Yazarlar Değirmenci uykusu

Değirmenci uykusu

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Bu yıl da 2018 yılında ve daha önceki yıllarda olduğu gibi filler tepişirken karıncalar ezilecek.

2019 yılında büyük güçler arasındaki jeopolitik gerilimlerin artmasıyla çözüm iyice çıkmaza girecek.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Yaşar Süngü : Değirmenci uykusu
Haber Merkezi 23 Ocak 2019, Çarşamba Yeni Şafak
Değirmenci uykusu yazısının sesli anlatımı ve tüm Yaşar Süngü yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Alanlarında bin uzman ve karar vericinin yıllık “Küresel Risk Algısı Anketi” sonuçlarını içeren 2019 Global Riskler Raporu’ndan çıkan sonuç bu.

Bu yılki ankete katılanların yüzde 85’i, 2019 yılında büyük güçler arasındaki siyasi çatışma risklerinin artmasını bekliyormuş.

Anketin 10 yılı kapsayan perspektifine göre, siber riskler, bu yıl da aynı hızla artacak.

Çevresel risklere yönelik kaygılarda, çözüm tarafındakilerden herhangi bir adım gelmediği için azalma olmayacak.

Biyolojik çeşitlilik kaybı, şiddetli hava olayları, iklim değişikliğinin iyileştirilmesi ve uyum çabaları konusunda başarısızlık, insan eliyle üretilen çevre felaketleri ve büyük doğal afetler olarak sıralanıyor.

**

Zurich Sigorta Grubu’nun Davos’ta açıkladığı 2019 Küresel Risk Raporu’nda, 30 farklı küresel riskin etkileri değerlendirildi.

Raporun, dikkat çekici tarafı dünyayı tehdit eden 10 risk içinde 7’sinin çevresel risk olması.

Nedir bu riskler?

İklim değişikliği, doğal afetler, olağanüstü hava olayları, su ve gıda güvenliği ve bunlara bağlı zorunlu göçler.

**

2019 yılındaki küresel anlamda ilk 5 risk şöyle sıralanıyor;

*Şiddetli hava olayları (sel, fırtına, deprem, hortum vb)

*Yüksek yapısal işsizlik veya eksik işgücü, teknolojik gelişmelerin olumsuz sonuçları, derin sosyal istikrarsızlık

*Veri sahtekarlığı / hırsızlığı, büyük ölçekli siber saldırılar

*Bölgesel veya küresel yönetimin başarısızlığı, bölgesel sonuçlarla devletlerarası çatışma.

**

Biz çevreyi kirlettikçe, soluduğumuz havayı zehirlemeye devam ettikçe, suları içilmez hale dönüştürdükçe artan hortumlarla, sellerle, depremlerle uyarılmaya devam edeceğiz.

Ne zamana kadar?

Ders alana kadar, yani terbiye olana kadar.

2040 yılına gelindiğinde, küresel altyapıdaki yatırım açığının öngörülen 97 trilyon dolarlık talebe karşı 18 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Biz yaşadığımız çevreyi bozdukça şehirlerde yaşam daha da zorlaşacak ve bunun bedelini herkes ödeyecek.

**

2019 Global Riskler Raporu’na göre, bireysel düzeyde psikolojik ve duygusal sağlığın bozulması ilk kez önemli riskler arasında gösterildi.

Önce çevreyi bozduk şimdi de kafayı yemek üzereyiz.

Yılda 20-25 milyon insan, savaşlar ve iklim değişikliğinin etkisiyle göç ediyor.

Bu tüm ülkeleri ilgilendiren bir sorun ve birçok ülkenin katılımıyla çözümler üretilmesi gerekiyor.

Maalesef çözüm üretilmiyor.

2019 yılına ait küresel risk raporunda çarpıcı başlıklar bu yılki ev ödevlerimiz olarak önümüze koyulmuş:

*İklim değişikliği ve doğal afetler gıda güvenliğini tehdit edecek. Su ve gıda krizleri silah olarak kullanılacak.

*Küresel riskler insan hayatını etkilemeye başladı. Pozitif duygular yaşadığını söyleyen insan sayısı hızla azalıyor.

*Ülkelerin artan korumacı tutum nedeniyle jeopolitik açıdan ülkelerarası çatışmalar uzaya taşınacak.

*Dünya genelinde 700 milyon insanın ruhsal bozukluğu olduğu tahmin ediliyor.

*Depresyon küresel ölçekte en önemli hastalıklar arasında 2. sırada yer alıyor.

*Dünya genelinde büyük şehirlerde yalnız yaşayan insanların oranı hızla artıyor. Paris’te bu oran yüzde 50, Stockholm’de yüzde 60, New York’ta yüzde 90’lar seviyesindeymiş.

İstanbul, Ankara ve İzmir’de ne kadardır, herkes kendi çevresine bakarak hesap etsin.

*Artan gelir adaletsizliği gençlerde aşırı maddi güç elde etme hevesi oluşturuyor. Amerika’da her 5 gençten 4’ünün hedefi daha zengin olmakmış.

Bütün dünya gençliği aynı yerden beslendiğine göre Türkiye’de de muhtemelen aynıdır.

**

Hicran Göze’nin Mehmet Akif hüzünlü bir yolculuk adlı kitabında yer alan Değirmenci uykusu tabiri çok dikkatimi çekmişti.

Akif’i en doğru biçimde tanımak isteyen herkesin bu kitabı okumasını tavsiye ederim

Akif yaşadığı dönemde sorunları görmezden gelen ya da göremeyen insanların halini değirmenci uykusuna benzetiyor.

Değirmenin gürültüsünde uyuyan değirmenci ne zaman uyanıyor?

Değirmendeki gürültü kesilince.

2019 yılı küresel risklerine baktığımızda, insanoğlunun hala değirmenci uykusunda olduğunu görüyoruz.

Çünkü hala gürültü devam ediyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.