Yazarlar Doları harcamak

Doları harcamak

Özlem Albayrak
Özlem Albayrak Gazete Yazarı

Bir yandan gözümüz diken üstünde bekleyen İdlib’e ve Erdoğan-Putin-Ruhani’nin üçlü zirvesine çevriliyken; iç gündemimiz de karmaşıklıktan beri değil. Konumuz ekonomi. Neredeyse Ağustos ayının başından bu yana rasyonel gerekçelerle açıklanamayacak hızda bir yükselişi sürdüren doların ateşini düşürmek, şimdiye dek mümkün olmadı.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Özlem Albayrak : Doları harcamak
Haber Merkezi 31 Ağustos 2018, Cuma Yeni Şafak
Doları harcamak yazısının sesli anlatımı ve tüm Özlem Albayrak yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Katar’la yapılan 15 milyar dolarlık anlaşma ve Türkiye’deki yastık altı dövizlerin bozdurulmasına rağmen. Üstüste gelen iki adımla döviz birkaç gün sakinleşir gibi oldu gerçi, ama bu bir yangına dökülen iki kova suyun etkisinden daha uzun sürmedi. Bu yazının yazıldığı saatlerde dolar 6.56 TL idi ve dramatik şekilde yukarıya tırmanmayacağının garantisini de kimse veremiyordu.

Elbette İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali’nin “Ayşe teyzenin ne işi olur dolarla” şeklindeki sözleriyle dalga geçenler haklı. Türkiye’deki her bireyi ama öyle ama böyle etkileyen ve etkilemeye de devam edecek bir hareket dolardaki. Zaten sonuçlarını çoktan görmeye başladık bile, mallarını dövizle alan da almayan da, ya ürünlerine fahiş oranlarda zam yapmaya ya da fiyatı aynı tutup gramajları düşürmeye başladılar.

Televizyonlarda bunun adına “fırsatçılık” deniyor, halk arasında “çakallık”, ama ne dendiğinin önemi yok, zira kabul edelim ki bunun olmasını hepimiz bekliyorduk ve bunun önüne geçebilecek durumda olan bir sistemimiz ya da caydırıcı önlemimiz yok. Velhasıl, doların yükselişi Ayşe teyzeyi bulaşık deterjanından salçasına, tuvalet kağıdından sebzesine meyvesine dek etkiledi ve dolar ederi olması gereken rakamlara gerilemedikçe, ne yaparsak yapalım etkilemeye de devam edecek.

Sorun şu ki, bundan Başkan Erdoğan’ı sorumlu tutanlarla, birkaç yıldan bu yana “Türkiye ekonomik saldırı altında mı, aha ne alakası var canım, ekonominin reel bir çalışma düzeni vardır, o düzen şaşmaz” diyenler aynı kişiler ilginç bir şekilde. Bunu geçelim. Doların bir silah olarak kullanılmasının zararlarına gelelim.

Dolar küresel ekonominin haniyse resmi para birimi. Yani Castells’in tabirini ödünç alarak söylersem global ekonomide doların “ağ” şeklinde tüm dünyayı saran bir manivela olduğunu peşin peşin kabul etmek, acıyı azaltır. Dünyanın en ücra köşesindeki bireyi etkileyecek denli güçlü olmasının nedeni de sözkonusu yaygınlığı. Şöyle örneklendireyim, bugün iletişimde internetin işlevi neyse, küresel ekonomide para birimi olarak doların işlevi de o. Endüstriyel ve post-endüstriyel dönemlerin ardından ortaya çıkan ve palazlanan kapitalizmin, 20. yüzyılda küreselleşerek dönüşmesi sayesinde, dolar tüm dünyayı çepeçevre saran bir yaygınlığa ulaştı. Sonuçta, doların tahtını sarsmak, en ücra köşelere kadar girmesini, girdiği o en ücra köşeleri etkilemesini ve evriltmesini engellemeye çalışmak neredeyse akıntıya karşı kürek çekmek kadar zor. İmkansız demek istemiyorum ama neredeyse imkansız…

Doların neden küresel ekonominin para birimi olduğuna gelince, sermaye birikiminin ve kapitalizmin doğduğu ve yeşerdiği topraklarda para birimi olarak dolar kullanılıyordu, o yüzden global ekonominin para birimi de dolar oldu. Açıklama bu kadar basit. Yani ki, kapitalizmi biz icat edip tüm dünyaya ihraç edebilseydik, onu global bir ağa biz dönüştürebilseydik, bugün biz TL ile yola getirmek istediğimiz ülkeleri pataklıyor olabilirdik. Artık kader kısmet...

Latife bir yana, uyanmamız gereken gerçek şu; günümüzde ortalama ölçekteki bir devlet olarak küresel piyasanın dışına çıkmak çok zor, ulus-devletlerin buna gücü yetmiyor. Küresel ekonomi ulus-devletlerin sınırlarını da yasaklarını da aşan bir güç çünkü. Bırakın bizim gibi orta ölçekli devletleri Çin’den Rusya’ya Kıta Avrupasından İngiltere’ye doların egemenliğini kırma denemesi yapmayan ülke neredeyse kalmadı. Tekil denemeler başarılı olamadığı gibi, Avrupa’nın ortak parası Euro bile Doları deviremedi. Tam da bu güç yüzünden Türkiye’de doların fiyatının her türlü tedbire karşın düşürülmesi mümkün olmuyor.

Öte yandan ABD tarafından bu aracın, gerçek amacı ve işlevi dışında bir cezalandırma unsuruna dönüştürülmesinin, hem de bunun açıktan yapılmasının bazı sonuçları olacaktır diye tahmin ediyorum. Zira doların küresel egemenliğinden rahatsız olan ülke sayısı hiç de azımsanacak ölçüde değil ve Türkiye’ye karşı bir namluya dönüştürülen küresel paranın bir gün onlara da çevrilmeyeceğinin hiçbir garantisi olmadığını pekala biliyorlar. Dolarla mücadelede Türkiye’ye Avrupa, İngiltere ve Rusya’dan jet hızıyla destek gelmesinin sebebi de bu. Sonuç; ABD doları işlevi dışında kullanarak; aslında doların saygınlığını bozuk para gibi harcıyor.

Bu durumda Erdoğan’ın diğer ülkelere yaptığı ”yerli para” çağrısı makes bulur mu, bulursa doların egemenliği ne ölçüde kırılır, hatta kırılabilir mi, bilemiyorum. Ama Erdoğan’ın yaptığının küresel bir egemenliğe meydan okumak olduğu ve yastık altı dövizlerin piyasaya sürülme hızı ve oranına bakılırsa, halkın bu mücadelede Ona destek verdiği ortada...

Anavatanının yeni sahibince –Trump’tan- sözediyorum- savrula savrula harcanan dolara gelince; egemenliğinin bir kez kırılması demek, ABD imparatorluğunun ve küresel düzenin sonunun başlangıcı anlamına gelecektir. İmkansıza yakın ama imkansız değil... Kaybedecek çok şey varken çok da zorlamamak mı gerekir, ne?

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.