Yazarlar Eğitim şart ama herkese

Eğitim şart ama herkese

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Aşıların yetersiz kaldığı ve yeni aşıların üretilmesi gerektiğinin tartışıldığı bir dönemde COVID-19, bir sağlık krizi olmaktan çıkıp orta ve uzun vadede ekonomik kırılganlıkları ve toplumsal dengesizlikleri körükleyen bir küresel krize dönüştü.

Salgın, her alanda üstü örtülen adaletsizliği su yüzüne çıkardı.

Alt sınıflarda COVID-19’un etkileri çok şiddetli oldu. Yoksulluk ve işsizliğin boyutları büyüdü, eğitim aksadı, üretim azaldı.

Görünüşe göre bugün devletlerin gelecekte sürekli uğraşacağı birbirini tetikleyen 4 ayrı büyük sorunu var; Salgınlar, iklim krizi, göç dalgası, sınıf çatışması.

Şimdiden önlem konusunda çareler aranmazsa bu sorunların altında kalırız.

**

Dünya Bankası yaptığı bir araştırmadan şöyle bir sonuç çıkarmış: Covid-19 salgını nedeniyle okulların kapanmasının öğrencilerin gelecekteki gelirlerinde; düşük gelirli ülkelerde 2.833 Amerikan doları, orta gelirli ülkelerde 6.777 dolar, yüksek gelirli ülkelerde ise 21.158 dolar azalmaya neden olabilecek.

Bizde de buna yönelik bir araştırma yapılmış.

Covid-19 salgınının dünyada ve Türkiye’de eğitim üzerindeki çok boyutlu yansımalarına yönelik durum tespiti yapmak amacıyla hazırlanan “Covid-19 Etkisinde Türkiye’de Eğitim” Raporu’nda salgınla beraber yüz yüze eğitime ara verilmesinin etkileri analiz edilmiş.

Raporda ayrıca, salgın döneminde eğitimde yaşanan kayıpların küresel rekabet gücüne olası etkilerine de dikkat çekilmiş.

Rapor TÜSİAD Eğitim Çalışma Grubu faaliyetleri kapsamında, Eğitim Reformu Girişimi (ERG) iş birliği ile hazırlanmış.

Raporu hazırlayan Gamze Dinçkök Yücaoğlu’na, Burcu Meltem Arık Akyüz, Ekin Gamze Gencer, Kayıhan Kesbiç’e ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.

**

Araştırmalar yüz yüze eğitime uzunca bir süre ara verilmesinin okul terki ve öğrenme kayıplarında artışa neden olduğunu gösteriyor.

Öğrencilerin zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimi, psikolojileri, öğrenme kayıpları, beslenme ve sağlık açısından takibi, ihmal ve istismarın tespiti ve müdahalesi ile gelecekteki işgücü potansiyeli gibi pek çok etkisi dikkate alındığında; eğitimin bir kriz anında dahi bir ülkenin feragat edemeyeceği en önemli konuların başında gelmesi gerekiyor.

Bu yüzden okulların her türlü önlem alınarak açık tutulması şart.

Neden? Çünkü eğitim geri dönüşünü uzun sürede aldığımız, ama bir ülkenin geleceğini belirleyen en önemli yatırım.

Bugün verilen eğitimin olumlu ya da olumsuz etkilerini bundan 15-20 yıl sonra gözlemleyeceğiz. O nedenle hata yapma lüksümüz yok ama en çok hatayı da hem aile hem de resmi ve özel kurumlar olarak bu alanda yapıyoruz maalesef.

**

Salgın bizim bugüne kadar göz ardı ettiğimiz, görmezden geldiğimiz eksiklerimizi kusurlarımızı, hatalarımızı da yüzümüze vurdu.

Bu süreç herkese eksik kalan taraflarını da gösterdi.

Mesela salgınla öğretmenlerin dijital okuryazarlık ve uzaktan eğitim tasarımı konusunda bilgi ve becerilerini geliştirme ihtiyaçlarının olduğu ortaya çıktı. Öğretmenler, öğrencilerine ulaşabilmek için daha önce kullanmadıkları teknolojik araçları keşfettiler.

Aynı zamanda mesleklerinde yıllardır kullandıkları becerilerin ve bilgilerinin bir kısmının işe yaramayacağını, yeni bilgi ve beceriler öğrenmeleri, şartların getirdiği duruma uyum sağlamaları gerektiğini fark ettiler.

**

Evet, eğitim bir ülkenin geleceği için en önemli mesele ve insan kaynağının niteliğini belirleyen en önemli etmen, aynı zamanda ekonomik ve sosyal kalkınmanın taşıyıcı gücü.

Nitelikli eğitim bireylerin hem kendi potansiyellerini gerçekleştirmeleri hem de ülkemizin büyüme ve refah hedeflerine ulaşabilmesi için de kritik öneme sahip. Ancak zengin yoksul herkesin ulaşabileceği adil bir eğitim sistemi olmadan verimli ve yüksek katma değer üreten bir ekonomiye sahip olmamız çok zor.

Yani sadece eğitimin nitelikli olması yetmiyor, zengin yoksul her kesimi kapsayıcı olması gerekiyor.

Eğitim şart ama herkese. Çünkü bilgiler çok hızlı eskiyor.

Nitelikli eğitim herkes için ulaşılabilir olmazsa ne olur?

Toplumda zengin ve yoksul sınıflar keskinleşir ve gelecekte bir sınıf çatışması kaçınılmaz hale gelir. Bu kimsenin istediği bir şey değil.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.