Yazarlar Yargıya müdahale edin diyorlar

“Yargı’ya müdahale edin” diyorlar!

Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Kravatlı Terörist Mister Demirtaş ile Kızıl Soros Osman Kavala’yı mapustan kurtarmak için epeyce bir süredir “seferberlik” var.

İçerideki Batı işbirlikçisi cephenin medya ve siyasetteki elemanları, şimdilerde hadiseyi şöyle bir algı eşiğine getirdiler:

“Hukuk ve demokrasi alanlarında reform olabilmesi için Demirtaş ile Kavala’nın serbest bırakılması şarttır; aksi takdirde reform falan olmaz!”

Evet, bunu demeye getiriyorlar.

Hatta açıkça söyleyenleri de var.

Bu; bir gözbağcılıktır, optik çarpıtmadır ve dahi düzenbazlıktır.

*

Dahası: İktidara “Yargıya müdahale edin” demektir!

Üstelik…

Kaç zamandır, iktidara “Yargıya müdahale ediyorlar” diye köpürenler de bunlardı!

*

Kravatlı Terörist Demirtaş ile Kızıl Soros Kavala…

Başta ABD olmak üzere Batılı devletlerin Türkiye’mize yönelik düşmanlık politikası doğrultusunda “özel görevli” iki piyondur.

DIŞ GÜÇLER’DEN KAPI GİBİ İTİRAF

2008-2010 döneminde ABD’nin Ankara Büyükelçisi idi.

Ağustos 2018’den itibaren de Haydut Devletin Suriye’deki Özel Temsilcisiydi.

Bu görevi, kısa bir süre önce sonlandı.

James Jeffrey denilen mendeburdan söz ediyoruz…

Daha şimdiden, iki itirafı var ki ibretliktir.

Türkiye’nin Kuzey Suriye’deki PYD-YPG-PKK terör koridoruna yönelik başarılı askeri operasyonlarını durdurabilmek için, bakınız ne yapmışlar:

“Erdoğan ona dişlerinizi gösterene kadar geri adım atmayacaktır.

Rojava’da Ekim 2019 ateşkesini müzakere ederken yaptığımız buydu…

Ekonomilerini yıkmaya hazırdık…”

*

İtiraf, en iyi belgedir.

Haydut Amerikan Devletinin Türkiye’ye yönelik “ekonomiyi çökertme” operasyonları içeride her tartışıldığında…

“Bırakın şu ‘Dış Güçler müdahale ediyor’ palavrasını” diyenlerin kulakları çınlasın!

Çok sevdikleri James Jeffrey’nin kapı gibi itirafı karşısında dillerini yutmuş vaziyetteler!

*

Yeri gelmişken, bu sütunda ısrarla dikkat çektiğimiz bir hususu da hatırlayalım…

Türkiye ile ABD arasında Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde varılan mutabakatın yürürlüğe girdiği 22 Ekim 2019’dan itibaren ABD makamlarının “YPG çekildi” diye sürekli yalan söylediğini işaretlemiştik.

Bu minvalde sadece bir örnekle yetinelim ve “Hani çekilmişlerdi?” başlıklı 10 Ocak 2020 tarihli yazımızda yer alan ilgili kısmı okuyalım:

“22 Ekim 2019’dan bu tarafa tam 80 gün geçti!

Bu süre zarfında, Barış Pınarı Harekâtının dâhilindeki bölgede YPG/PKK’lı teröristlerin, hem askerlerimize hem de sivillere yönelik kahpe saldırıları ‘hiç ara vermeden’ devam etti, ediyor!

Washington makamları, 120 saatlik sürenin dolmasıyla birlikte ‘Çekildiler, çıkarttık’ diye yalan söylediler…

Düzenbaz Sarı Kovboy ‘Suriye’nin kuzeyinde ateşkes çok iyi gidiyor’ diye birkaç defa palavra salladı…

İçerideki bazı yetkililer ise ‘ABD, bu kez sözünü tuttu’ diye hikâye anlattı…”

BİR DİĞER İTİRAF

James Jeffrey’nin ikinci itirafı da Amerikan Devlet Yalanlarının nasıl işlediğini göstermesi açısından ibretliktir.

14 Kasım 2020 tarihli Hürriyet’te yer alan haberi okuyalım:

“ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Başkan Trump’ın iki kez asker çekmek istemesine rağmen böyle bir çekilmenin asla gerçekleşmediğini giderayak itiraf etti.”

*

Vaktiyle, yine bu sütunda; mevzu bahis “Suriye’den acilen çekiliyoruz” lafının palavra olduğu birçok kere vurgulanmıştı.

“VER NARKOZU” YAYINLARI

James Jeffrey, iki yıl evvel ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi görevine getirildiğinde, içeride “O, bir Türk Dostu” palavraları gırla gitmişti!

Biz de “Ver Narkozu” başlıklı yazımızda “Bu tür tanımlamalar, bizleri uyutmak yahut gözlerimizi bağlamak içindir. Böyle diyerek afiyetle yedirirler. Uyandıktan sonra, iş işten geçmiş olur!” diye uyarmıştık. (22.8.2018)

Devam edelim…

Başkan Erdoğan ile Donald Trump’ın New York’taki görüşmesinden sonra (22 Eylül ’17) “Hiç olmadığımız kadar yakınız” şeklindeki üfürmeli başlıklar da…

“Ver Narkozu!” kapsamında atılmış manşetlerdi. Ki, çöpe gitmeleri için sadece birkaç hafta bile yetti.

“YENİ DÖNEM” TIRAŞI

Joe Biden, Seçiciler Kurulundaki oylama ile resmen ABD Başkanı oldu. 20 Ocak günü ise yemin ederek Beyaz Saray’daki görevine başlayacak.

İçerideki Washington’a eklemli işbirlikçi malum tiplerin “Amerika ile Yeni Dönem” başlıkları atmak için sabırsızlandığına kuşku yoktur.

Biden ile Erdoğan arasında “ilk görüşme” gerçekleştiğinde ise bu defa “Hiç Olmadığımız Kadar Yakınız” yollu manşetleri de görürsek hiç şaşırmayız!

Ve bu kuvvetle muhtemel gayretkeşlikler, gözlerimizi bağlamak için yapılacaktır: Aynı zamanda “Ankara’yı Washington’a uyumlu hale getirme” madrabazlığı içerecektir!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.