Yazarlar Ya Range Rover ya game over

“Ya Range Rover ya game over”

Yusuf Dinç
Yusuf Dinç Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Kripto para düşüncesi Satoshi Nakamato’nun makalesinden hareketle bugünkü para sistemine karşı çıkan bir felsefeyi yükleniyordu. Bence de Fisher ya da Mervyn King tarafından gösterildiği gibi aşırı derecede kusurlu olan bu para sistemine karşı yerinde bir fikir olarak gelişiyordu. Diğer taraftan dijitalleşmenin ve bilgisayar teknolojilerinin sunabileceği imkânların sınırlarını genişletiyordu.

Fakat geldiği yer eleştirdiği para sisteminin kendisiyle aynı yer oldu.

Bu akıbette serseri kripto paraların tanıtılması birinci etkendi. Para ihracı kapitalist iştahlı bir yarışa dönüştü ve felsefeden kopuş başladı. Mesela Dogecoin radara girdi. Kapitalizmin kripto paralarla ilgili hoşlanmadığı deflasyonist karakteri bozan bir Truva attı gibi rol oynadı.

İkinci etkense kullanıcıların kripto paralara yatırım aracı muamelesi yapması oldu. Kripto paralara yatırım aracıysa Sülün Osman’ın Galata Kulesi, köprü satışları vesaire çok masum. Ay’da arsa satışı mesela, epey tutarlı hatta…

İş iyi bir yere doğru gitmedi. Sonra yaptırım altına girenlerin kripto paraya ilgisi kripto paraların gerçekten bir geleceği var idiyse bunu şüpheli bir hale soktu.

Para, barışçıl ortamlarda tutunabilir bir olgudur. Aksi şartlarda tutundurulmaya çalışılması başarısız olur. Örneğin; Fatimiler Anadolu coğrafyasını ele geçirdiklerinde buradaki ilk kâğıt para uygulamalarını denerler fakat itibari paraya kimse itibar etmez. Elbette bu örnekteki başarısızlık, barış ortamının eksikliğiyle yakından alakalıdır.

Barışa referans verdim çünkü barışı tehdit eden pandemi ve savaş gibi şartlar kripto paralar için bir zorluk doğurdu; enflasyon-hacim ilişkisi.

Aralarındaki ters ilişkiyi şöyle açıklayayım; kripto paraların “yatırım” ortamını küresel ölçekte iki grup sürükler. Birincisi tek defalık, ya tutarsa veya deneme veya anlama başlığında piyasaya giriş yapanlardır ki bunlar asla ilave kaynak aktarmaz. İkincisi alt gelir grubundaki öğrenciler gibi profillerdir ki bunlar yüksek küresel enflasyon karşısında ilave kaynak aktaracak imkânı bulamaz. İşte bu iki profilden oluşan tabanla kripto paralar enflasyonist ortamda hacim kaybı yaşar. Hacim kaybı da değer kaybına dönüşür.

Geçtiğimiz yaz başında küresel enflasyonla ilgili yeterince fikir oluşunca enflasyonist etkinin dünya ölçeğinde kripto para piyasalarında hacmi yok edeceği ve değerlerin aşınacağı aşikardı. Özelde soranlara bu görüşlerimi iletmiştim.

Gene de evrensel düzeyde alt gelir grubundakilerin her gün yüzleştikleri parasal adaletsizlikler karşısında bir çözüm üretilmesine olan talepleri kayda değerdir. Ne yazık ki kripto paralar bir çözümsüzlüğe dönüştü.

Bir de parayı ve dövizleri yatırım olarak görme yanlışını tekrarladılar. Yani maalesef bu yanlış nedeniyle açık bir kumarhane gibi işleyen dünyanın içinde buldular kendilerini. Kazanç gördükleri bir diğerinin kaybından ibaretti. Ne yapsınlar ki akil adamlar, hocalar vesaire kripto para borsalarıyla kol kola girip onları bu sona sürüklediler.

Elbette şimdilik Luna ve Terra ile sınırlı bir yok oluş hikâyesi bu. Ama bu yanlışlar devam ettikçe bugün olmazsa yarın yenileri de gelecek. Hacim yaratılamayacağı gibi yakmak (ihraç edilmiş olduğu halde coinin belli kısmını yok etmek) da yetmeyecek.

Bunu da aslında biliyorlardı “ya Range Rover ya game over” sloganını icat ettiler.

Steve Jobs

Bazı önemli olayların bir kırılmaya işaret edebileceğine dair tespitlerde bulunurum. Mesela Türkiye ekonomisinde için Hyundai’nin 2005’te AB’nin gümrük ilişkileri nedeniyle yatırım için Çekya’yı seçmesini kritik görürüm. Türkiye’den başka bir alternatife dönmesi verilere yansımasa da bir dönüm noktasıymış gibi gelir bana. Hoş, Gümrük Birliği belasını sorgulamak için yeterli bir nedendir. Başka birisi 2013’te 2020 Olimpiyatlarının Türkiye yerine Japonya’ya verilmesi gibi gelir. Bu da ne acayipliktir ki pandemiye denk gelmiştir.

Bağlamdaki kırılımların ise Steve Jobs’tan sonra şekillendiği gibi bir düşüncem var. Sanki Steve Jobs gitti gideli dünya daha değişik bir yer olmaya başladı.

Bakış açısı bugünün varsıllarına göre daha doğruydu, hafif bir kalenderliği vardı ve sanki içten içe muadilleri seviyesinde bir otokontrol mekanizmasını çalıştırıyordu. Boşluğu dolmadı, mekanizma yıkıldı.

Meydan şimdi öylelerine kaldı ki insanlar, ne yana dönerse dönsün nefes alamıyor. Elon Musk, Jeff Bezos, Richard Branson falan göz önünde olan varsıllar olarak doğru mesajları veremiyor. Daha rekabetçi bakıyorlar dünyaya.

Kapitalist düşünce biçimi onlarla iyiden iyiye yerleşiyor. Böyle olunca da neredeyse her alış-veriş bir kahra dönüşüyor. Hani düğün günü herkes damattan bir şeyler koparmaya çalışır ya, işte öyle bir ortam…


6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.