Yazarlar Yeşil sermayeli holdingler veya Anadolu aslanlarının durumu ne olacak?

Yeşil sermayeli holdingler veya Anadolu aslanlarının durumu ne olacak?

Şahap Kavcıoğlu
Şahap Kavcıoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Geçen haftaki yazımızda, Konya ekonomisine dolayısıyla ülke ekonomisine önemli katkı yapan eski ifadeyle yeşil sermayeli holdingler veya Anadolu Aslanlarının durumlarına değinmiştik.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Şahap Kavcıoğlu : Yeşil sermayeli holdingler veya Anadolu aslanlarının durumu ne olacak?
Haber Merkezi 22 Ocak 2019, Salı Yeni Şafak
Yeşil sermayeli holdingler veya Anadolu aslanlarının durumu ne olacak? yazısının sesli anlatımı ve tüm Şahap Kavcıoğlu yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


1990’lı yıllarda Merkez Bankası, kontrollü sabit kur politikası izlemiş ve kur ile faiz arasındaki makası faiz lehine 15 ile 18 puan yüksek tutmuştur. Esas hedef düşük kur-yüksek faiz politikası ile Türk işçilerinin dövizlerini ülkeye çekmek ve Türkiye’de yüksek faizle bankalara yatırmalarını sağlamaktı.

Ancak, mütedeyyin vatandaşlarımız faize karşı duyarlı olmaları nedeniyle de bu imkândan faydalanmak için farklı arayışlara yönelmişlerdir. İşte bu ortamda Anadolu veya İslami holdingler bu insanlara faiz yerine kâr payı önererek, yurt dışındaki vatandaşlarımızın döviz birikimlerini toplayarak üretim ağırlıklı ilk yatırımlarını yapmışlardır. Bu firmaların büyük bir kısmı Konya merkezli olarak ortaya çıkmışlardır.

1990’lı yılların başlarında ortaya çıkmaya başlayan bu holdinglerin en önemlisi ve ilki Konya’da kurulan Kombassan Holding’dir. Bu holdingin o günkü şartlarda topladığı sermayeyle önemli yatırımlar yapması, diğer insanları da bu yolla yatırım yapmaya sevk etmiştir. Fakat arkasından kötü niyetli kurulan onlarca holding çok sayıda yurt dışındaki birçok vatandaşımızı dolandırmak suretiyle bu sisteme önemli zarar vermiştir.

Tabi bu durum, Kombassan gibi doğru iş yapan firmaları yeni ortak katamadıkları için sıkıntıya sokmuştur. Bir de o zamanki hükümetlerin bu holdinglere bakış açısı da olumsuz olunca, dönemin şartlarında çıkarılan engeller büyümelerini engellemiş ve yeni yatırım yapamamışlardır.

1990’lı yıllardaki siyasi istikrarsızlık ile birlikte tabela holdinglerin yarattığı travma devam ederken, 1997 yılında yaşanan 28 Şubat muhtırası ile Kombassan, İttifak ve Yimpaş gibi o zaman önemli yatırımları olan holdinglere yeşil sermaye gözüyle bakılması, bunların yasal bir statüye kavuşturulma taleplerini karşılıksız bırakmıştır. Bu durum önemli bir boşluk oluşturmuştur.

Sayıları kısa sürede artan tabela holdingler, parasını ilk yatırana son yatıranın parasını %25 kâr payı gibi vererek bir saadet zinciri oluşturmuşlardır. Birkaç yıl için bu holdingler birer birer batmışlar ve on binlerce kişiyi mağdur etmişlerdir.

Süreç içerisinde Konya’da sayıları 78’e ulaşan bu firmaların 74’ü tasfiye olmuş, kalan firmalarda SPK’nın oluşturduğu mevzuatla halka açılmıştır. Bu şirketlerden Kombassan, 72 bin ortağıyla 23 Kasım 2012’de borsaya kote olmuştur.

Ancak sorunlar devam etmiş, Kombassan’ın 72 bin ortağından 2600’ü, 2005 yılından başlayarak kuruluş aleyhine davalar açmışlardır.

Çok ortaklı kurulan bu firmalarda hiçbir ortak %1’den fazla hisseye sahip değildir. Ancak daha önceleri Türkiye’de açılan davalarda 2009 yılı sonuna kadar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi “Davacı ortaktır ve ortak, ortaklık için yatırdığı parayı çekemez” diye holding lehine verilen yerel mahkeme kararlarını onar iken, 2009’dan sonra görüş değişikliğine gitmiş ve yerel mahkemeleri davacıların ortak olmadığı yönünde karar vermeleri konusunda yönlendirmiştir.

Yargıtay’ın “haksız fiil var, ortaklık ilişkisi yok, zaman aşımı uygulanmaz” kararı ile 70.000 kişiye holdinge dava açma hakkı verilmiştir. Hali hazırda görüşülmekte olan 900 dava, yerel mahkemece Yargıtay kararı yönünde holdingin aleyhine hızla sonuçlanmıştır. Holding davalarından Kombassan, Yimpaş ve UMPAŞ Holdingler etkilenmektedirler.

Olayın bu yönde olumsuz gelişmesi üzerine, son 8 ayda sadece Kombassan’a 1498 ilave dava açılmış ve açılmaya devam etmektedir. 1498 davadan 178 milyon TL yük gelmesi beklenmektedir. Davaların bu hızla devam etmesi halinde dava açanların, 28 yıl önce ortak olarak koydukları parayı; cezası, faizi, avukat masrafı ile güncelleştirilmiş fiyattan alma ihtimalleri doğacaktır. Bu durumda, 5000 ortak holdingin varlıklarının tamamını alırken geriye kalan 65.000 kişiye hiçbir şey kalmayacaktır. Olayın bir diğer noktası ise;

Bu üç holdingin 8.000 civarında çalışanı ve 3,5 milyar TL ciroları vardır. Bunların en büyüğü konumunda olan Kombassan Holding 4500 kişiyi istihdam ediyor. 2018’de 2,2 milyar TL ciroya ulaşmıştır. Çok önemli alanlarda üretim yapan Holding, sadece Konya’da değil yurtiçinde 12 ilde (Konya, İstanbul, Ankara, Sakarya, Tekirdağ, Afyon, Aksaray, Burdur, Karaman, Antalya, Düzce, Aydın) ve yurtdışında (Romanya, Hindistan ve Macaristan) 9 ana sektör, 24 şirket ve 30 tesiste faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yine 2009 yılında BİST’e kote olmuş İttifak Holding, 5 kıtada 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirmektedir.

En önemli özelliği küçük tasarrufları birleştirerek yatırıma ve üretime dönüştürmek olan bu holdinglere açılan davalarla ilgili bu minvalde hukuki düzenleme yapılması gerekir. Bu sayede hem 70.000 ortak mağdur edilmemiş, hem de ileride oluşacak ekonomik kayıplar şimdiden kontrol altına alınmış olacaktır.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.