Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ), terör örgütü PKK'nın Suriye kolu YGP'nin içine düştüğü duruma ilişkin bir analiz yayınladı.
Diplomat ve uzmanların görüşlerine yer verilen haberde, örgütün varlığını sürdürmesinin artık mümkün olmadığı yönünde yaygın bir kanaat oluştuğu belirtildi.
Bağımsız bir yarı devlet hayalinin tükendiğinin vurgulandığı yazıda, YPG kadroları ve çevrelerinin kamuoyuna belirli bir anlatı sunduğuna dikkat çekildi.
Almanlar örgütün yalanlarına inanmadı: 2011'de sessiz kalmışlardı
PKK'lıların "Kürtler, kurdukları özgürlükçü toplum düzeninin aşırıcı bir hükümet ve onun kana susamış güçlerine karşı mücadelesinde ihanete uğradı" iddialarının reddedildiği haberde, bu sözler pek de karşılık bulmadı.
FAZ, bu anlatının gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirterek, “Ancak gerçekler bundan daha karmaşık; 2011’de Suriye’de Beşar Esed'e karşı ayaklanma yayılırken, kuzeydoğudaki Kürtler karışmadı/sessiz kaldı” değerlendirmesine yer verdi.
"YPG aslında PKK'ydı"
Gazete, SDG adını da kullanan YPG'nin PKK ile olan ilişkilerine de geniş yer ayırdı.
Analizde, “Kürt ayrılıkçı örgüt PKK ile yakın bağlara sahiplerdi ve bu örgütün Suriye kolu olarak tanımlanıyordu” denilirken, “PKK lideri Abdullah Öcalan’ın her yerde bulunan portreleri de bunun göstergesiydi” ifadeleri kullanıldı.
Bu sürecin arka planında ise şu iddiaya yer verildi: “Kürt kadrolar bir anlaşmaya vardılar: Rejimin çekilmesi karşılığında Kürtler tarafsız kaldı. Böylece YPG kontrolü devraldı.”
"Arap bölgelerini işgal edip petrolü Esed'e sattılar"
FAZ’a göre, YPG öncülüğündeki yapı zamanla yalnızca Kürt bölgeleriyle sınırlı kalmadı.
Haberde, “Kürt kadrolardan oluşan bu yapı, çoğunlukla Arapların olduğu bölgeleri de kontrolü altına aldı, Suriye’nin petrol varlıklarının büyük kısmını da ele geçirdi ve Esad rejimiyle iyi bir ticaret yaptı” denildi. Aynı analizde, ABD’nin bu süreçteki rolüne ilişkin olarak, “Washington, PKK bağlantılarını görmezden geldi, milisleri para ve silahla destekledi” ifadeleri yer aldı.
"'Özgürlükçü kurtarıcılar' sivilleri topluca katletti"
İnsan hakları ihlallerine ilişkin eleştirilerin de aktarıldığı haberde, SDG’nin “özgürlükçü kurtarıcılar” imajının zamanla zedelendiği vurgulandı.
FAZ, “Özgürlükçü kurtarıcılar imajı yara aldı. Amnesty Internationl, 2015’te SDG’nin insanları yerinden etmesini ve yıkımlarını eleştirdi” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, daha önce DEAŞ tarafından ele geçirilen köylerde veya bir azınlığın onları desteklediğinden şüphe edilen yerlerde sivillerin topluca cezalandırıldığına dair kanıtların olduğu ifade edildi.
"Çocukları zorla silah altına alıyorlar"
Avrupa Birliği İltica Ajansı’nın raporuna da atıf yapılan haberde, “Avrupa Birliği İltica Ajansının 2023’teki bir raporunda SDG’nin yargısız infazlar gerçekleştirdiği, keyfi tutuklamalar yaptığı ve ölümcül işkenceler gerçekleştirdiği vurgulandı” denildi.
Raporda ayrıca, "2022’ye kadar çocukların da zorla silah altına alındığı" ifade edildi.