunmak gibi görevleri bulunduğunu unutmamak gerekiyor.. bu ikazlar hatta yapılan ihtarlar ve verilen cezalar da alenen ilan edilmelidir ki, bütün kanallar bilgilensin ve etkilensin…

*

vehip sinan"ın "keloğlan"ı

18 nisan 2010 günü 81 yaşında hakk"ın rahmetine kavuşan usta ressam ve karikatürist vehip sinan"ın bugünlerde "keloğlan" isimli çizgi romanı çıktı.. keloğlan"ın maceralarını yazan ve çizen usta sanatkârın bu eserindeki nükteler, ahlakî ve moral değerler çok sade ve fakat kuvvetli renklerle ve çizgilerle canlandırılmıştır.. eserin sayfalarını çevirirken resimler ve renkler bakana huzur veriyor.. ferahlık veriyor.. dağları, nehirleri, ormanları, ağaçları ve sevimli keloğlanı seyretmek bize haz veriyor.. renkler ve çizgiler arasındaki armoni, rahmetli sanatkârı sevgi ile takdir ile hatırlamamıza sebeboluyor.. eser "gonca kitapları" arasında çıkmıştır.. "gökkuşağı pazarlama ve dağıtım" tarafından da tevzi edilmektedir.. (0 212 – 410 50 60 ) (0 216 – 522 11 14 )

kısmet olursa vehip sinan"ı 18 nisan 2013 günlerinde tekrar yadedeceğiz.. eserleri ve yarattığı tiplerle beraber…

gündemin zuhuratına tâbi olarak hitabettiğimiz sevgili okuyucularıma en hayırhah ve halisâne dileklerimi sunmaktan mutluluk duyduğumu bilmenizi isterim.. benim aziz okuyucularım…

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.