YazarlarNe kadar güven o kadar ekmek

Ne kadar güven o kadar ekmek

Yaşar Süngü
YaşarSüngüGazete Yazarı

İş dünyası için güven ne kadarsa ekmek, aileler için güven ne kadarsa mutluluk, siyaset için güven ne kadarsa oy o kadardır.

Ekonomik ve sosyal ilişkilerin sağlıklı sürdürülmesinin olmazsa olmazlarındandır güven duygusu.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Yaşar Süngü : Ne kadar güven o kadar ekmek
Haber Merkezi01 Şubat 2018, PerşembeYeni Şafak
Ne kadar güven o kadar ekmek yazısının sesli anlatımı ve tüm Yaşar Süngü yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

Devletler arası ilişkilerde, kurumların birbirleriyle ilişkilerinde, şirketler arası ticarette ilk aranılan özellik güvendir.

İnsan ilişkilerinin yönünü ve hızını belirler.

Türk Dil Kurumu sözlüğünde güven şöyle tarif edilir: Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat.

Güvenmenin tarifi de şöyle: Sevinmek, ümit etmek, bel bağlamak, itimat etmek.

Kadir Has Üniversitesi’nin “Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması” 2017 yılı sonuçlarına göre en az güvenilen kurum yüzde 35 ile yine medya olmuş.

REKLAM

Geçen yıl 15,1’de kalan medya, bu yıl yüzde 20’lik bir kesimden güven kazansa da listede yukarılara çıkamamış.

Medya nedir? Haberleşme ve iletişim, sözlü ve yazılı haberlerin verildiği gazete, televizyon ve internet.

Medyaya olan güvensizliğin arka planında şu zihniyet hakim herhalde.

Herkes sadece takip ettiği medyaya inanıyor ve güveniyor yalnız bu kadarla kalsa iyi, bunun dışındakileri güvenilmez, yalancı, iftiracı ve sahtekar olarak görüyor.

Bu ülke olarak çok ciddi bir sorundur.

Bu sorunun çözüm yeri de medya kuruluşları ile buraları denetlemekle görevli devlet kurumlarıdır.

“Emrolunduğu gibi dosdoğru ol” boşuna söylenmemiş.

***

Cehalet, yoksulluk ve kardeş kavgası, tedavisi yüzyılı aşan kronik hastalıklarımız.

REKLAM

Nüfus olarak 80 milyonu aştık ama hastalıklarımız da arttı.

Üniversiteli sayımızın artması ne cehaletimizi ne yoksulluğumuzu ne da kardeş kavgasını azaltmadı.

Ortadoğu tablosunda her şey çok net.

Düşmanlarımız arttıkça kardeşlerimiz azaldı.

Biz öldükçe onlar çoğaldı.

Biz öldürdükçe onlar kazandı.

  • Bunları biliyor musunuz
  • * Verimlilikte çok geriyiz; İspanya 330 milyon zeytin ağacı ile 1 milyon 500 bin ton zeytinyağı elde ederken, biz 170 milyon zeytin ağacı ile 280 bin ton zeytinyağı elde edebiliyoruz.
  •  * Su ürünlerinde başarılıyız: Çipura ve levrekte 1 milyar dolarlık ihracat eşiğine gelerek dünya lideri olduk.
  • * Üretici ve vatandaş kaybediyor, aracı kazanıyor: Üretici ve market arasındaki fiyat farkında yüzde 389,05 ile lahana birinci, yüzde 353,89 ile portakal ikinci, yüzde 267 ile patates üçüncü, yüzde 262 ile maydanoz dördüncü, yüzde 258 ile kuru kayısı beşinci, yüzde 251 ile kuru soğan altıncı sırada.
  • *  Girişim sermayelerinde birinci lige çıktık; 2017 yılında 162 girişimci melek ve girişim sermayelerinden 103 milyon dolar yatırım aldı. (100 milyonun üstü birinci lig).

Pazar hikayesi: Yavuz’un askerleri

Yavuz Sultan Selîm Han Mısır’a giderken ordunun Gebze yakınlarından geçtiği yerler, hep bağlık-bahçelikti.

Sultan Selîm Han: “Acabâ askerlerim, sahibinden izinsiz üzüm ve elma koparıp yediler mi?!.” diye düşüncelere daldı.

Sonra yeniçeri ağasını çağırttı:

“-Ağa fermânımdır; Bütün yeniçeri, sipâhî ve azap askerlerimin heybeleri yoklansın! Heybesinde bir elma veya üzüm salkımı çıkan asker olursa, derhâl bana getirilsin!” diye emretti.

REKLAM

Yeniçeri ağası heybeleri araştırdı. Daha sonra Sultân’ın huzûruna gelerek:

“-Sultânım koparılmış hiçbir elma ve meyve izine rastlamadık!..” dedi.

Yavuz, ellerini açarak:

“Allâh’ım! Sana sonsuz hamd ü senâlar olsun! Bana haram yemeyen bir ordu ihsân eyledin!..” diyerek duâ etti ve ağaya:

“-Şâyet askerlerim izinsiz meyve koparmış olsalardı, Mısır seferinden vazgeçerdim. Çünkü, haram yiyen bir ordu ile beldelerin fethi mümkün olmaz!” dedi.

Tasarrufta doğru bilinen 5 yanlış

YANLIŞ: Kaloriferlerinizi sürekli düşük derecede çalıştırsanız daha az enerji harcar.

  • DOĞRU: Evde yok iken kapatın.
  • YANLIŞ: Kalorifer yerine elektrikli ısıtıcıları daha az enerji harcar.
  • DOĞRU: Elektrikli ısıtıcılar en pahalı ısınma yöntemidir.
  • YANLIŞ: Çamaşır ve bulaşık makinelerini gece çalıştırmak daha ucuzdur.
  • DOĞRU: Akıllı sayacınız yoksa üç zamanlı elektrik tarifelerini kullanmıyorsanız fatura değişmez.
  • YANLIŞ: Odaların kapılarını açık bırakarak salondaki ısının odalara yayılmasını sağlayıp tasarruf et.
  • DOĞRU: Odaların kapıları açık olursa salon da ısınmaz.
  • YANLIŞ: Elektrik tedarikçisi değiştirmek daha pahalıya mal olabilir.
  • DOĞRU: Tedarikçi değiştirmek ek maliyet getirmez, otomatiktir ve elektriğiniz kesintiye uğramaz.