Yeni Şafak Pazar Eki Çocuğunuz korkusuzsa korkun

Çocuğunuz korkusuzsa korkun

Prof. Mücahit Öztürk, otofrenleme mekanizmasında sorun olan çocukların, davranışlarının sonuçlarını düşünmeden hareket ettiklerini söylüyor. Dürtüsel çocukların okulda, evde otorite ile sorun yaşadıklarını, en belirgin özelliklerinin ise korkusuzlukları olduğunu anlatan Öztürk, bu çocukların kendilerini durduramadıklarını ifade ediyor.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
Çocuğunuz korkusuzsa korkun
dikkat eksikliği ve hiperaktivite bugün pek çok anne babanın, okul öncesi ve ilköğretim çağındaki çocukları için endişe ettiği bir konu. Biraz hareketli bir çocuğa hiperaktif diyebiliyoruz ya da dersleri iyi değilse dikkat eksikliği olduğunu düşünebiliyoruz. Deneyimli Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Mücahit Öztürk ise bu ikisi ile sık sık karıştırılan, dikkat etmemiz gereken başka bir alanı işaret ediyor: Dürtüsellik. Geçtiğimiz günlerde hayykitap'tan yine kendisi gibi Çocuk ve Ergen Psikiyatristi olan Yrd. Doç. Dr. Ş. Senem Başgül ile Çocuklarda Dürtüsellik kitabını yayınlanan Prof. Öztürk'le çocuklarda dürtüselliği konuştuk.

NE OLACAĞINI HESAPLAMAZ

Prof. Mücahit Öztürk yola çıkarken amaçlarının kontrol problemi olan, genel olarak davranışları öğrenmede zorlanan çocuklara dikkat çekmek olduğunu söylüyor. Hepimizin doğarken bir davranış kontrol becerisi ile doğduğumuzu ifade eden Öztürk, “Diğer varlıklardan bizi ayıran sonuçlarını düşünerek hareket etmemiz. Davranışları kontrol edebilme becerimiz. Sonuçlarını, bu sonuçların sosyal yaşamda oluşturduğu problemleri, karşı tarafa etkilerini, yaşattığı duyguları düşünerek de davranışlarımızı kontrol ederiz. Bu davranışlar çocuğa öğretilmezse öğrenilemeyebilir. Çünkü insanda rahat, daha kontrolsüz hareket eden bir yapı var. Bizim profesyonel olarak üzerinde durduğumuz tablo ise, öğretilse bile öğrenemeyen bir grup çocuk. Bu çocuklara siz istediğiniz kadar davranışlarının sonuçlarını, o sonuçların oluşturacağı etkileri, olumsuzlukları anlatın, öğrenemiyor” sözleriyle dürtüselliği anlatıyor.

TECRÜBE EDİNEMİYOR

Hiperaktivite, dikkat eksikliği ve dürtüselliğin birlikte veya ayrı ayrı görülebildiğini ifade eden Prof. Mücahit Öztürk, “Bir çocuk sıcak çaya dokunup eli yandığında ya da merdivenden çok hızlı inip düştüğünde kendi tecrübeleri ile yaptıklarının sonuçlarını öğrenir. Ya da dış faktörler 'böyle yaparsan böyle olur' diye neden sonuç ilişkisiyle bunu öğretir. Sadece maddi değil manevi şeylerde de. Çocuğa, 'sen ne kadar şişkosun dersen arkadaşın üzülür' dediğimizde bunu söylememesi gerektiğini öğrenir. Dürtü kontrol problemi olan çocuklarda ise bu hem tecrübelerle öğrenilmez, hem de sizin öğretmeniz işe yaramaz” sözleriyle kontrol problemi yaşayan çocukların sorunlarına işaret ediyor.

SINIRLARI AŞAR

Bunun sebebinin otofrenleme mekanizmasının problemli olması olduğuna işaret eden Prof. Öztürk, “Otokontrol sistemi problemliyse bekleyemiyorsunuz, sabredemiyorsunuz, hemen olsun istiyorsunuz, engel ya da sınır konduğunda tahammül edemeyip aşıyorsunuz.” diyor. Çocuk eğitiminde bunların önemli mihenk taşları olduğunu söyleyen Öztürk, çocuğun kendini durduramadığını anlatıyor.

Arkadaşları tarafından dışlanır
Alternate Text
Alternate Text
Prof. Mücahit Öztürk

Dürtüsellik sorunu olan çocukların evin ve okulun kuralları ile ilgili sorun yaşama, anne babanın otoritesini kabul etmeme, sürekli çatışma şikayetleriyle geldiğini anlatan Öztürk, “3 yaş civarındaki çocukların sosyal normları, dışarıdan gelen uyarıları yavaş yavaş almasını beklersiniz. Buna kendi tecrübeleri de eklenir. Yaptıkları yanlışlarla ve hareketlerle canı yanınca daha kontrollü olurlar. Yani korkar çocuk. Bence dürtüselliğin ilk işaretlerden biri korkmadan iş yapmaktır. Düşer ama bir daha yapar, düşer bir daha yapar, canı acır bir daha yapar, kızarsınız tepki verirsiniz bir daha yapar” diyor. İkinci belirti olarak çocuğunuzun uyarılarınıza ısrarla uymaması olduğunu anlatan Öztürk, ikaz, tepki, ceza hiçbir şeyin işe yaramayacağını ifade ediyor.

Çocuğun arkadaşlarına zarar vermesi, faaliyetlere katılmaması, izin almadan bazı şeyleri yapması, otoriteyi hiçe sayması, öğretmenle sürekli bir mücadele içinde olması dürtüsellikten kaynaklanıyor. Bu devam ederse diğer çocuklar tarafından dışlanıyor. Bu durumda çocuk daha da agresif oluyor. Çünkü zaten bir öfke kontrol problemi yaşanıyor. Bu çocukların ısrarla yaptığı hatayı tekrarladığını dile getiren Öztürk, “Dürtüselliği olan küçük çocuklar kendilerini ifade edemediği için 'içimden bir şey yaptırıyor' der. Aslında dürtüselliğin biyolojik tarafını anlatır. Kendini frenleyemediğini. Tekrar tekrar yapıyorsa bu önemli bir belirti” diyor. Çocuk topluma girdiğinde kurallara uymuyorsa, okul hayatında çok çabuk sıkılıyorsa profesyonel destek almak gerektiğine işaret eden Öztürk, dikkat eksikliği ve hiperaktivitede zaman kaybının telafi edilebileceğini ancak dürtüsellikte çocuğun özellikle davranış problemlerinin kontrolden çıkmasının sorun oluşturacağını ifade ediyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.