Yazarlar Petroldeki düşüş Türkiye ekonomisini nasıl etkiler?

Petroldeki düşüş Türkiye ekonomisini nasıl etkiler?

Şahap Kavcıoğlu
Şahap Kavcıoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

1960 yılında kurulan Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) 1970 yılında dünyada ağırlığını fazlasıyla hissettirmeye başlamıştı. O zaman 3 dolar olan petrolün varil fiyatını önce 12 dolara sonrasında ise bir anda 40 dolara çıkararak, 70’li yıllarda dünyada ekonomik krize neden olmuştu.

OPEC ve Rusya’nın da dahil olduğu bazı ham petrol üreticisi ülkelerin Viyana’daki toplantısında üretim kesintisi kararının çıkmamasının ardından, geçen hafta petrol fiyatlarında bir gecede %30’a varan sert düşüşler yaşandı. Düşüşün ardındaki asıl nedense, Suudi Arabistan’ın petrol üretimini günde 1,5 milyon varil azaltma talebine Rusya’nın olumsuz cevap vermesiydi.

Bunun üzerine, Suudi Arabistan tam ters tutum takınarak ham petrol üretimini artırma ve satış fiyatını düşürme kararı aldı. Ham petrol fiyatlarındaki bu çöküş, hali hazırda koronavirüs endişeleriyle darbe alan küresel ekonomi için yeni bir risk demekti. Bu düşüş, 1991’den bu yana küresel piyasalarda meydana gelen en büyük düşüş oldu.

Bu durum en çok ABD, Rusya, İran ve Suudi Arabistan gibi üretici ülkeleri etkileyecek.

Peki Suudi Arabistan bu durumdan bu kadar etkilenecekken neden böyle bir üretim artışına gidiyor? Aslında işin özü, Suudi Arabistan’ın arzı daha fazla artırarak fiyatları düşürmek yoluyla Rus Ural petrolünü Avrupa pazarından silmek ve Rusya’ya ders vermek istemesi. Böylece, dünyanın en düşük üretim maliyetine sahip olma avantajını da kullanarak, Avrupa ülkelerini kendi müşterisi yapmış olacak.

Bu arada Rusya ise, petrol üretim miktarında ek kesinti yapmayarak, fiyatlardaki düşüşün bir süre daha devam etmesini bekliyor. Amacıysa, ham petrol üretim maliyetleri ortalama 50-55 dolar seviyesinde bulunan ABD’li kaya petrolü üreticilerinin bir kısmının piyasa dışına itilmesini sağlamak.

Ekonomik büyüklükleri bakımından iki ülkenin de bu savaşı uzun süre tazmin edebilme kapasiteleri var. Fakat bu savaşın sonuçları görece küçük ve petrol bağımlılığı yüksek diğer OPEC ülkelerinde daha ciddi hissedilecek.

Diğer taraftan geçen hafta başında 30 dolar bandına kadar düşen petrol fiyatlarının da 50 doların altında seyretmeye devam edeceği görülüyor. Bu durum uzun vadede Türkiye gibi ithalatçı ülkelere yarayacaktır. Çünkü Türkiye gibi petrolde yaklaşık %92, doğal gazda ise %98 ithalata bağımlı ülkelerin enerji ithalat maliyetlerini düşürebilmesi açısından oldukça önemli bir avantaj.

Merkez Bankası’nın yaptığı çalışmaya göre, petrol fiyatının her 10 dolarlık düşüşü Türkiye’nin petrol ödemelerini 4 milyar dolar azaltıyor. Son dönemde 30 doların üzerinde yaşanan düşüşü baz aldığımızda, önümüzdeki bir yılda Türkiye’nin enerji faturası 10-15 milyar dolar daha düşecektir. Ayrıca, petrol fiyatlarındaki ve küresel talepteki düşüş, doğal gaz ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) fiyatlarında da bir düşüş sağlayacaktır. Yine bu durumda Türkiye’nin enerji ithalat faturasındaki düşüşü destekleyecektir.

Tabi bu durum benzin fiyatlarına da yansıyacaktır. Dolayısıyla, bu düşüş aynı zamanda yıllık bazda enflasyonu 1,5-2 puan gibi aşağıya çekebilir. Petrol fiyatlarındaki düşüş, faizlerin de düşmesine neden olacaktır.

Buradaki tek endişemiz, virüs veya petrol savaşı nedeniyle dünya ekonomisinin bir resesyona girme ihtimalidir. Bu durumda ticaret küçülecek, ihracat ve ithalat azalacaktır. Bundan da ilk önce petrol üreten ülkeler etkilenecektir.

Olumsuz etkilenecek diğer bir ülke de Türkiye olacaktır. Çünkü, petrol ihraç eden ülkelerle ticaret ve turizm hacmimiz çok yüksek. Örneğin, OPEC ülkelerine 35 milyar dolarlık ihracat yapıyoruz. Bu rakam toplam ihracatımızın %20’si ediyor. Ayrıca, başta Rusya ve Türki Cumhuriyetler olmak üzere OPEC ülkelerden Türkiye’ye gelen turist sayısı yaklaşık 21 milyon kişi. Bu rakam toplam 44 milyonluk turist sayısının yaklaşık yarısı demek. Gelir olarak baktığımızda ise, 25,4 milyar dolarlık gelirin yaklaşık 11 milyar dolarlık kısmına tekabül ediyor.

Özetle Türkiye olarak enerji ithalatına yılda 40 milyar dolar ödüyoruz. Sürecin devam etmesi, petrol ve petrole endeksli gaz alımında Türkiye’ye olumlu yansıyacaktır. Düşük enerji fiyatları her şeyden önce cari dengemiz ve enflasyon için olumlu olacaktır.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.