Yazarlar Virüs dalgası Ruhsuzlaşan insanın sürüklendiği çöl

Virüs dalgası: Ruhsuzlaşan insanın sürüklendiği çöl...

Yusuf Kaplan
Yusuf Kaplan Gazete Yazarı

Çin’de bir anda ortaya çıkan korona virüsü, dünyanın dört bir tarafına yayılmaya başladı, hızla...

Tahmin edilenden daha hızlı yayılıyor virüs...

Virüs vakası sayısı 80 bine yaklaştı! Çok büyük bir rakam bu!

Ölüm vakası sayısı henüz ikibinlerde ama küre ölçeğinde önlem alınmazsa, hem vaka sayısı hem de ölüm sayısı katlanarak artabilir...

DAHA HIZLI KARAR ALINMALI

Komşu ülkelerde hastalığa yakalanan ve hastalıktan ölenler olduğuna dair haberler gelince, kapılar kapatılıyor, uçuşlar durduruluyor, zorunlu olarak, elbette.

Önce Irak’ta hastalıktan ölüm vakası gerçekleşince, Türkiye, Irak’la sınırları kapattı, uçuşları durdurdu.

Şimdi de İran’dan korona virüsünden 6 ölüm haberi geldi. Türkiye, İran’dan yayılabilecek korona virüsü tehlikesine karşı sınırlarını kapattığını, uçuşları durdurduğunu açıkladı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, korona virüsünün ülkemizden uzak tutulması konusunda azamî gayret gösteriyor, gelişmelerle ilgili olarak kamuoyunu sık sık bilgilendiriyor. Bunlar güzel adımlar.

Hastalık, biraz da haklı olarak, bütün dünyayı panikletti ve panik havası henüz yatışmış değil! Hastalığın görüldüğü ülkelerin günden güne artması, panik havasının da artmasına yol açıyor bütün dünyada.

Ülkemizde ise, birileri, ülkeyi kaosa sürüklemek için hükümetin hata yapmasını bekliyor! Sosyal medyada bu konuda olağanüstü gayret gösteren tipler bar, ne yazık ki!

O yüzden hükümetin özellikle karar alma ve alınan kararları uygulama konusunda hata yapmaması, süratli hareket etmesi gerekiyor. Kötü niyetlilere fırsat verilmemesi açısından çok önemli bu.

KARANTİNA TEHLİKESİ: ŞİMDİ’YE VE BURA’YA HAPSOLMAK!

Korona virüsünün dünyada yayılmasının önlenmesi konusunda küresel ölçekte nasıl ortaklaşa karar alınabileceği belli ama alınan kararların ülkeler bazında nasıl uygulanabileceği pek belli değil.

Burada da tastamam postmodern bir durum var: Muğlaklık! Belirsizlik! Şimdi’ye ve bura’ya hapsolmak!

Virüs yayıldıkça özellikle komşu ülkeler, sınırlarını kapatıyor birbirlerine. Haklı olarak virüsün yayıldığı, özellikle de ölüm vakalarının görüldüğü ülkelere bütün dünya genelinde giriş-çıkışlar, gidiş-gelişler yasaklanıyor!

Ülkeler, kendi içlerine kapanıyor! Ülkeler karantinaya alınıyor adım adım, teker teker... Elbette önce hastalığın görüldüğü yerler karantinaya alınıyor, sonra da sözkonusu ülkede hayat durma noktasına geliyor...

Ülkeler birbirinden tecrit ediliyor, haklı olarak!

AZMANLAŞAN İNSAN KENDİ SONUNU HAZIRLIYOR!

İnsanın dünyası genişledikçe, ufku daralıyor.

Oysa tam tersi olması gerekmez mi: İnsanın dünyası genişledikçe, ufkunun da genişlemesi gerekirdi, değil mi? Büyük bir paradoks bu. Neden peki?

Aslında bu paradoks, insanın durumu’nu anlamamızı kolaylaştırabilir.

İnsanın dünyası genişliyor diyoruz da, insanın bir dünyası var mı acaba, diye hiç soruyor muyuz?

Dünyasız insan, insansız dünya.

Dünya nüfusu ulaşabileceği zirve noktaya ulaştı, 8 milyarı aştı; ama dünya insansızlaşıyor hızla; makinalaşıyor, ruhsuzlaşıyor...

Korona virüsü, insansız, ruhsuz dünyanın gidebileceği yer konusunda ürpertici bir işaret fişeği işlevi görüyor!

Sınırlar ortadan kalktı ama insan hem ruhsuzlaştı hem de azmanlaştı! Tanrılaşacak kadar gemi azıya aldı!

Bir virüs, küre ölçeğinde hızla yayılma imkânlarına kavuştu. İnsanlığı yok edecek virüslerin zuhûr etmesinin hiç de hayal olmadığını gösteriyor yaşadıklarımız.

Bunları konuşuyoruz da, insanlığın bir düğmeye basarak bütün insanlığı yok edecek silahları nasıl icat ettiğini, bu yüksek teknolojiye dayalı silahları icat eden insanın aslında insanlık düşmanı bir canavar olduğunu ne zaman konulacağız acaba?

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.