Yazarlar Küresel sistem, İran"ın önünün açılması ve Türkiye"nin durdurulması

Küresel sistem, İran"ın önünün açılması ve Türkiye"nin durdurulması

Yusuf Kaplan
Yusuf Kaplan Gazete Yazarı

Tunus, Libya ve Lübnan ziyaretinden hemen sonra İran ziyaretinin gerçekleşmesi çok iyi denk geldi. Zira bu ziyaret çok anlamlı, öğretici ve pek çok bakımdan düşündürücü oldu benim için.

İran"a, Yunus Emre Kültür Merkezi"nin davetlisi olarak gittim. Tahran"daki Yunus Emre Kültür Merkezi"nde "Türk Sinemasında Yeni Arayışlar" başlıklı kapsamlı bir konferans verdim. Ayrıca Alamme Tabetai Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi tarafından Allame Tabetai Üniversitesi"nde ortaklaşa düzenlenen, 2. Türk-İran Dili Edebiyatı Sempozyumu"nda İran-Türkiye ilişkilerini sinema, edebiyat, sanat ve düşünce açılarından tartıştığım ve İranlıların pür dikkat dinlediklerini gözlemlediğim bir konuşma yaptım.

Bu arada bu kadar ülke gezdim; ilk defa, Türkiye"nin önünü açmak için çalışan, donanımlı, stratejik zekâ sahibi bir Türk büyükelçisi tanıdım: Tahran Büyükelçimiz Umut Yardım, Türk-İran ilişkilerinin geliştirilmesinde önemli projelere imza atacak bir sefir. Umut Yardım"ın önünün açılması ve elinin güçlendirilmesi gerekiyor.

Bu cümleden olarak, İran"daki Yunus Emre merkezlerinin sayısının artırılması, bir ilk adım olabilir.

İRAN"DA "ÜMMET BİLİNCİ" DEĞİL, FARS KİBRİ HÂKİM!

Bu noktada, İran"a ilişkin bazı gözlemlerde bulunmak istiyorum.

İran"da "ümmet bilinci" diye bir şeyin izine bile rastlayamadım. Sadece ilkel bir Fars bilinci ve kibri gördüm. Hem de fazlasıyla...

"Ömer"e lanet olsun!" yazılı çoraplar giyen insanlar var İran"da!

Yuh yani!

İkinci olarak, hayatta İslâm"ın izlerine rastlayamadım. Ezan duyamadım... Cami göremedim...

Üçüncü olarak, ürpertici bir İran bayrağı fetişizmi dalgası var İran"da! Her yer bayraklarla donatılmış!

Saçma!

İRAN"IN ÖNÜ NEDEN AÇILIYOR?

İran"da devrim olduğunda her duyarlı Müslüman gibi ben de umutlandım; ama aradan zaman geçince, İran devriminin umutlanmayı gerektirmeyecek kadar "ulusal" ve "modern" bir çaba olduğunu, İran"ın önünün küresel sistem tarafından adım adım ve bilinçli bir şekilde açılmaya çalışıldığını gördüm ve tedirgin oldum.

Soru şu burada: İran"ın önü neden açılıyor acaba?

İSLÂM"A KARŞI İSLÂM STRATEJİSİ VE ÜÇ PROJE

Küresel sistemin 1989 yılından itibaren benimsediği ana küresel stratejilerden biri "İslâm"a karşı İslâm" stratejisi. Bu strateji, üç projeyle enlemesine ve boylamasına hayata geçirilmeye çalışılıyor.

1-İSLÂM"IN TERÖRLE ÖZDEŞLEŞTİRİLMESİ VE İSLAMOFOBİ

Birinci proje, İslâm"ın terörle özdeşleştirilmesi projesi.

Küresel sistem bu projeyi hayata geçirme konusunda beklenmedik ölçüde başarılı oldu. Ve projenin sonunda, İslamofobi söylemi, köksaldı ve meşrulaştırılmaya çalışıldı.

2-İSLÂM"IN PROTESTANLAŞTIRILMASI VE "PARALEL YAPI"

İkinci proje, İslâm"ın protestanlaştırılması projesi. Bu projenin, anaaktörü, sadece Türkiye ölçeğinde değil, küresel ölçekte, "paralel yapı" denen "örgüt"tür. Bu "örgüt", eğer Türkiye"de başarılı olsaydı, İslâm dünyası, içinden çıkamayacağı büyük bir felaketin eşiğine sürüklenecekti: Küresel sistem, "paralel yapı" üzerinden, küresel sistemin zorbalıklarına itiraz etmeyen, aksine, bu zorbalıkları meşrulaştıran, protestan, bireysel alana hapsedilen, hayattan uzaklaştırılan çarpık bir İslâm anlayışını İslâm dünyasına yayma konusunda büyük bir başarı elde edecekti.

Ama Allah (cc), Müslümanlara rahmetiyle muamele etti de, Tayyip Erdoğan gibi, zorbalara boyun eğmeyen bir liderin dirayetli duruşuyla bu belâ"nın ilk aşamasını püskürttük.

Paralel yapı"nın sırf kendi iktidarı uğruna bütün İslâmî ilkeleri, duyarlıkları hiçe sayan gayr-i İslâmî ve sinsice yürüyüşü deşifre oldu ve büyük darbe yedi.

3-EHL-İ SÜNNET OMURGANIN ÇÖKERTİLMESİ

Üçüncü proje, Ehl-i Sünnet Omurga"nın çökertilmesi projesidir. Ehl-i Sünnet Omurga"nın çökertilmesi projesi, İngilizlerin 200 yıllık "Şark Meselesi"nin bir uzantısıdır.

İngilizler, önce Vehhabileri kullanarak, Yahudileri ve benzeri şer şebekelerini de kışkırtarak Osmanlı"nın çökertilmesinde ve Hindistan"ın parçalanmasında kilit rol oynadılar.

Şu an küresel sistem, İngilizler tarafından yeniden dizayn ediliyor. Küresel sistemin beyni, İngilizler, sopası Amerikalılardır.

1989 yılından itibaren Amerikalıların Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu"da gerçekleştirdikleri operasyonların hepsinden zaferle çıkan iki ülke var: İngiltere ve İran.

KÜRESEL SİSTEMDE İNGİLİZLERLE ALMANLARIN SAVAŞI

Küresel sistemin iki kurucu ve koruyucu aktörü var: İngilizler ve Almanlar. İkinci Dünya Savaşı"nda yok olmanın eşiğine gelen Almanların toparlanışı ve Avrupa"yı yeniden dizayn edecek bir konuma yükselişi, İngilizleri ürküttü ve harekete geçirdi.

İngilizler son 25 yıllık süreçte, bir yandan Avrupa"nın güneyini çökerttiler; böylelikle Almanya"nın gelişine büyük darbe vurdular; öte yandan da İrak İşgaliyle birlikte İran"ın önünü açtılar ve Mısır"daki Suudi-destekli Selefileri kışkırtarak Mısır"a büyük darbe vurdular.

HEDEF: TÜRKİYE"NİN DURDURULMASI

İran"ın önünün açılmasının da, Mısır örneğinde olduğu gibi, Selefilerin ve "paralel yapı"nın Balkanlarda, Kafkaslarda, Türki Cumhuriyetlerde, Afrika"da sonuna kadar desteklenmesinin de uzun vadedeki asıl hedefi Türkiye"nin yürüyüşünün durdurulmasıdır.

Türkiye"nin durdurulması neden hayatî önem arzediyor küresel sistem için?

Şunun için: Sadece Türkiye, dün olduğu gibi yarın da Ehl-i Sünnet omurga üzerinden İslâm dünyasını toparlayacak tek aktördür.

Ehl-i Sünnet omurga üzerinden Türkiye"nin İslâm dünyasını toparlamasının en önemli sonucu, uzun vadede, İslâm dünyasının bağımsızlığına giden kapıların sonuna kadar açılması ve küresel sistemin bölgedeki zorba hegemonyasının sonuna gelinmesi olacak.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.