Kapadokya'nın giriş kapısı olarak bilinen Soğanlı Mahallesi, sadece doğal güzellikleriyle değil, el yapımı bez bebekleriyle de dikkat çekiyor. Bu geleneğin en önemli temsilcisi olan Ayşe Aplak, 42 yıl önce anneannesinin yanında başladığı bu yolculuğu bugün dünya çapında bir hikayeye dönüştürmüş durumda.
BEZ BEBEK SATARAK DİL ÖĞRENDİ
Turistlerle daha iyi anlaşabilmek için kendi çabasıyla beş dil öğrenen Aplak, satış yaparken misafirlerin memleketini soruyor ve onların dilinde selam veriyor. “İtalyan turistse ‘Buongiorno’ diyorum, Fransızsa ‘Bonjour’ diyorum. İnsanlar çok şaşırıyor” diyen Aplak, bazen turistlerin bile kendi dillerini bu kadar düzgün konuşamadığını söylüyor.
KÖYÜN KADERİNİ DEĞİŞTİREN BEBEK
Aplak’ın anlattığına göre, 60 yıl önce anneannesinin yaptığı ilk bez bebek bir turist tarafından satın alınınca köydeki kadınlar da bu işi öğrenmeye başladı. O gün bugündür Soğanlı, bez bebekleriyle bilinir oldu. Kadınlar hem üretime katılıyor hem de aile bütçelerine katkı sağlıyor.
GÜNÜNÜ HEM ÜRETEREK HEM PAYLAŞARAK GEÇİRİYOR
Sabah saat 9’da sergisine gelen Ayşe Aplak, bebeklerini turistlere sunuyor. Öğle saatlerinde arkadaşlarıyla birlikte gözleme yapıp satıyor. Akşamları ise ev işlerine zaman ayırıyor. “Herkese çalışmayı öneriyorum. Kadınlar hem evine hem eşine destek olsun hem de üretmenin gururunu yaşasın” diyerek özellikle kadınlara sesleniyor.
SOĞANLI BEBEKLERİ KÜLTÜREL ELÇİ OLDU
Bugün Soğanlı bebekleri, sadece oyuncak ya da süs eşyası değil, aynı zamanda bir kültür taşıyıcısı. Yabancı turistlerin büyük ilgi gösterdiği bu bebekler, Ayşe Aplak’ın emeğiyle şekilleniyor, farklı coğrafyalara umut ve hikâye taşıyor. Köyden dünyaya uzanan bu başarı, gelenekle geleceğin nasıl harmanlanabileceğini gösteriyor.