|
Sergey Rahmaninof

Rus edebiyatı ve Rus müziği. Rus müziğini Rus edebiyatından, ne de Rus edebiyatını Rus müziğinden ayrı düşünmek galiba mümkün değil. Beni daha çok ilgilendiren, Rus müziği. Rus besteciler beni oldum olası etkilemiştir. Mily Balakiref, Cesar Cui, Aleksandr Borodin, Modest Mussorgski, Aleksandr Skyrabin, Piyotr-İlyiç Çaykovski, Nikolay Rimski-Korsakof, Sergey Rahmaninof, İgor Stravinski, Sergey Prokofief, Dimitri Şostakoviç... her biri yaşadıkları döneme damgalarını vurmuş bestecilerdir. Bütün Rus besteciler, bence uzun uzun yazılmayı, anlatılmayı hakediyorlar. Ne vardır bu Rus bestecilerinde bilmiyorum. Nedir onları böyle yaşadıkları çağdan çıkarıp, müzik alanında neredeyse çağlarüstü bir konuma yükselten, Rus vatandaşı olmaktan çıkarıp bir dünya vatandaşı haline getiren?

Ben, Rusya''nın hem doğu ile, hem de batı ile çok iyi bir kültür alışverişi kurduğuna, bu alışverişten de en çok Rus müzisyenler ile edebiyatçıların istifade ettiğine inanıyorum. Müthiş zenginlik, sanatçıyı da olabildiğince etkiledi ve yönlendirdi. Çaykovski''nin, Rimski-Korsakof''un, Rahmaninof''un eserlerini dinleyin, hem doğunun hem de batının kültürel zenginliğinin izlerini göreceksiniz.

Belki biraz Rahmaninof''dan özel olarak söz etmek gerekecek. Rahmaninof, eserleriyle Rus müzik tarihine yön vermiş bir bestecidir. Çaykovski gibi o da eserlerinde ulusal karakteri yansıtmış bir romantik bestecidir. Ama önemli bir yanı daha vardır Rahmaninof''un... müzik tarihinin en önemli piyanistlerinden biridir. Tamamen duygu yüklü eserler bestelemiştir bence Rahmaninof. David Even, "The Encyclopedia of Musical Masterpieces"da Rahmaninof''un piyano konçertolarının, piyano parçalarının, senfonilerinin, şarkılarının ve "Ölüler Adası" adlı senfonik şiirinin, tabiata ve bütün güzelliğe olan duyarlılığının müziğe yansıması olduğunu ifade eder. Hatta Even ileri giderek, son derece sıcak bir akış içinde oluşan bu ezgilerin, taşı suya çevirme gücüne sahip olduğunu bile belirtir. Ama, Rahmaninof''un eserlerindeki teknik üstünlük ve icra zorluğunu da hatırlatmak gerekir. Rahmaninof, teknik üstünlüğü estetikle süslemiş bir bestecidir bence.

Müzikte duyarlılığı Çaykovski''den sonra en iyi ifade eden bestecinin Rahmaninof olduğu söylenir. Çünkü Rahmaninof''un müzik yapmaktan başka derdi yoktu. Müziğime mesaj yükleyeyim diye bir derdi yoktu Rahmaninof''un. Tek derdi, eserinde güzelliğe ulaşmak ve bu ulaştığı güzelliği, dinleyicisine aktarabilmekti.

Onu, siyasi karışıklıklar rahatsız etmiştir. Nitekim ülkesindeki siyasi karışıklıklardan sıkılarak Dresden''e yerleşir. Yaklaşık 30-35 yıl sonra da Amerika''ya gider ve orada yerleşir. Üçüncü Senfoni''sini Amerika için bestelemiştir Rahmaninof. Onun müzikleri, 1917 Ekim Devrimi''nden sonra "Burjuva müziği" olarak kabul edilir ve aşağılanır.

Rahmaninof''u önemsemenin birkaç sebebi var. Son derece duyarlı bir besteci olmasının yanısıra - ki Birinci Senfoni''sinin aşırı yenilikçilikle suçlanmasının ardından alınır ve besteciliğe uzun süre ara verir, sonra bir - kendisini isbat etme derdinde olmayan bir bestecidir de. Sessiz, sakindir, ama kendinden emindir Rahmaninof. Bazen onun eserlerinin güzelliğine, ama daha ziyade eserlerindeki sükunete dalarım. Birçok bestecide rastlanmayacak derecede bir tevazu gizlidir, sükunet gizlidir Rahmaninof''un eserlerinde.

24 yıl önce
Sergey Rahmaninof
Rabbine hasım kesilen insan!
Sosyal çürüme yazıları 8: Sıkıntı yok cumhuriyeti
Belirsizlik ‘algılamayı’ öldürür
Reisi’nin manidar ölümü
İran bu sancılı günleri nasıl atlatacak?