Yazarlar Ölümün tırpanı hayatın coşkusu

Ölümün tırpanı hayatın coşkusu

Rasim Özdenören
Rasim Özdenören Gazete Yazarı

Hayatın ayırdığını ölüm birleştiriyor.

Hayatın eşitsizleştirdiğini ölüm eşitliyor.

Her insan teki yeryüzüne kendi özgün, özgül varlığıyla ayak basıyor…

Kimi eril, kimi dişil olarak dünyaya geliyor.

Hiç bir insan tekinin bedensel özelliği birbirine uymuyor. Zihinsel özelliklerinin uymadığı gibi… Dahası çoğunca zihinsel kalitelerinin farklı olması gibi…

Aynı okullarda okuyan, belki aynı okulda aynı üniformayı giyen öğrencilerin gene de farklı kişilikleri taşıması ve yansıtması gibi… Hepsi aynı dersleri okumuştur, aynı sınavdan geçmiştir, dahası aynı sınavda aynı performansı göstermiş öğrencilerin hayatta farklı yönlere meyletmesi, her şeye rağmen farklılıklarını koruma hususunda şaşmaması gibi… İsteseler şaşarlar mıydı? Asla… Onların biricikliği tam da bu noktada ortaya çıkıyor: herkes kendine özgü seçimin kaçınılmaz sonucunu gerçekleştiriyor.

Diyelim okuldaki ve hayat serüvenindeki başarıları birbirinin dengi olan kişiler birbiri ardından aynı işi yönetseler onların her birinin başarısı birbirinden farklı olacaktır. Hiçbir zaman bu başarılar örtüşmeyecektir. Benzeyebilirler ama örtüşmezler…

Benzeyiş özdeşlik demek değildir…

Albert Camus Veba romanının sonlarında bizim bu söylemimize ters düşen bir iddiada bulunur gibidir. Vebadan kurtuluş ilan edilip karantinanın çözüldüğü açıklanınca bütün kent ahalisi sokaklara meydanlara dökülür. Uzun süren korkulu günlerin ardından kurtuluşun ve özgürlüğün tadını çıkarmak üzere kendini eğlencenin sonsuz keyfine bırakır. Camus durumu şuna benzer bir cümle ile betimler: ölümün varlığının gerçekleştiremediği eşitlik, en azından birkaç saatliğine kurtuluşun coşkusunda ortaya çıkıyordu.

Kente veba ile gelen salgında insanlar birbiri ardından ölüyor… Ölüm, her birine farklı bir yüzle veya farklı yüzüyle görünüyor… Dolayısıyla, Camus ‘nün kanısına göre ölüm, ölenler arasında eşitliği gerçekleştiremiyor… Ama şimdi ölümden kurtulanların ve salgının sona ermesinin getirdiği sevinç kutlamalarının coşkusu onları eşitliyor…

Biz gene de soralım: ölümün tırpanı mıdır onları birleştiren, hayatın coşkusu mu?

Hayatın coşkusunu paylaşan herkes onu kendi özgeliği ve özgüllüğü ile yaşar, yaşıyor; ama ölüm, bütün farklılıkları eşitliyor… Coşkusu aşırı olan da ılımlı olan da, varsıl olarak o coşkuyu yaşayan da yoksulluğunu hiçe sayarak o coşkuya katılan da, coşkusunun farklılığına rağmen ölümün kucağında eşitleniyor. Varsıl da yoksul da, akıllı da deli de ölüm karşısında farklı işlem görmüyor. Ölüm herkese aynı işlemi uyguluyor: acıyla yaşayana da mutluluktan çıldırana da…

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.