Yazarlar Depreme iyi hazırlanmazsak, büyük felaketleri atlatamayız

Depreme iyi hazırlanmazsak, büyük felâketleri atlatamayız!

Yusuf Kaplan
Yusuf Kaplan Gazete Yazarı

Cuma günü akşam neredeyse Türkiye’nin doğu yarısı büyük bir depremle sarsıldı. 6,8 büyüklüğünde gerçekleşen, profesör Ahmet Ercan’a göre, aslında en az 8 hatta 9 şiddetinde hissedilen çok büyük bir depremle.

Depremin merkez üssü Elazığ’ın Sivrice yöresi ve civarıydı. Deprem gecesi Habertürk’te sevgili Hülya Hökenek’in programına açıklama yapan profesör Bingöl Hoca, depremin yaklaşık beş asır önce yaşanan büyük depremin şimdilerde beklendiğini düşündükleri tekrarı olduğunu söyledi.

Başka bir bilim adamı Profesör Naci Görür Hoca da, CNN Türk’te geçtiğimiz yılın Ekim ayında yaptığı bir açıklamada benzer gözlemleri ayrıntılı olarak yaptıktan sonra Sivrice merkezli bir depremin eli kulağında olduğu uyarısında bulunmuş.

Naci Görür Hoca’nın nokta atışı öngörüsü, sevindirici ama uyarılarının dikkate alınmaması ise tedirgin edici.

“DEPREM SONRASI’NDA İYİYİZ AMA DEPREM ÖNCESİ HAZIRLIKLARDA İYİ DEĞİLİZ!”

Deprem gecesi, deprem’i Habertürk’ten izledi Türkiye büyük ölçüde. Bunda Hülya Hökenek’in 7 saat ayakta yaptığı yayınla yıldızlaşmasının payı büyüktü kanımca. Hem sağduyulu tavrı, sunumu hem de orkestra şefi gibi dağınık enformasyon yığınını anında organize edişi, bütüncül bir niteliğe büründürerek anlamlı hâle getirişi, yerinde ve zamanında deprem bölgesine ve uzmanlara yaptığı bağlantılar Hülya Hökenek’in acılı, hüzün dolu deprem gecesi televizyon yayıncılığı başarısının göstergeleri oldu.

Hülya Hökenek’in programında iki kez bir konunun altını basa basa çizen bir bilim adamı vardı: Hacettepe Üniversitesi hocalarından Profesör Erçin Kasapoğlu. Kasapoğlu Hoca, “deprem sonrası çalışmalarda belli bir düzeye ulaştık, iyiyiz; ama deprem öncesi çalışmalarda çok başarısız durumdayız. Tıpkı koruyucu hekimlik gibi, depremin zararlarını minimize edici, en düşük seviyeye düşürücü hazırlıkları yapmak zorundayız” demişti.

1999 Marmara Depremi gibi çok büyük bir deprem faciasını yaşamış bir toplum olarak depremin zararlarını sarma konusunda çok başarılıyız hem toplum olarak, hem sivil toplum kuruluşları olarak hem de devlet olarak.

Ama “deprem öncesi hazırlık”ta daha çook çalışmamız, ekmek yememiz gerekiyor.

DEPREM ÖNCESİ SÜREÇ...

Hükümetlerin bundan sonraki süreçte, hazırlıklarını deprem öncesi sürece teksif etmeleri ve bu konuda stratejik ve bağlayıcı kararlar almaları gerektiğini düşünüyorum.

Elazığ’da gerçekten çok büyük deprem oldu ama şunu söyleyebiliriz sanıyorum: Allah, Elazığ’ı ve bütün doğu, güneydoğu bölgemizi çok büyük bir felâketten korudu. Ne kadar şükretsek azdır.

Eğer Elazığ’da yaşanan bu deprem İstanbul’da yaşanmış olsaydı, çok büyük bir yıkım ve felâkete yol açabilirdi.

Elazığ Depremi’nde de bütün Türkiye seferber oldu. Karpuz gibi ortadan ikiye bölünen, her konuda anında kutuplaşan toplum, bir anda bütünleşti depremle birlikte! İlgili bakanlarımız anında deprem mahalline damladılar ve hep birlikte birer açıklama yaptılar. Diyanet İşleri Başkanımız Ali Erbaş Hoca, bütün camilerin gece boyunca açık olacağını açıkladı. Deprem bölgesinin camileri, okulları, devlet kurumları, yurtlar depremde gece boyunca bir yer arayan insanlara kapılarını açtı...

Yardımlaşma, dayanışma ve kardeşlik konusunda göz yaşartıcı anlar yaşandı.

Bu millet, deprem gecesinde Elazığ’daydı, Malatya’daydı, faciayı yaşayan her yerde.

Her zaman böyle olacağımız günleri de görebilecek miyiz acaba?

Sadece şu kadarını söylemekle yetiniyorum: Depreme iyi hazırlanmazsak, karşı karşıya kalacağımız büyük felâketleri atlatamayız!

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.