Yazarlar Yeni dönemde kalkınma ve yatırım bankacılığı

Yeni dönemde kalkınma ve yatırım bankacılığı

Şahap Kavcıoğlu
Şahap Kavcıoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Ülkemizde kalkınma ve yatırım bankacılığı 70’li yıllardan sonra biraz gelişmiş olsa da 90’lı yılların sonuna doğru çok büyük bir ivme kaybetmiştir.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Şahap Kavcıoğlu : Yeni dönemde kalkınma ve yatırım bankacılığı
Haber Merkezi 23 Ekim 2018, Salı Yeni Şafak
Yeni dönemde kalkınma ve yatırım bankacılığı yazısının sesli anlatımı ve tüm Şahap Kavcıoğlu yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

Özellikle 90’lı yıllarda Türkiye’deki yüksek enflasyon ve yüksek faiz sarmalı, yatırımların önemli ölçüde azalmasına sebebiyet vermiştir. 2000’li yılların başlarından sonra gelişen ve büyüyen Türkiye’nin en önemli eksiklerinden biri ise; bu kez yatırım, üretim ve istihdamın artırılması açısından yatırımlara uzun vadeli finansman sağlayacak güçlü bir kalkınma bankacılığının olmamasıydı.

Türkiye Kalkınma Bankası bilindiği gibi yurt dışında çalışan işçilerin tasarruflarını yatırımlara dönüştürmek amacıyla 1975’te Devlet Sanayi İşçi Yatırım Bankası olarak kurulmuş, 1988’de ise Türkiye Kalkınma Bankası adını almıştır. Bankanın sanayi sektörü yanında diğer sektörlere de finansman desteği sağlama imkânı da yine aynı tarihte getirilmiştir.

Özellikle bu tarih sonrası kalkınma programlarının en önemli uygulayıcılarından biri olarak görülen Türkiye Kalkınma Bankası, geçmiş pratikler dikkate alındığında kalkınma hedeflerine ulaşmada etkin bir rol alamamıştır.

Bu durumun getirdiği farkındalıkla, 1 Ekim itibarıyla yeni yasama yılında Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun yürürlüğe sokulmuştur.

Türkiye’nin kalkınmasına önemli katkı sağlayacak olan bu kanunun amacı; çağdaş kalkınma ve yatırım bankası araçları kullanılarak ülkemizin kalkınma hedefleri doğrultusunda yatırım ve projelerin desteklenmesi, fon kaynaklarının etkin kullanılmasını sağlamaktır.

Yeniden yapılandırma çerçevesinde Ziraat Bankası ve Halk Bankası gibi özerk bir yapıya kavuşturulacak olan bankada, personel istihdamı da İş Kanunu hükümlerine göre düzenlenecek iş sözleşmesiyle sağlanacak. 1 Ocak 2021’den itibaren ise 4857 sayılı kanun hükümlerine tabi olmayan personel çalıştırılmayacak.

Ayrıca, Türkiye Kalkınma Bankası bünyesinde tüzel kişiliği haiz Türkiye Kalkınma Fonu kuruldu. Bu fonun kuruluş amacı, orta ve uzun vadede ülke kalkınmasına olumlu katkılar sağlayacak stratejik sektör ve yüksek teknoloji yatırımları için alternatif finansman imkânlarının sağlanmasıdır.

Türkiye Kalkınma Fonu’ndan beklenen en temel amaç ise, birçok gelişmiş ülkede olduğu gibi stratejik olarak gelişmesi istenen bölgelere ve sektörlere uzun vadeli sermaye yatırımları yapması ve bu yolla hedeflenen ekosistemi desteklemesidir.

Bakıldığında fonlar, kalkınma bankalarının hem faaliyetlerini etkili bir şekilde yürütmeleri hem de özel sermayeyi teşvik ve katalize ederek piyasayı yönlendirmeleri için kullandıkları en temel araçlardır. Örneğin Avrupa Yatırım Bankası (AYB), girişimcilik ve inovasyonu desteklemek için kendi bünyesi altında risk sermayesi ve KOBİ’lere yönelik çalışmaları yürütmek üzere Avrupa Yatırım Fonu’nu (AYF) kurmuştur.

Günümüzde dünyada yaklaşık 550 adet kalkınma bankası mevcuttur. Bunların 520 tanesi ulusal düzeyde faaliyet gösterirken, geri kalanı bölgesel ve küresel düzeyde faaliyet göstermektedir. Türkiye’de ise, toplam 52 bankanın içerisinden 4’ü kamu sermayeli banka olmak üzere 13 tane kalkınma ve yatırım bankası vardır.

Kalkınma ve yatırım bankalarının 2017 yıl sonu itibariyle toplam bankacılık sektörü içindeki yerine bakılacak olursa, 162,7 Milyar Türk Lirası aktif büyüklük ile %5 paya, 126,7 Milyar Türk Lirası kredi büyüklüğü ile de %6 paya sahip olduğu görülecektir.

Aynı dönemde 8,98 Milyar Türk Lirası aktif büyüklük ile bankacılık sektöründe binde 2,7 paya sahip olan Türkiye Kalkınma Bankası, kalkınma ve yatırım bankacılığı sektöründe ise %5,5 paya sahiptir. Yine, kredi büyüklüğü açısından 6,9 milyar Türk lirası ile bankacılık sektöründe binde 3,2 paya sahip olan banka, bu kriterde kalkınma ve yatırım bankacılığı sektöründe ise %5,4 paya sahiptir.

Dolayısıyla buradaki oranlarda göstermektedir ki hem bankacılık sisteminde hem de kalkınma bankacılığında ciddi bir Pazar payına ulaşılamamıştır.

Bunun için kalkınma ve yatırım bankacılığını, diğer ülke örneklerindeki gibi uluslararası alanda çalışır bir vaziyette kalkınmaya daha fazla katkı sunacak bir duruma getirmemiz gerekir.

Türkiye Kalkınma Bankasını yurt dışındaki muadil bankalarla karşılaştırdığımızda, bahsettiğimiz bu gerekliliğin resmi daha net ortaya çıkmaktadır. Türkiye Kalkınma Bankası aktif büyüklüğünün gayri safi yurt içi hasılaya oranı %0,28 iken, bu bankaya muadil ulusal kalkınma bankaları dikkate alındığında söz konusu oran Çin’de %20, Almanya’da %15,41, Kore’de %16,15’tir.

Aynı şekilde muadil ulusal kalkınma bankalarının öz kaynak millî gelir oranları Çin’de %1,56, Almanya’da %0,94, Kore’de %2,05 iken, Türkiye Kalkınma Bankası’nda bu oran %0,04’dür.

Bu rakamlarla da ifade edildiği üzere, hem sermaye ve aktif büyüklüğü açısından hem de faaliyet etkinliği açısından Türkiye Kalkınma Bankası ülkemizin kalkınma süreçlerinde etkin bir rol alamamıştır.

Üretim meselesi Türkiye’nin kuşkusuz en önemli sorunlarından birisidir. Ülkemizin kalkınması, gelişmesi ve milletimizin refahının artırılması için yatırımları ve üretimi artırmak elzemdir. Ülkede kalkınma ve yatırım bankacılığının gelişimini sağlamak, rekabetçi, dinamik ve daha etkin bir reel sektör için oldukça etkili bir adımdır.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.