Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Biz kaybettik aşk da kazanmadı
Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00

Biz kaybettik aşk da kazanmadı…

Süleyman Gündüz
Süleyman Gündüz Gazete Yazarı
"Anılardan muafız biz

El- Kermil içimizde

Celile"nin otları kirpiklerimizde

Bir nehir gibi ona uzanaydık deme bana

Öyle deme!

Memleketin etindeyiz biz… Memleket de içimizde!"

Mahmud Derviş"in "Biz kaybettik aşk da kazanmadı" şiirinin ilk mısraları böyle başlıyor.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise "Doğduğum yer olan el-Celil''deki Safed''i görmek hakkım ancak orada yaşamak değil" diyordu İsrail"in Kanal 10 televizyonuna.

İşte her şey bu sözde gizli.

Abbas bu açıklamasıyla, İngilizlerin 1917, İsrail''in 1948''de işgal ettiği topraklara geri dönme hakkımızdan vaz geçtiğimizi ve kaybettiğimizi anlatıyor.

Her gün geri dönüşün hayalini kuranlar bir bir eksiliyor veya karşı safa katılıyor.

Oysa ben ve Mahmud Derviş hep geri dönmenin hayalini kurmuştuk el-Celile"ye.

Üç yıl önce Yafa, Akka, Hayfa ve el-Celile"yi ziyaret etmiştim. Mahmud Derviş"in bu kadar bile şansı olmadı. Belki de benim şanssızlığımdı bu. Bende Abbas"ın gelecekteki beklentisi gibi izne bağlı olarak ziyaret etmiştim atalarımın topraklarını. Ben de zımnen bölünmeyi onaylamıştım. İşte ihanetimi ifşa ediyorum.

Mısırlı Müslümanlar ve Kıpti Hıristiyanlar, Siyonist işgali altındaki Kudüs özgürleşinceye kadar ziyareti yasaklamışlar. Ben Siyonist işgali altındaki Kudüs"e de gitmiştim. Oysa Mısırlı Müslümanlar ve Kıpti Hıristiyanlar kadar olamamıştım.

Şubat ayında Gazze"ye yaptığım ziyarette Başbakan İsmail Heniye"ye bir soru sordum. Dedeniz hangi ülkenin yurttaşıydı? Bir an duraksadı ve hiç düşünmediğini söyledi. Sizin dedenizle benim dedem ayni ülkenin yurttaşlarıydılar dedim.

Gerçekten 1917"e kadar biz aynı ülkenin yurttaşlarıydık.

2002"de Batı Şeria Ramallah"da Abbas"ın bugün ikamet ettiği Muqata"da Arafat"ı ziyaret ettiğimde ortak tarihimize vurgu yaparak "Dedem Osmanlı ordusu içinde Galiçya"da Ruslara karşı savaşmış bir çavuştu" demişti.

Birçoğumuzun dedesi de Kafkaslar"da, Irak"ta, Yemen"de, Hicaz"da ve Filistin cephesinde ülkelerini savunmak için savaşmışlardı.

Bir asra varmayan bir zaman diliminde ortak hedeflerimiz ve hayallerimiz vardı geleceğe dair. Bir Filistin"imiz vardı.

Sina, Gazze ve Meggido"da (Nablus) beraber savaşmış ve yenilmiştik. Kanlarımız birbirine karışmıştı. Mezarlıklarda yan yana yatıyorduk.

Gücümüz tükenmişti ve 11 Aralık 1917"de Kudüs"ü İngilizlere beraber teslim etmiştik. Kaderimiz ortaktı artık.

Bizim için "Filistin"e el sürülemez"di. O Hz. Peygamberimiz"in, Hz. Ömer"in, Selahaddin"in ve cedlerimizin bize emanetiydi.

Bölge 1917"den 1948"e kadar İngiliz manda yönetiminde kaldı. Ardından,1948"de BM himayesinde Filistin toprakları yırtılarak Siyonist İsrail Devleti kuruldu. Siyonist işgaliyle Filistinliler topraklarından sürgün edildiler.

Bugün Filistin toprakları üzerinde Siyonist İsrail Devleti ile Gazze ve Batı Şeria"da BM tarafından tanınmayı bekleyen Filistin Devleti bulunuyor.

Mahmud Abbas, belediye hizmetleri, polisiye güvenlik ve gümrük kontrol görevini yapacak bir Filistin Devleti"nin bağımsızlığının tanınması için 2011"de BM"ye müracaat etti.

Filistin yönetimi şimdi de:193 BM üyesi devletten, statüsünün "gözlemciden", "üye olmayan gözlemci devlete" yükselmesi için destek istiyor.

Körfez kralları ve emirleri Gazze"ye ziyaretler yapıyor, Hamas"ı Abbas"ın devletleşme girişimine destek vermesi ve İsrail"le barış masasına oturması için ikna etmeye çalışıyorlar.

Siyonist İsrail Devleti, bir travmadır. Bu haliyle devam etmesi mümkün değildir. Oysa asırlarca Filistin topraklarında Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Museviler barış içinde yaşadılar.

Yahudi devleti fikri iflas etmiştir. Filistin topraklarında barışın kurulmasının tek yolu Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Musevilerin ortak bir geleceği beraber kurmalarıyla mümkündür. Bunun dışında her gelişme Filistin topraklarının parçalanması anlamına gelecektir.

Bugün ise Filistin topraklarında bölünmeyi ve Siyonist İsrail işgalini meşrulaştıracak adımlar atılıyor.

İlk defa Filistin toprakları parçalanma tehlikesiyle karşı karşıya.

Abbas, ümidini kaybetse de biz Kudüs, Suba, Kakun, Yafa, Hayfa, Akka, el-Celile"ye ve Safed"e geri döneceğiz.

"Filistinliler olmazsa Filistin yok olur."

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.