Yazarlar Hain herkese mi hain?

Hain herkese mi hain?

Rasim Özdenören
Rasim Özdenören Gazete Yazarı

Gündelik dilde sık kullanılan kelimelerden biri hain…

Kendimize yaraştırmadığımız bir muameleyi bize reva gören birini hemen bu kelimeyle damgalamaya bir yatkınlığımız var sanki…

İhanet fiilinin faili, hain…

İhanet eden…

Hain diye yaftalanan birinin acaba kime ihanet ettiği var sayılıyor?

Hainlik sıfatı mutlak mıdır?

Başka bir deyişle, birine hain sıfatı yakıştırıldığında, o kişi herkes tarafından hain olarak kabul edilme durumunda mıdır?

Kuşkusuz, ihanet, ona uğrayan kimse tarafından bağışlanması zor olan bir fiildir, dahası suçtur…

Hain, nezdinde ihanette bulunduğu kimsenin güven duygusunu havaya uçuran, onu yok eden biridir. Güven duygusu ki insanların bir arada yaşamasının en temel dayanaklarından biridir. İnsanlar arasında güven duygusu olmasa onlar arasında ilişkilerin devamı imkânsız hâle gelir. İnsanlar arasında güven duygusu yoksa birbirleriyle akit yapma imkânı ortadan kalkar. Alışveriş yapılamaz olur. Güvene dayalı işlemlerin tümü ortadan kalkar. Öyle bir toplumda insanlar bir arada yaşayamaz. Oysa insanın temel ırası bir arada yaşamaya uyarlıdır.

İhanet dendiğinde çoğu kimsenin aklına evlilik ilişkisi geliyor. Ancak ihanet fiili sadece evlilik ilişkisiyle mukayyet değil. Ancak burada bireysel ilişkinin zedelenmesine matuf bir edim söz konusu… Dolayısıyla bu edimin bireysel ilişki düzleminde çözümlenmesi beklenir. Ancak bütün toplumsal ilişkiler bireysel düzlemde seyretmez. Veya bireysel ilişkilerin bile toplumun tümünü ilgilendiren özellikleri var bulunabilir.

Evlilik gibi bireysel düzlemde işlenen ihanet fiili, ihanete uğrayan tarafından bireysel bir cezaya maruz bırakılabiliyor. Ki bu ceza genelde cinayettir. Namus uğruna işlendiği farz edilen cinayet fiili kimi mahfillerce kutsanmaktadır bile. Çünkü orada namusun kurtarıldığı farz edilerek cinayet gibi en ağır suç bile ahlaki bir olay gibi tebşir edilebilmektedir.

Kimi durumlarda hain, bir başına haindir ve herkes onu hain olarak bilir. Kişinin ırası hainlikle tebellür eder.

Ancak ulusal veya uluslararası ilişkilerde ihanet fiili nasıl değerlendirilmeli?

Devlet nezdinde istihbarat hizmetinde bulunan biri, ihbar ettiği kimse nezdinde hain telâkki edilebilir. Ancak devlet o kişiye hain muamelesi yapar mı? Durum, kendisi tarafından vaktiyle ifşa edildiği için özel isim vermekte beis görmüyorum. Mahir Kaynak tam da böyle bir durumun “kahramanı” idi. Bir TV programında kendisine arkadaşlarına karşı nasıl olup da böyle bir muamelede (nezaketen ihanet yerine muamele diyorlar) bulundun sorusunu “Ben görevimi yaptım” diye cevaplandırmıştı.

Casusluk hizmetinde bulunanlar hangi devlet nezdinde ihanet fiilini işlemiştir, hangisi nezdinde görevini ifa etmiştir?

Şuraya gelmek istiyorum: Salt ihanet diye adlandırılan olayda değil, diğer çoğu işlerde de fiiller tek yönlü değerlendirmeyle işin içinden çıkılmamalı. En az iki yönlü ve gerekiyorsa çok yönlü değerlendirmelerle olay tahlil edilmeyi çaba gösterilmelidir.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.