Yazarlar Evrensel müzik ile milli dans

Evrensel müzik ile milli dans

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Rol modelimiz çok çalışan karınca değil, her çiçekten bir şeyler alarak bal gibi kendine özgü bir ürün yapan arı olmalı.

Kendi kültürel değerlerinden utanıp yabancı kültür değerlerine hayran olan tipler için “Kendi yürüyüşünü unuttu, başkalarının yürüyüşünü de öğrenemedi” derler.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Yaşar Süngü : Evrensel müzik ile milli dans
Haber Merkezi 05 Mayıs 2019, Pazar Yeni Şafak
Evrensel müzik ile milli dans yazısının sesli anlatımı ve tüm Yaşar Süngü yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Osmanlı’nın son dönemlerinde önce Fransız sonra Alman hayranlığı ile başlayan Cumhuriyet döneminde Batı hayranlığı ile devam eden ve bugüne kadar süren durumumuz gibi.

Ders almadık, ezber yaptık.

Batının teknolojisini al-a-madık kültürünü alalım dedik.

Vaziyet ortada.

Kendi yürüyüşümüzü unuttuk, hayran olduğumuz batılı devletlere de bir türlü benzeyemedik.

Kopyala yapıştır yöntemi ile bir adım ilerleyemeyeceğimizi kabul etme zamanı geçiyor.

**

İletişim teknolojisi ile dünya o kadar küçüldü ki, içe kapanarak kendi kendine yeteceğini zannedenler hala var mı bilmiyorum.

Artık biliyoruz ki, dış dünya ile iletişimini artıranlar hem kendilerini hem de çevrelerini zenginleştiriyor.

Dış dünyadan kopuk ve kesik yaşayanlar ise önden gidip yol açanları takip etmekten başka seçeneği kalmıyor.

Konumuz ister ekonomi olsun ister kültür isterse siyaset; küreselleşen dünyada zenginleşmek, yerimizi sağlamlaştırmak ve ‘ben de varım’ demek için yerel ile evrenseli buluşturup barıştırmak ve oradan bize özgü bir şey çıkarmak gerekiyor.

**

İstanbul Sanayi Odası İSO’nun 14. Sanayi Kongresi’nde sanayileşme süreci şöyle özetlendi;

80’li yılların sonunda iki kutuplu dünya düzeninin sona ermesinden, 2008’deki küresel ekonomik krize kadar uzun süren çarpık bir küreselleşme sürecine hep birlikte tanıklık ettik, finansın öne çıktığı, üretimin geri plana itildiği bu dönemde küreselcilik kavramı yükselen değer oldu.

Bununla birlikte gölgesinde ‘yerelin’ ve ‘yerliliğin’ yeşeremediği globalizm artık sorgulanmaya başlandı.

‘Ne kadar üretirsen o kadar güçlüsün.’ Bu güç tanımlaması, dünyanın en önemli gerçeklerinin başında geliyor.

Elbette ki sadece üretmek yetmiyor.

‘Nasıl bir üretim?’ sorusuna vereceğimiz cevap da günümüzün acımasız rekabetçi dünyasında büyük bir önem taşıyor.

21. yüzyılın dünyasında ihtiyaç duyduğumuz üretim; yüksek katma değerli, ileri teknolojiye dayalı, kaliteli, verimli, güvenli, çevreye duyarlı, dışa bağımlılığı azaltan, dünya standartlarına uygun bir üretimdir.

**

Bundan sonra nasıl bir sanayileşme politikası gerekiyor?

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’a göre bu sorunun cevabı şöyle;

Üretimde yapısal bir dönüşüm ve sıçramayı başta siyasi otoritenin desteği ve teşviki olmak üzere tüm paydaşlarımızla birlikte gerçekleştirmemiz gerekiyor. Geliştireceğimiz Ar-Ge kapasitesi, patent sayımız, bilgi ve enformasyonu etkili kullanabilmemiz, sosyal sermayemiz ve insanımızın niteliği; üreteceğimiz ürünün kalitesini de belirleyecek.

İnsanı odağına alan, bütünsel kalkınmaya dayalı, temelden ve kapsamlı bir dönüşümü hedeflememiz gerekiyor.

Böylesi bir üretim anlayışı, savunduğumuz yerli üretimin tanımını da ortaya koyuyor.

Bu tanım aynı zamanda ithal ürün hayranlığı ile yerli üretim fetişizmi arasında yaşadığımız sıkışmayı aşmaya yönelik yöntemi göstermesi açısından da çok önemli.

Peki üretim bu kadar küreselleşmişken nasıl bir yerli üretime odaklanmamız gerektiğini de şöyle tarif ediyor;

Milli olanın içe kapanmaya doğru dönüşmesi, evrensel olanın da yereli yutmaya doğru dönüşmesi gibi bir risk ve tehlike karşısında her ikisini de içeren ‘Küyerel’ veya ‘Glokal’ şeklinde bir yaklaşım.

Bu şu demek.

Yerli üretim bir dans ise evrensel standart ve kalite ölçüleri de bu dansın müziği. Uzun sözün kısası; yerli üretim dansını, evrensel standart ve kalite ölçülerini içeren müzik eşliğinde yapmak günümüzün dünyasında artık hepimiz için artık bir zorunluluk.

**

Dünya pazarlarında rekabet edebilen güçlü bir Türkiye sadece sanayicilerin değil bu topraklarda yaşayan herkesin ortak hayali.

Bir Afrika atasözü der ki; ‘Yolunuzu bulmak için bazen kaybolmanız gerekir’.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.