YazarlarUkrayna krizi Batı"nın iç savaşı mı?

Ukrayna krizi Batı"nın iç savaşı mı?

Süleyman Gündüz
SüleymanGündüzGazete Yazarı
ABD Savunma eski Bakanı Robert Gates, kısa süre önce yayımlanan anılarında; "ABD eski Başkan Yardımcısı Dick Cheney 1991"de sadece Sovyetler Birliği"nin veya Rusya İmparatorluğunun değil bizzat Rusya"nın parçalanmasını böylece, onun bir kez daha dünyanın geri kalan kesimi için bir tehdit oluşturmamasını görmek istemişti" diye yazmıştı.

ABD"deki Neoconlar ve destekçileri, Rusya"nın tarih sahnesinde tekrar rol almaması için etnik sınırlarına hapsedilmesinin gerektiğini düşünmüşlerdi.

2005"de Ukrayna ve Gürcistan"dan yapılan "Turuncu ve Karanfil Devrimleri" bunun bir yansımasıydı. Bu devrimlerin sonucunda her iki ülke NATO"ya dâhil edilebilseydi-ki; ABD Devlet Başkanı George W. Bush"un beceriksiz planı nedeniyle bu gerçekleşmedi- belki de Gürcistan ve Ukrayna"ya yönelik Rus müdahalesi olmayacaktı. Rusya doğal sınırları içine çekilmiş olacaktı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin"in yönetimdeki ağırlığının artışı oranında Rusya"nın bölgesel etkinliğinin yanı sıra küresel ağırlığı da artmaya başladı. Bunun en önemli örnekleri Güney Osetya müdahalesi ve Suriye"de Esad rejimine verilen destektir.

Rusya"nın dünya siyasetine geri dönüşü bugünlerde Ukrayna"da mı durdurulmaya çalışılıyor?

Rusya"nın geri dönüşünün engellenmesi için ABD-AB Ukrayna"daki "Sağ Sektör" olarak adlandırılan milliyetçi unsurları desteklediler. Bunun sonucunda Rus yanlısı Başkan Viktor Yanukoviç yönetimi devrildi.

Hesap edilmeyen tek şey Putin"in soğuk savaş dönemi taktiklerine başvuracağı, gözü kara davranacağı ve çıkarları uğrunda savaşı göze alacağıydı.

Belki de planlanan buydu.

Ünlü Amerikalı Sovyetolog Zbigniew Brzezinski Büyük Satranç Tahtası adlı kitabında eski Sovyetler Birliği coğrafyasında Azerbaycan Güney Kafkasya"nın, Özbekistan Orta Asya"nın, Ukrayna ise Avrasya"nın önemli jeopolitik noktası olduğunu yazar. Sovyet sonrası dönemde her üç ülkede de Rusya-Batı ekseninde denge siyaseti hâkimdi.

Anlaşılan kriz cephesi Avrasya üzerinde yeni hesapları devreye sokarak Ukrayna"daki denge siyasetini bozdular.

Ukrayna devrimiyle ülkenin tümü kontrol altına alınabilseydi sıra Rusya Federasyonu"nu oluşturan cumhuriyetlerle, Kafkas ve Orta Asya"daki ülkelere gelmiş olacaktı.

Unutmamak gerekir ki; Ukrayna krizi Avrasya"nın da geleceğini belirleyecek.

Ukrayna krizi üzerinden Barack Obama yönetiminin Rusya"ya yönelik bugüne kadar üretebildiği siyaset sadece; siyasi ve ekonomik ambargo olmuştur. İkisi de Rusya"nın geri adım atmasını sağlayacak nitelikte değil. Kısa ve orta vadede de sağlayacağa benzemiyor. Uzun vadedeki beklentilerse Anadolu"daki bir deyişi hatırlatıyor "kim öle kim kala".

ABD-AB ekseni, siyasi ve ekonomik ambargonun, Rusya"da huzursuzluk yaratacağı ve bunun sonucunda kitle gösterileri başlayacağı ümidi içinde oldu.

Putin"in "Bazı Batılı politikacılar daha şimdiden, bizi sadece yaptırımlarla değil ülke içinde çıkabilecek ve gittikçe ciddileşecek sorunlarla da tehdit ediyor. Akıllarından tam olarak ne geçtiğini bilmek isterdim: Beşinci kol faaliyetlerini mi destekleyecekler yoksa halkı huzursuz etmek için sosyal ve ekonomik durumumuzu kötüleştirmeye mi çalışacaklar?" açıklaması bunun en önemli kanıtıdır.

Bunun üzerine Rusya"da dış politikayı eleştiren muhalif unsurlar baskı altına alınmaya, ülkede yabancı düşmanlığı artmaya ve bazı şovenist gruplar okul kitaplarından çoğulculuk söylemlerinin çıkartılmasını talep etmeye başladılar.

En büyük tehlike krizlere dayalı olarak Batı"da ve bölgede şovenizmin yükselişe geçmesidir.

Radikal düşüncenin yükselmesinin bedelini tüm dünya ödeyecek.

Ukrayna radikal sağının Rusya"dan kopup Batı"ya yaklaşma siyasetinin önemli sonuçları gözükmeye başladı.

Ukrayna hükümeti Rus ayrılıkçıların elindeki Slavyansk"a operasyon başlatırken ayrılıkçılar üç helikopter düşürdü. Odesa"da ise Kiev yanlıları, Rus yanlılarının işgal ettiği sendika binasını ateşe verdi ve 38 kişi yaşamını yitirdi.

Çatışmalar sonucunda Ukrayna Devlet Başkan Vekili ve Parlamento Başkanı Aleksandr Turçinov 18-25 yaş aralığındaki erkekleri askere çağırdı. Durum ciddi.

Bugünkü durumu planlayan akıl, Ukraynalılarla Rusların düşman olmasına ve tam ayrışmasına neden olacağı düşüncesinden yola çıkarak mevzi bir savaşa da destek verebilirler.

İki ordu arasında silahlar patladığı andan itibaren olayların nerede duracağını hiç kimse kestiremez. Masa başında yapılan planların sahada bire bir uygulaması her zaman mümkün olmamıştır. Tarih bunun örnekleriyle doludur.

Şimdi sorularımızı soralım:

Ukrayna krizinin sonucunda Rusya sınırlarına hapsedilecek mi?

Yaşananlar sadece Rusya ile Batı arasında bir gerilim mi, yoksa Batı"nın kendi iç savaşı mı?

Ukrayna krizi 21. Yüzyıl"ın gidişatını etkileyeceğe benziyor.