Şubat 2011’de başlayan ve 32 yıllık Ali Abdullah Salih yönetimini yıkan halk devriminin ardından 2014 yılında darbe yaparak başkent Sana ve geniş alanları ele geçiren Husiler, Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası başlattığını ilan etti. Husilerin bu kararı, geçtiğimiz hafta Sana Havalimanı’na bir İran uçağının inmesi sonrası ülkenin güneyindeki Aden merkezli Meşru Hükümet kuvvetlerinin havalimanını hedef almasının ardından geldi. Husiler, salı akşamı yayınladıkları açıklamada, Suudi Arabistan'a karşı başlattıkları "deniz ablukası" doğrultusunda Babülmendep Boğazı’nı kullanan Suudi Arabistan bağlantılı 6 geminin geçişine engel olduklarını duyurdu. İran’a karşı Hürmüz Boğazı’nda savaş yürüten ABD’nin alacağı tavrın ne olacağı sorularına sebep oluyor.
SUUDİ ARABİSTAN’IN KRİTİK LİMANLARI
Husilerin tehditleri ve Yemen’deki askeri gerilimin yeniden artması Suudi Arabistan’ın hem enerji tedariki hem de ithalatta önemli yere sahip limanlarını tehdit ediyor. Suudi Arabistan’ın Yanbu, Cidde ve Cizan’daki üç önemli limanından yapılan taşımacılık, Husilerin deniz ablukasını kurabilmeleri halinde ciddi kayıplarla karşı karşıya kalabilir. Husilerin tehditlerinin ardından Cidde’de Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdulaziz Âl-i Suud başkanlığında Ulusal Güvenlik Meclisi toplantısı gerçekleştirildi. Toplantı sonrası yayınlanan açıklamada, Husilerin Kızıldeniz’de 6 gemiyi engelledikleri iddiaları yalanlanırken Suudi Arabistan’ın Aden’deki Meşru Hükümet’e olan desteğini sürdüreceğine vurgu yapılarak, “Deniz yollarımızı ve gemilerimizi herhangi bir dış saldırıya karşı korumakta kararlıyız” ifadelerine yer verildi.
TRUMP: HALLEDERİZ
Kızıldeniz’de artan gerilimin ardından ABD cephesinden ilk açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’tan geldi. Beyaz Saray’da Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile ortak bir basın açıklaması yapan Trump, gazetecilerin Yemen’deki gelişmeleri sorması üzerine “Husilerle henüz bir sorun yaşamadıklarını” söyledi. Trump, küçümseyici bir tavır takındığı açıklamasında, Husilerin Babülmendep Boğazı’nı ve Kızıldeniz’deki gemi trafiğini kapatması halinde harekete geçeceklerini belirterek, “Bu işleri hallederiz, böyle bir şey yaparlarsa işlerini hallederiz” dedi.
İKİ CEPHEYE BÖLÜNME RİSKİ
Trump’ın Yemen’deki gelişmeleri küçümseyici tavrına karşılık El-Cezire’ye açıklamalarda bulunan ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) eski Afganistan Direktörü Jason Campbell, Husilerin yeni bir cephe açmasının, İran’a karşı savaş yürüten ABD ordusunu kuvvetlerini bölmek zorunda bırakabileceğini ve bunun da bir risk olduğunu söyledi. Campbell, ABD ordusunun Yemen’e müdahale etmesinin hâlihazırda İran’a karşı saldırılarda kullanılan savaş gemilerini Yemen yakınlarına çekmeyi gerektireceğine dikkat çektiği değerlendirmesinde, “Kaynaklarınızı bölmek zorunda kalacaksınız. Bu kaynakları iki aktif cephede kullanmak maliyetinizi daha da büyütecektir” diye konuştu.
PETROL İHRACATININ YÜZDE 7’Sİ
Husilerin 6 geminin Babülmendep Boğazı’nı kullanmasını engellediği iddiaları henüz doğrulanmasa da böyle bir potansiyele sahip olmaları, İran savaşıyla yükselen küresel enerji tedariki krizini büyütme riski taşıyor. Hürmüz Boğazı ile birlikte Ortadoğu petrollerinin dünyaya ulaştırılmasına önemli bir kapı konumunda olan Babülmendep Boğazı, dünya petrol ihracatının yüzde 7’sini karşılayan Suudi Arabistan’ın başta gelen ihracat rotasını oluşturuyor. ABD-İran savaşı nedeniyle dünya enerji tedarikinin yüzde 30’unun yapıldığı Hürmüz Boğazı’ndan sonra Babülmendep Boğazı'nın da kapanma riski olması küresel enerji ihracatının darbe alması endişelerini doğuruyor.
Savaşın maliyeti büyüyor
- ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran’a karşı şubat ayından beri devam eden savaşın maliyetinin son dönemde 8 milyar dolar artarak 37,5 milyar dolara çıktığını söyledi. Hegseth, "tehlikeli bir dünyada yaşadıklarını" ve Amerikan ordusu için ek kaynaklara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, İran'la süren savaşın maliyetinin "37,5 milyar dolara ulaştığını" açıkladı. Hegseth, Komiteden ek bütçe talep etti.
Tahran’dan petrol ve elektrik resti
- ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik tehditlerini sürdürürken İranlı yetkililerden dün üst üste ‘ültimatom’ niteliğinde açıklamalar geldi. Tahran’dan gelen açıklamalarda “saldırılara misliyle cevap” ve Körfez ülkelerine yönelik saldırıların süreceği mesajı verildi.
SANTRALLERİMİZ VURULURSA AMERİKAN MÜTTEFİKLERİNİN ELEKTRİĞİ KESİLECEK
- İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava ve Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi, Trump’ın Tahran’ın çevresinde yer alan köprü veya enerji santralini bombalama tehdidine ilişkin, "Köprülerimiz ya da enerji santrallerimiz saldırıya uğrarsa ABD’nin bölgedeki müttefiklerinin elektriği kesilecektir." uyarısında bulundu.
KATKI SAĞLAYANLAR MEŞRU HEDEF
- İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, X paylaşımında "Savunma doktrinimiz net: Göze göz, dişe diş" dedi. "İran'a karşı herhangi bir saldırganlık, altyapımız dahil, güçlü ve kararlı bir yanıt vermemizi zorunlu kılacak" uyarısında bulunan Erakçi, ABD’nin olası saldırılarına ilişkin de "Böyle bir saldırganlığa katkıda bulunanlar, desteğin türü ne olursa olsun, meşru hedefler olarak kabul edilecek" ifadesini kullandı.
BİZ PETROL SATAMIYORSAK KİMSE SATAMAYACAK
- İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf da "Bu savaşın denklemi açık: Ya hep ya hiç. Bizim petrol satmadığımız bir bölgede hiç kimse petrol satamayacak" dedi. Galibaf, “Güvenliğimiz sağlanmadığı takdirde hiçbir altyapı güvende olmayacak ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ancak Amerikan güçlerinin bölgeden çekilmesiyle mümkün olacak" ifadelerini kullandı. Galibaf, "Boğazın savaş öncesi şartlara dönmeyeceğini birçok kez söyledik” değerlendirmesinde bulundu.