İranlı subaylar Suriye'den Yemen'e geldi

Yemen’de yaklaşık bir aydır İran destekli Husi militanlar ile Suudi Arabistan’ın desteklediği Meşru Aden Hükümeti arasındaki çatışmalarda Husilerin Babülmendep Boğazı’nda kontrolü sağlaması uluslararası enerji ticareti açısından endişelere sebep oluyor. Yemen Ordusu Olağanüstü Haller Tugayı komutanlarından Saad el-Asel, Yemen’deki saha durumunu Yeni Şafak’a değerlendirdi.

İsmail Çoktan
Arşiv.

Eylül ayının başında Yemen’in orta kesimindeki Taiz kentinin batı kırsalı ile Hudeyde kentinin güneyindeki sahil şeridinde Meşru Aden Hükümeti Kuvvetleri ile İran destekli Husi militanlar arasında yaşanan çatışmalar sonrası Husilerin Babülmendep Boğazı’nı kontrol altına alması dünyanın dikkatini Yemen’e çevirdi. Husi militanların birkaç gün içinde Babülmendep Boğazı kıyısındaki Muha ve Zubab kentleri ile boğazın içindeki Meyyun Adası’nı ele geçirmesi uluslararası enerji ticaretini tehlikeye atarken Aden Hükümeti’ne destek veren Suudi Arabistan, bölgede Husi militanlara yönelik hava saldırılarını artırdı. Çatışmalarda, 133 bin sivilin evlerini terk etmek zorunda kaldığı ve 3 binden fazla sivilin Cibuti’ye sığındığı belirtilirken, mülteci sayısının ekim ayı sonuna kadar 250 bini aşması bekleniyor. Aden Hükümetine bağlı Yemen Ordusu Olağanüstü Haller Tugayı Komutanlarından Saad el-Asel, sahadaki gelişmeleri, Husilerin Mekke’ye yönelik saldırı girişimlerini ve Suriye’den Yemen’e yabancı savaşçıların getirildiği yönündeki iddialara ilişkin soruları Yeni Şafak için cevapladı.

Saad El-Asel

YABANCI SAVAŞÇIYA İHTİYACIMIZ YOK

Sahadaki çatışmalara ilişkin bilgi veren El-Asel, Husi militanların İran’dan gelen doğrudan silah ve askeri uzman desteğiyle ilerleme kaydederek Babülmendep Boğazı’na ulaştığını söyleyerek, Esed rejiminin 8 Aralık 2024’te devrilmesinden sonra Suriye’de halka karşı katliamlara katılan İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı uzman subayların, Yemen’e geldiğini ve Husilere askeri danışmanlık sağladığını söyledi. Suriye’den Yemen’e milis grupların Husilere karşı savaşmak için geldiğine ilişkin iddiaları da yalanlayan El-Asel, Yemen hükümetinin dışardan gelecek milis gruplara ihtiyacı olmadığını ve sahada Husileri hezimete uğratmaya yetecek askeri gücünün olduğunu vurguladı. El-Asel, hükümetin 2014 yılındaki darbeden beri Husilerin işgali altında olan başkent Sana’yı kurtarma hedeflediğini ve bunu başaracak güce sahip olduğunu sözlerine ekledi.

YEMEN ORDUSU İLERLİYOR

El-Asel, ordu güçleriyle Husi militanlar arasındaki çatışmaların Taiz, Muha,El-Bayda, Marib ve El-Cevf gibi bölgelerde sürdüğünü ve Yemen Ordusunun Husilere ait önemli askeri karargahları ele geçirdiğini söyledi. El-Asel, başkent Sana’nın kuzeyindeki El-Yetme beldesinin hükümetin kontrolüne geçtiğini belirterek, “Burada bulunan ve Husilerin en önemli karargahlarının başında gelen El-Lebnet Karargahını ele geçirdik. El-Cevf cephesinde de çok sayıda askeri merkez ve karargah hükümetin kontrolünde” dedi. Husilerin Mekke’yi hedef alan dron saldırısı girişimlerine de değinen El-Asel, Husi militanların Yemen’de de camileri hedef aldığını ifade ederek, “Husilerin Mekke’yi hedef almasının en büyük delili Yemen’de de camileri silah depolarına çevirmeleridir. Hudeyde’nin doğusundaki El-Selfiye beldesinde kur'an kursunu yıkarak Şeyh Salih Hantus gibi önemli alimleri öldürdüler” diye konuştu.

Cephede hareketlilik

  • S. Arabistan'ın başkenti Riyad'da, Suudi ve Yemenli üst düzey yetkililer askeri koordinasyonu güçlendirme görüşmesi yaptı. Görüşmede, Yemen'de devlet ve ulusal kurumların yeniden tesisi amacıyla ordunun cephe hatlarındaki hazırlık durumunun desteklenmesi konuları ele alındı. Öte yandan ülkenin güneybatısındaki Taiz ve güneyindeki Lahic illerinde çatışmalar şiddetleniyor. Hükümet güçleri Taiz'de Husi mevzilerini bombaladı.