Yazarlar Ekmeksiz olmaz

Ekmeksiz olmaz

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Toprağa ekilen en stratejik ürün buğdaydır.

Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin bu stratejik ürünün değeri hiçbir zaman değişmeyecektir.

Ekmek ya da yöresine göre farklı gıdalar katılarak, farklı pişirilerek yapılan pide sofraların olmazsa olmazıdır.

2020 yılında 3 milyon ton un ihracatıyla 1 milyar 100 milyon dolar gelir sağlayan Türkiye, 7 yıldır dünyanın un ihracat şampiyonluğunu elinde tutuyor.

Peki, iklim değişiklikleri bu sektörü nasıl etkileyecek?

Antalya’da yapılan Türkiye Hububat Kongresi’nde sektör temsilcileri bu sorunun cevabını aradılar.

**

Uzun yıllar ortalamasına göre içinde bulunduğumuz yılın sıcaklıkları 1.7 derece artış gösterdi, tarım alanları için yağış miktarında ise yüzde 20’lik bir azalma yaşandı.

2 derecelik küresel ısınma 2050 yılında 84 milyon kişiyi daha açlık riski ile karşı karşıya bırakacak.

Yani daha önce her 10 yılda bir yaşanan kuraklıkların, bundan sonra 5 yılda bir karşımıza çıkması bekleniyor.

Hükümetler Arası İklim Değişikliği Platformu'nun yaptığı araştırmanın sonuçları pek umut verici değil.

Eldeki sonuçlara göre küresel sıcaklıktaki her bir derece artış, dünyadaki mahsul verimini buğdayda yüzde 6, pirinçte yüzde 3,2 ve mısırda ise yüzde 7,4 oranında azaltacak ve besin değerini düşürecek.

**

2022 sezonu için gelen ilk verileri değerlendiren sektör temsilcilerine göre buğday, un, ekmek zincirinde ürün fiyatlarının sürekli baskılanması ancak ekilebilecek alternatif ürünlerde ve diğer yem bitkilerinde aynı regülasyonun yapılamaması, fiyatların buğday aleyhine gelişmesine sebep oldu.

Bu nedenle alternatif ürünlerin dekar başı gelirinin yüksek seyri, çiftçinin buğday ekiminden kaçışını hızlandırdı.

Buğday ekim alanları kademeli olarak yıllar içerisinde 2000 yılında 9,4 milyon hektardan 7 milyon hektara düştü.

**

Makarna sektörü de hububat mamulleri ihracatında son yılların parlayan yıldızı oldu.

2016 yılında 422 milyon dolar olan makarna ihracatı, 2020 yılı sonunda 762 milyon dolara yükseldi.

4 yılda yüzde 80 artarak, İtalya’dan sonra dünyanın en büyük ikinci makarna ihracatçısı konumuna geldi.

**

Buğday, Anadolu topraklarının dünyaya sunduğu en değerli hediyelerden birisi.

12 bin yıl önce Karacadağ’ın eteklerinden tüm dünyaya yayılan bu ürün, bugün dünya sofralarının en önemli besin maddelerinin başında.

Buğdayın anavatanı olan Anadolu, tarihte bilinen ilk değirmenlerin de kurulduğu bölge.

Araştırmalara göre dünyada tahminen 400 bin civarında bitki türü var.

Oysa, küresel gıda arzının yüzde 75’nin kaynağı, 12 bitki türü ve 5 hayvandan geliyor.

Sadece 3 ürün; -yani buğday, pirinç ve mısır- insan beslenmesinde bitkilerden alınan kalorinin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturuyor.

İşte bu veriler hububatın dünya için ne kadar vazgeçilmez olduğunu gösteriyor.

**

2050 yılına kadar dünya nüfusunun 10 milyara, Türkiye nüfusunun da 105 milyona ulaşması bekleniyor.

Yapılan araştırmalar, bu nüfusu beslemek için bugünkünden yüzde 60 daha fazla gıdaya ihtiyacımız olacak.

Bu gıda üretimi için de yüzde 15 daha fazla su lazım.

Yani hububat, gıda ihtiyacının karşılanmasında gelecekte de ülkeler için kilit rol oynayacak.

**

Hububat üretimimiz ne durumda?

Bakanlığın verilerine göre son 19 yılda yüzde 20, son 3 yıllık dönemde ise yüzde 8 oranında artarak, 37 milyon tona yükselmiş.

Mamul madde sektöründe un ve makarna, iki önemli mamul ihracat ürünümüz.

Un ihracatında dünyada 1’nci, makarna ihracatında ise 2’nci sırada yer alıyoruz.

2002 yılından bugüne un ihracatı 11 kat, makarna ihracatı 30 kat, bulgur ihracatı 15 kat, irmik ihracatı 5 kat, bisküvi ihracatı 4 kat artış sağlamış.

2020 yılında un ihracatımız yaklaşık 3 milyon ton, makarna ihracatımız 1 milyon 472 bin ton, bulgur ihracatımız 283 bin ton, irmik ihracatımız 80 bin ton ve bisküvi ihracatımız ise 535 bin ton olarak gerçekleşmiş.

Ancak dünyada bu alanda söz sahibi olmamıza rağmen son 19 yılda toplam 22 milyar dolar tutarında 79 milyon ton buğday ithal etmişiz.

Bu kadar ithalata karşılık, 35 milyar dolar tutarında 89 milyon ton buğday ve mamulleri ihraç ederek, yaklaşık 14 milyar dolar dış ticaret fazlası versek de Anavatanı Anadolu olan buğdayı ithalat etmek bize yakışmıyor.

Sektör temsilcileri bu ithalatın sıfırlanması için kafa yoruyorlar mı bilmiyorum.

Ancak dertlendiklerini ve çözüm aradıklarını düşünüyoruz.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.