Yazarlar Bu kumpasa daha ne kadar mahkum olacağız?

Bu kumpasa daha ne kadar mahkum olacağız?

Salih Tuna
Salih Tuna Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Mütemadiyen çok yönlü saldırı altında olduğunuzu dile getirmeniz veya yedi düvelin Türkiye'ye karşı biraraya geldiğini işaret etmeniz yetmez.
Tamam, Çanakkale'de olduğu gibi yedi düvele yine geçit vermeyeceğinizi söylemeniz “kararlılığınızı” ilan etmek bakımından anlamlıdır, ama, hazırlığınız yoksa sadra şifa olmaz.
Mesela, tanklar hamasetle çalışmaz.
Cephede mazotu bitmiş tanka, “Yiğidim aslanım, sen ki kahraman bir ulusun kahraman ordusunun kahraman bir tankısın, haydi yavrum marş marş ileriiii!” diyemezsiniz.
Derseniz de tankın kılı kıpırdamaz.
Dahası, tankın dili olsa vereceği cevap şudur: “Ben hamasetle değil mazotla çalışırım oğlum…
Evet, harici ve dahili tüm saldırılara karşı hazırlanmanız, hazırlıklı olmanız icap eder.
Lakin hazırlıklı olmak için de her şeyden evvel nasıl bir saldırıya maruz kaldığınızı adamakıllı fehmetmeniz gerekir.
Söz gelimi, algı faaliyetine karşı “la taş yok mu taş” yollu tepki göstermenin, takdir edersiniz ki, faydası olmaz.
Algı operasyonlarını boşa çıkaracak söylemler, ifade tarzları, hatta önleyici tedbirler geliştirmeye mecbursunuz.
Yoksa…
Kimi zaman basit bir telefon görüşmesinden, kimi zaman da son derece münferit bir hadiseden “vurgun” yersiniz.
Muarızlarınız istedikleri algıyı yerleştirdikten sonra, “bizimle ne alakası var?!” diye matine - suare feryat etseniz ne çare!
Psikolojik harp konusunda uzmanlaşmışlar, üstelik, her türlü müptezelliğe başvuracak kadar da ahlaksızlar.
Evet müptezel…
Öyle ki, “Bir kurumda böyle bir olayın yaşanmış olması o kurumu kapatmak için gerekçe olamaz. Öte yandan failin en ağır cezayı alması için de sıfır toleransla hukuki takip yapıyoruz” şeklindeki açıklamayı, “bir kereden bir şey olmaz” diye çarpıtacak kadar!
Kılıçdaroğlu'nun ahlak yoksunu malum sözleri de bu çarpıtmanın devamı veya sonucudur.
Gelgelelim…
Ahlaksızlara karşı mücadelede sadece ahlaklı olmak yetmez. Aynı zamanda uyanık bir bilince de sahip olmak gerektir.
Unutmamanız gerekir ki, muarızlarınız sinekten yağ çıkartacak kadar mahir, bir taşla kuş sürüsü vuracak kadar da profesyoneldirler.
Bakın size bir şey söyleyeyim: Bunların yaptıklarını siz yapmış olsaydınız, sizi ossaat sokağa çıkamaz hale getirirlerdi.
Yani…
Bunlar gibi gündüz gözüyle terörü - teröristi, hendekleri, polisimizi, askerimizi, savcımızı katledenleri destekleyeceksiniz, Kızılay bombacısına “kızcağız” diye empati göstereceksiniz, MİT TIRları kumpasıyla Türkiye'ye uluslararası arenada “terörist ülke” damgası vurdurmak için gerekçe üretmek isteyenleri arkalayacaksınız, Türkiye hangi ülkeyle niza halinde ise o ülkeyi savunacaksınız, Türkiye'yi “muasır medeniyet seviyesine” çıkartacak bütün projelere engel olmaya çalışacaksınız sonra da alnınız ak başınız dik bu ülkenin sokaklarında dolaşacaksınız…
Dünyayı size dar ederlerdi.
Demem o ki, kimlerle dans ettiğinizi bilin.
Dikkatinizi hiçbir zaman kaybetmeyin. Dikkatinizi kaybettiğiniz an tuzaklarına düşersiniz.
Sakın ola hiçbir zaman bu kadarını da yapmazlar, demeyin, bunlardan her şey beklenir.
Kullanmayacakları hiçbir değer yoktur.
Mesela, siz anlaşılır gerekçelerle “angajman kuralları” falan dersiniz, bir de bakarsınız ki, bunu da istismar ederek fırsata çevirmişler…
Rus uçaklarının düşürülmesi böyledir demiyorum, elimde herhangi bir delil, belge yok.
Fakat…
Rus uçaklarının düşürülmesinden bir kaç gün evvel Erdoğan ile Putin arasında bir görüşme gerçekleştiğini iddia eden Vatan Partisi Genel Başkanı Perinçek şöyle bir açıklama yapmıştı: “Bu görüşmede Türkiye Cumhurbaşkanı, Rusya Devlet Başkanı Putin'e, Türkiye'nin askeri birliklerinin Suriye'nin kuzeyinde Cerablusbölgesinde bir harekâtyapmasıdurumunda tutumlarının ne olacağınısoruyor. Putin de bunu görmezden geleceklerini, herhangi birşekilde askeri bir eylemde bulunmayacaklarını, ama ekranlarınönünde Suriye'nin toprak bütünlüğünüsavunacaklarınıbelirtiyor. Böylece, Türkiye'nin Amerika veİsrail tarafındanSuriye'nin kuzeyinde kurulmakta olan 'Kürt Koridoru' diye anılan, aslında Amerika-İsrail koridorunu askeri bir harekâtla kesmesi, bölmesi, parçalaması, ortadan kaldırması ve orada bir güvenlik alanı oluşturması, aynı zamanda Suriye'nin de toprak bütünlüğüne hizmette bulunacak bir askeri eylemde bulunması koşulları yaratılmış oluyor(….)Bütün hazırlıklar Genelkurmay'da tamamlanmış. Bunu hükümet kaynaklarından aldığımız bilgilere dayanarak söylüyoruz. Planlar gözden geçirilmiş, bütün gerekli incelemeler yapılmış ve bir anlamda harekât için düğmeye basılmak üzere. Akşam da Rusya'nın Dışişleri Bakanı Türkiye'ye gelecek. Böyle bir kritik günde, Rusya'nın savaş uçağı Türkiye Hava Kuvvetleri tarafından düşürüldü…
Doğu Perinçek'in bir süre önce yaptığı mezkur açıklamayı, Sayın Cumhurbaşkanımızın, Rus uçaklarının düşürülmesinin ardından pilot inisiyatifinden bahsetmesi veya “Rusya uçağı olduğunu bilseydik düşürmezdik” ifadesiyle birlikte değerlendirdiğimizde nasıl bir kumpasa maruz kaldığımız ortaya çıkmıyor mu?
Rusya ile ilişkilerimizi hiçbir kumpasa kurban edemeyiz.
Kumpasçıları daha fazla sevindirmeyelim; Rusya ile ilişkilerimizi ne yapıp edip eskisinden daha kuvvetli hale getirelim.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.