Yazarlar 11 Türk gencinde 12 cep telefonu

11 Türk gencinde 12 cep telefonu

Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert Gazete Yazarı

Cep telefonunun Türk gençleri arasındaki aşırı yaygınlığı, Almanlar''ın dikkatini çekmiş. Aynı masada oturan gençlerimizin bile cep telefonuyla iletişim kurduklarını görünce, pratik Alman zekasıyla (Hep ''Pratik Türk zekası'' denirdi. Belki Türk basınında ilk defa ''pratik Alman zekası'' deniliyor. Bu da benim Almanlar''a ikramım olsun) bir deyim icad etmişler. Türkler''in cep telefonu kullanma konusundaki ifratını "11 Türk gencinde 12 cep telefonu" sözüyle ifade ediyorlarmış. (Almanlar''dan işittiği bu deyimi bana hediye eden değerli işadamımız Alper Bey''e teşekkür ederim.)

Ertuğrul Özkök''ün yazdığına bakılırsa, İş Bankası Genel Müdürü Ersun Özince GSM ihalesi için verdikleri 2,5 milyar doların fazla bir para olmadığına delil olarak evini boyamaya gelen boyacıları göstermiş. Eve gelen boyacıların hepsinde birer cep telefonu varmış.

Gençlerimizin ve boyacılarımızın cep telefonu sevgisiyle bazı faktörler biraraya gelince, GSM ihalesinde fiyat 2,5 milyar dolara çıkmış.

Uzmanlar, İş Bankası-Telecom Italia ortaklığının 1. GSM ihalesi için verdiği 2,5 milyar dolarlık teklifin "çok iyi" olduğunu söylüyorlar. Eğer fiyat gerçekten iyiyse, bu başarıda Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz''ün de büyük payı olduğunu gözardı etmemeliyiz.

Bunları söylerken, Türkiye''de bir Bakan''ın iyi niyetinin ve gayretinin veya piyasa şartlarının, başarı için her zaman yeterli olmadığını dikkate almalıyız.

Bence, GSM satışının başarıyla sonuçlanmasında başka faktörler de etkili oldu.

Veya şöyle diyelim: Devletin yaptığı başka satışlarda etkili olan bazı faktörler bu satışlara müdahil olamayınca, GSM satışında nisbi bir başarı elde edildi.

Dilimin döndüğünce bu faktörleri arzedeyim.

a) Başbakan Ecevit, Hindistan''daki gözlemleri sonucu gelişmelere aktif müdahalelerde bulunmanın siyasette tek metod olmadığını, kimi durumlarda pasif direnişin de etkili olabileceğini keşfetti. Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda Hindistan''dan aldığı ilhamla geliştirdiği "gripal enfeksiyon" metodunu uyguladı. Ancak, bu işlerle uğraşırken, GSM ihalesiyle ilgilenemedi.

b) Özelleştirme ve satış konusunda büyük tecrübe sahibi olan politikacılarımızdan Mesut Yılmaz Bey de Başbakan Ecevit gibi, cumhurbaşkanı seçimiyle meşguldü. Elindeki 5 kağıttan ikisi iyiydi. Düşünüyordu. Ecevit, Yılmaz''ın elinin çok iyi olmadığını farketmişti, ''pas'' demesini bekliyordu. "Ben gribim" diyerek yatması biraz da Yılmaz''a ''pas'' demesi için zaman tanımak maksadına matuftu. Böyle kritik bir durumda, özelleştirme uzmanı Mesut Yılmaz da GSM ihalesiyle fazla ilgilenemedi.

c) Devletin yaptığı satışlarda çok etkili ve tecrübeli bir isim olduğu ileri sürülen Alaattin Çakıcı hapishanedeydi. Burada, Çakıcı''nın hapiste olmasının, a ve b faktörlerinden farklı bir faktör olduğunu belirtmemiz gerekir. Bilindiği gibi, Çakıcı''nın etkili olduğu söylenen Türkbank ihalesinde, beklenenden yüksek bir fiyatla satış yapılmış, ancak ihale sonradan iptal edilmişti. Çakıcı faktörünün devrede olması, GSM satışında yapılan teklifler arasındaki 1 milyar doları aşan uçurumu önleyebilirdi.

d) Diğer faktörler. Bu madde biraz belirsiz görünüyor. Ama, mutlaka başka faktörler de vardır. Bu faktörlerden bazıları muhalefettedir, bazıları emekli olmak üzeredir. Ama vardır. Ayrı ayrı zikredemesek de, onları yok saymak saygısızlık olur.

Birinci ihalede verilen 2,5 milyar dolarlık teklif, ikinci ihaleye katılacak firmaların fiyatlarını yeniden gözden geçirmelerine sebep olmuş. Bazı firmalarımız ''İtalyanlar ticaretten anlamıyor'' diyorlarmış ama olsun.

Katkısı olan herkese takdirler ve tebrikler!

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.