Yazarlar IŞİD"in çelişkileri, Ortadoğu"nun halleri

IŞİD"in çelişkileri, Ortadoğu"nun halleri

Özlem Albayrak
Özlem Albayrak Gazete Yazarı

Biliyorsunuz, IŞİD Musul kentini ele geçirmeden önce 31 Türk şoförü rehin almış, önceki gün de Türkiye"nin Musul Başkonsolosluğu"na saldırdıktan sonra aralarında Başkonsolos Öztürk Yılmaz"ın da bulunduğu 49 kişiyi kaçırmıştı. Türkiye ise NATO"yu toplantıya çağırmış; rehinelerle ilgili görüşmeler başlamıştı. Bu yazı yazılırken, henüz teyit edilmemiş olmakla birlikte Türk rehinelerin Musul valisine teslim edildiği bilgi- leri geliyordu.

Rehinelerin teslim edilmesi önemli, ancak IŞİD"in gözükaralığı yeni değil. Türkiye"de büyük infial uyandıran 2013 Reyhanlı saldırısını da IŞİD üstlenmiş, ardından İstanbul ve Ankara"da bombalı saldırılar düzenleyecekleri yönünde tehditler savurmuştu hatırlarsanız. Anlayacağınız, örgütün Türkiye"ye karşı sebepsiz öfkesi de yeni sayılmaz. Peki, bir yıl önceki tehditlerin sebebi, Türkiye"nin, IŞİD"in hasımlarından olan Suriye muhalefetine verdiği destekti, diyelim; peki olayın üzerinden 1 yıldan uzun bir zaman geçmişken, tüm dünyaya göstere göstere Musul Başkonsolosluğu"ndaki onlarca insanı kaçırarak Türkiye"yi ayağa kaldırmanın amacı neydi?

Bilemiyorum, aslında kimse bilmiyor, zira Ortadoğu"daki satranç hamleleri göründüğünden daha karışık oluyor. IŞİD"in tarzı var bir de... İlk kez 2004 yılında Irak"ta ortaya çıkan Irak Şam İslam Devleti adlı bu terör örgütünün eylemleri, bazılarınca gizli bir hayranlık da içeren "shock and awe" olarak niteleniyor. Suriye"de kesilmiş kafalarla poz vermelerinden de anlaşılacağı üzere, şok edici derecede vahşi oldukları ortada, ancak bu, IŞİD"in menşei konusunda şüphe uyandıracak çelişkileri görmeyi engellemiyor, bilakis gerekli kılıyor.

Şöyle ki;

1- Irak merkezli olan ve henüz semirmemişken El Kaide çatısı altına giren IŞİD, Suriye"de belirmeye başladığı gün- lerde önce Suriye muhaliflerinden yana gibi gözükürken, daha sonra görece demokratik bir yönetim talebiyle mücadele eden Özgür Suriye Ordusu"na saldırdı. IŞİD, hem ÖSO ile, hem de El Kaide"nin Suriye kolu olarak bilinen El Nusra Cephesi"yle savaşarak; hem Esed"in ömrünü uzattı, hem de ABD"de sokaktaki vatandaşın bile ağzından duyabileceğiniz "Suriye"de kimin neyi savunduğu, kimin neyle savaştığı belli değil, kim haklı anlaşılmıyor" algısının, zaten savaştan ağzı yanmış olan ABD"nin resmi Suriye politikası olarak tescillenmesine katkıda bulundu. IŞİD"in yaptığı aslında Suriye"deki özgürlük savaşını lekelemekti; sanki bütün bu zaman boyunca kaos yaratmak için oradaydılar.

2- Önce muhaliflerin yanındaymış gibi gözüküp, sonra Esed"in örtülü desteğini alarak sayısal olarak güçlenmek, sonra da El Kaide"ye rest çekmek, örgütün son derece Makyavelist yöntemleri olduğunun kanıtı. Ve bu yöntem hiç de "yerli" gözükmüyor.

3- Şüphe doğurması gereken en önemli faktör olarak, IŞİD"in -son dönemde bazı petrol bölgelerini kontrol ediyor olsa da- asıl finans kaynağı ve siyasi destekçisi ya da destekçileri belli değil. Onu palazlandıranın sadece Ortadoğu"nun çatışma ortamı olması, çok olası değil.

4- Her ne kadar El Kaide, Taliban ve benzeri Islam coğrafyası kaynaklı terör örgütlerinin de yöntemleri, hem İslam dini hem de pozitif hukuk açısından kabul edilebilir olmasa da, bu örgütlerin müntesiplerinin motivasyonu bir tür Allah adanmışlığından ivme aldı bugüne dek. Dünyanın geri kalanı onaylamasa da, İslami terör gruplarının hep manevi bir güç kaynağı oldu, yöntemler şiddet de içerse, anti-emperyalist bir farkındalık yani, hep vardı. Oysa IŞİD"in "Allah için çarpışan" elemanları, hapishane kaçkını suçlulardan oluşuyor. Biliyorsunuz, IŞİD, bulunduğu yerlerde hapishaneleri basarak kaçırdığı mahkumları kendi saflarına katarak büyümesiyle tanınıyor.

5- Üçe bölünmüş Irak"ta, Maliki"nin Sünnileri ve Türkmenleri ayrıştırıcı yönetiminin, öteden bu yana bu kesimleri rahatsız ettiği biliniyor. Hatta IŞİD"in Musul"u almasında o bölgedeki Şii olmayan unsurların desteğinin önemine değiniliyor. Madem öyle, Maliki"nin ordusu neden Sünni Araplar ve Türkmen aşiretlerin bulunduğu bölgeleri silahlarını alarak terkederken, Musul"u ağır silahlar dahil olmak üzere bütün mühimmatı bırakarak terketti sorusu kadar, Kuzey Irak"ın, Türkiye"nin, uluslararası güçlerin pozisyonunun ne olacağı da önem arzediyor.

Bu hikayeden yüzlerce senaryo çıkarılabilir; umalım da en iyimser olanı gerçek olsun...

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.