Bülent Acun / Bağcılar Müftülüğü Din Hizmetleri Uzmanı
Ülkemizde milyonlarca engelli insanımız yaşıyor. Toplumda engelli bilincinin oluşması için her yıl 10-16 Mayıs tarihleri Engelliler Haftası olarak kutlanıyor. Engellerin aşılmasında manevi değerlerin etkisi, rolü, anlamı ve değerine dair ne yazılsa ne söylense azdır. Bu yazı moral değerlerimiz engelleri aşmada nasıl bir motivasyon sağlar sorusuna mütevazi bir cevap denemesinden mürekkep…
MAN VARSA İMKAN VARDIR
1. Maddi, manevi, zahiri batıni, dünyevi uhrevi, ferdi içtimai, siyasi iktisadi, bedeni ruhi… Engellerin alayı iman ile aşılır. Menzillerin cümlesine yine iman ile ulaşılır. İman, bütün imtihanları birer imkâna dönüştürür. Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın ifade buyurdukları vechiyle: İman varsa, imkân vardır.
2. İslam kapısından girmek ne güzel. İmanın nuruyla görmek ne güzel. İhsan menziline varmak ne güzel. Mademki O bizi görüyor cümle âlem görmese ne yazar. O bizi işittikten sonra cümle âlem işitmese ne çıkar. Dememiz o ki bütün engeller şikâyet ve isyan ile değil teslimiyet ve ihsan ile aşılır.
3. Âlemde ve âdemde olup biten her şey bir sebebe mebni olarak cereyan etmektedir. Bu durumun insana verdiği mesaj şudur: Sebeplere dört elle sarılmak. Evet, biz önümüze çıkan engelleri aşma noktasında “Esbaba tevessül ederiz” fakat asla tenezzül etmeyiz. Öyle bilir ve iman ederiz ki engeller tevekkülle aşılır.
4. Akıl, insanın en büyük nimeti, tefekkür ise aklın ibadetidir. Her şeyin hikmet ve gayesi ancak tefekkür ile anlaşılır. İşte bundan dolayı engeller tefekkürle aşılır.
5. Bu böyledir; ekmeyen biçemez, dikmeyen devşiremez, yürümeyen varamaz, aramayan bulamaz. Hülasa engeller teşebbüsle aşılır.
İNSAN İNSANIN DEVASIDIR, YUVASIDIR…
6. Mütebessim bir iş adamına sitemle “İşleriniz tıkırında olduğu için hep böyle gülümsersiniz tabii” diye takıldıklarında ondan şu ibretli cevabı almışlar: “Hayır, ben işlerim tıkırında olduğu için gülümsemiyorum, bilakis hep gülümsediğim için işlerim yolunda gidiyor.” Kıssadan hisse; engeller tebessümle aşılır.
7. Öyle türkülerimiz, şarkılarımız, şiirlerimiz vardır ki bütün elem ve kederlerin cümlesine ilaçtır. Geyik ayağından, insan kulağından sulanır. Engeller işte bu güzel ve özel eserleri can-ı dilden terennümle aşılır.
“Deme niçin şu şöyle?
Yerincedir o öyle.
Bak sonuna sabreyle.
Görelim Mevla neyler,
Neylerse güzel eyler.”
Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinin ifade ettiği bu hakikatin işaret ettiği mana şudur: Engeller hikmet ile aşılır.
8. Şeriatta seninki senin, benimki benimdir. Tarikatta seninki benim, benimki senindir. Hakikatte ise ne seninki senin ne de benimki benimdir. Hepsi O’nundur. Ezcümle engeller hakikatle aşılır.
9. O’nu bilene engel yok, O’nu bulana engel yok, O’nunla olana engel yok. Evet, engeller marifetle aşılır.
10. Yaratılanların yaratandan ötürü sevilip sayıldığı her yerde bütün engeller muhabbetle aşılır. Bizim irfanımızda insan insanın devasıdır, şifasıdır, duasıdır, yuvasıdır. Dost meclislerinde dile dökülen dertler sözün gücü ile kalpten, ruhtan ve bedenden sökülür gider. Dilden dile, gönülden gönle engeller sohbetle aşılır.
YERİNDE GÖSTERİLMEYEN CESARET İNSANI ESİR EDER
11. Mademki “Her şey incelikten, insan kalınlıktan kırılır” öyle ise bu sözün işaret ettiği anlama kulak vermenin tam vakti: Engeller nezaketle aşılır.
12. Hitit duasının hikmet dolu cümlelerinden biri de şudur; “Tanrım, bana değiştirebileceğim şeyler hususunda cesaret ver.” Yerinde gösterilmeyen cesaret insanı esarete mahkûm eder. Vakit o büyük değişime kendimizden başlamanın besmelesini çekme vaktidir. Zira nice büyük engeller küçük bir cesaret ile aşılır.
13. Hayat bir yoldur, insan ise bir yolcu. O yolun adabı var, edebi var, usulü var, erkânı var. Zahmeti var, rahmeti var. İnişi var, yokuşu var. Evet, o yolda istikametle yürüyüp menzile varmak için yoldaki işaretlere riayet şarttır. Yoldaki engeller yoldaki işaretlere riayetle aşılır.
14. Bütün dertlerin, elemlerin, kederlerin, engellerin karşısında dağ gibi durmalı insan. Çünkü bütün engeller dirayetle aşılır.
15. İnsanın basireti açık olduktan sonra basarı açık olsa ne olur, kapalı olsa ne olur? Hakikat şudur ki engeller basarla değil basiretle aşılır.
TALİBİ OLMADIĞIMIZ HİÇBİR ŞEYİN SAHİBİ DE OLAMAYIZ
16. Selahattin Eşçakırgil Ağabey'den şu hatırayı ne zaman dinlesem içim lebâleb inşirahla dolar. İranlılar görmeyenlere asla âmâ demezler. “Rûşen dil” derler. (Gönül gözü açık) Evet, bu misalde görüldüğü gibi haldeki engeller dilde zarafetle aşılır.
17. “Hicret bütün medeniyetlerin anasıdır” diyen Ali Şeriati ne güzel söylemiş. Bilgiden bilince, şikâyetten şükre, isyandan itaate, şüpheden yakîne hicret etmeyi beceremezsek payımıza hep işgaller, istilalar, feryatlar ve gözyaşları düşmeye devam edecek. Bizi mutlu sona ulaştıracak o kutlu yoldaki engellerin cümlesi hicret ile aşılır.
18. Feraset; çekirdekte meyveyi, tohumda bahçeyi, damlada deryayı müşahede edebilme sanatıdır. Bu cümleden olarak rahmeti perdeleyen bütün zahmet engelleri ferasetle aşılır.
19. Talibi olmadığımız hiçbir şeyin sahibi de olamayız. Bütün kapılar ve engeller esaslı bir niyete açılır.
20. Bilinmelidir ki muvaffakiyetin önünde üç engel vardır; gaflet, cehalet, atalet. İnsanı tembellik derekesine sürükleyen bu engeller, ciddiyetle aşılır.
HER İBADET İNSANI, O SULTAN’A KUL EDER
21. İnsan, kendisini ait hissettiği yere ve değere hem adanır hem de yaslanır. Kendisini ait hissetmediği yerde ise ister istemez paslanır, küflenir, tozlanır. Adanmışlığın önündeki engeller ancak aidiyetle aşılır.
22. Sanıldığı gibi ehliyet sadece belli vasıflı araçlar için değil, bütün amaçlar için elzemdir. Amaca giden yollardaki bütün engeller ehliyetle aşılır.
23. Tolstoy ne güzel söylemiş; “Acı duyabiliyorsan canlısın. Şayet başkalarının acılarını hissedebiliyorsan insansın.” Canlılıkla insanlık arasına konumlanmış engellerin hepsi mesuliyetle aşılır.
24. Merhametle aşılır engeller. O merhamet ki doğar insan kalbine bir güneş misali… Sarar, sarmalar, ısıtır, aydınlatır.
25. İbadetle aşılır engeller. Her ibadet insanı o sultana kul eyler, kulluğun önündeki engelleri yıkar, yakar, kül eyler.
BİZE DÜŞEN HAK YOLUNDA YÜRÜMEK
26. Bize düşen hak yolunda yorulmadan yürümek. Evrilmeden, savrulmadan, devrilmeden yürümek. Bir de engellerin istikametle aşıldığını çok iyi bilmek.
27. Onur, şeref, vakar, haysiyet, şahsiyet; zilletten kurtuluşta hepsinin adı: İzzet.
28. İffetle aşılır engeller. Kuyu, pazar, zindan… Sultanlığa yürüyüşü hangi kudret engeller?
29. Azimle aşılır engeller... İstiklal şairimiz Akif ne güzel söyler:
Âtiyi karanlık görüp azmi bırakmak
Alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak.
30. Çiçekler baharda aşk ile açar, Her biri kokusunu aşk ile saçar.
Âlemde ne varsa aşk ile yaşar, İnsan her engeli aşk ile aşar.
KIŞIN SABIRLA EKİLEN, YAZIN SELAMETTE DİRİLİR
31. Ağrılara şifadır dua. Bütün acıları dindirir. İnsanı sevindirir. Onda öyle bir kudret vardır ki göğü yere indirir. İşte bundan dolayı önce eller açılır, sonrasında dua ile tüm engeller aşılır.
32. Rıza ile aşılır engeller. O rıza ki eski bir Beşiktaş futbolcusu değildir sadece. Gayelerin, maksatların, makamların, rütbelerin en büyüğü, en yücesi, en değerlisidir...
33.Sabır ile aşılır engeller. Kışın sabırla ekilen yazın selamette dirilir. Zafer kalesine ancak sabırla girilir. Burada mihnetlere sabredenlere orada cennetler verilir.
34. Umutla aşılır engeller. Düşen her damla umuttur. Açan her çiçek umuttur. Doğan her çocuk umut.
35. Okumakla aşılır engeller, okuyan bilir, bulur, olur, görür, varır, erer...
AİLE İLE AŞILIR ENGELLER
36. Yazmakla aşılır engeller. Yazmak kelimelerle fotoğraf çekmektir. Bugünden yarına, hâlden istikbale tutulacak sözler ve takip edilecek izler bırakmaktır.
37. Vefayla aşılır engeller. Vefa sadece İstanbul’da bir yokuşun adı değil, esasen hayatta düze çıkışın adıdır.
38. Dostluklarla aşılır engeller. Onları gördüğümüzde kendimizi bilir, kendimizi bulur, kendimize gelir, kendimizde kalırız. Onlar sayesinde şu fani dünyadan murad alırız.
39. Mekteplerle aşılır engeller. Değerlerimiz üzerine inşa edilmiş mektepler; bizi fikriyat, medeniyet, edebiyat, ahlak ve maneviyat ile dost kılar.
40. Aile ile aşılır engeller. Sevgi, saygı, sabır, sadakat, ahlak, maneviyat, hürmet ve muhabbet gibi erdemler üzerine bina edilmiş ailelerin aşamayacağı engel, baş edemeyeceği sorun, çözemeyeceği problem yoktur.