Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Yemen baharından kesitler
Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00

Yemen baharından kesitler

Yasin Aktay
Yasin Aktay Gazete Yazarı
Yemen"de devrim rüzgarlarının ilk esintileri aslında Arap Baharı sürecinden önce gelmeye başlamıştı. Ancak bu esintiler diğerlerinin aksine birçok ülkenin birçok hesabının ve çatışmasının üst üste bindiği çok yönlü bir hava akımı oluşturuyordu. Stratejik konumu ve sahip olduğu yer altı enerji kaynakları dolayısıyla aslında ciddi bir zenginlik potansiyeline sahip olan Yemen, tam da bu avantajlarının mağduru haline gelmiş, bu özelliklerinden dolayı zayıf bırakılan bir ülke konumunda.

İran, Suudi Arabistan ve ABD"nin yanı sıra Rusya ve Çin"in de uluslar arası rakipleriyle çatışma alanlarından birisi de Yemen. Buna mukabil, ilginç bir biçimde Yemen"de bu devletler oyununun kendilerine neye mal olduğu hususunda yüksek bir bilinç ve farkındalık düzeyi de var. Bu durum, halkta kendi yöneticilerine karşı daha eleştirel bir tutumun gelişmesine yol açıyor.

O yüzden uluslar arası yardımlarla ülkeyi 32 yıl idare eden Ali Abdullah Salih"in bu durumdan sorumlu tutulması dolayısıyla açıktan veya gizli bir muhalefet hep var olagelmiş. Yemen"in el-Kaide üssü olması dolayısıyla ABD"nin sürekli kendinden müdahil olma hakkı görmesi konusunda da Yemenlilerde ciddi kuşkular oluşmaya başlamış. Kuşku, el-Kaide"nin gerçek gücü hakkındaki bir kuşkudan başlayıp ABD"nin el-Kaide"yi bahane ederek istediği anda istediği yere müdahale etme hakkını üreten bir efsane olduğu iddiasına kadar uzanıyor.

Gerçekten de her geçen gün Yemenliler arasında el-Kaide"nin sanıldığı kadar bir varlığı olmadığına, hatta aslında el-Kaide ile Amerika arasında tam bir işbirliği olduğuna inananların sayısı artıyor.

Bu işbirliği, devrim sonrasında bile oluşan durumda ABD"ye Yemen"in içişlerine istediği ölçüde müdahale etme imkânını fiilen veriyor. Örneğin anayasayı hazırlamak ve 2014 yılındaki seçimlere ülkeyi götürmek üzere oluşmuş bulunan ve ülkenin bütün kesimlerini temsil etmesi gözetilmiş olan ve 18 Mart"ta ilk toplantısını yapması beklenen Milli Diyalog Meclisine daha önce seçilmiş bulunan Müslüman Âlimler Birliği Başkanı Abdülmecid el-Zindani ABD vetosu yiyerek bu Meclisten dışlanabiliyor.

ABD bu müdahaleyi yapma hakkını Zindani"nin el-Kaide ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle ve fiilen bulabiliyor ki, kendisini bilenler bilir, el-Kaide anlayışıyla uzaktan yakından ilgisi yok. Tam bir alim ve entelektüel olan Zindani gibilerini Milli Diyalog Meclisinden uzaklaştırmak, Yemen"in devrimine müdahale ederek onu laik-liberallerin güdümüne sokma çabasından başka hiçbir anlam ifade etmiyor. Yine de şu kadarını söyleyelim ki, Diyalog Meclisi"nden yana Yemenlilerin büyük beklentisi var.

Salih sonrası kurulan geçici yönetim tarafından oluşturulan Milli Diyalog Meclisi 500 kişiden oluşuyor ve mümkün ölçüde toplumun bütün kesimlerini temsil etmek üzere oluşturulmaya çalışılmış, ancak bu temsilin ne ölçüde adil olduğu hususunda tartışmalar eksik değil. Mısır"da devrim sonrası "önce anayasa mı meclis seçimleri mi?" tartışmasında yaşanan ihtilaf burada başka türlü çözüme bağlanmış. Mısır"da kimin ne kadar temsilinin bulunduğu kayda geçilmeden, yani meclis seçimleri olmadan bir anayasa yapma sürecine geçilmemesi hususunda İslamcılar ısrarcı olmuşlardı. Oysa burada seçimlerden önce kurucu meclisin tahminî temsil ölçüleriyle kurulmasına ciddi bir itiraz duyulmuyor.

Yemen"in Tunus, Libya ve hatta bir ölçüde Mısır"dan farkı, yönetimde Ali Abdullah Salih"in (Mu"temer) partisi bulunsa bile muhalif partilerin de faaliyetlerine izin verilmesi ve bir ölçüde serbest seçimlerin gerçekleşmiş olması. Bu durum o yüzden yönetim kadrosunun bir devrim esnasında bile tamamen değişmesini gerektirmeyen bir durum oluşturmuş durumda.

Aslında burada da devrimin tıpkı Suriye"deki gibi kanlı geçmesi bekleniyordu, çünkü Salih devrimcilere karşı en şiddetli şekilde direnmekten çekinmeyeceğini belli etmişti. Ancak askerin bölünmesi böyle bir durumun önüne geçti. Ordunun İhvan"la ilişkisi konuşulan en önemli isimlerinden birisi tavrını devrimcilerden yana koyunca Yemen devrim sürecini daha az kayıpla atlatmış oldu. Yine de 2000 kadar kişi bu süreç içinde hayatını kaybetmiş bulunuyor.

Bugün iktidara aday en güçlü parti Islah Partisi Müslüman Kardeşlerin tabanından geniş bir destek buluyor, ancak parti resmen İhvan"a bağlı saymıyor kendisini. Daha doğrusu İhvan"ın kendisi bir parti tarafından temsil edilmeyi reddediyor, çünkü partiler üstü bir davet hareketi olarak kalmakta ısrar ediyor. Buna rağmen Islah Partisi ile İhvan arasında bir özdeşlik kuranların sayısı az değil.

Bu arada geleneklerin çok belirleyici olduğu Yemen"de kabilelerin tabi olduğu kurallar devrimin daha kansız atlatılmasını da kolaylaştırıcı bir faktör. Salih"in devrilmesine yol açan en önemli aşamaların bizzat kendisinin kabile geleneklerini ihlal etmesi suretiyle karşısındaki muhalefeti bir anda büyütmesi olduğu söyleniyor. Örneğin büyük bir İslam âlimi olan Zindani"nin evini bombalaması, Salih yanlısı ise bile Yemenlilerin asla kabul edemeyeceği bir şey.

Salih, bu ve başka gelenekleri ihlal edici hareketleriyle Yemenliler arasında iyi kötü götürdüğü 32 yıllık iktidarının sonunu kendi eliyle hazırlamış.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.