Yüzyıllar öncesine kadar uzanan Anadolu Ermeni müziği, halk müziği ve kilise müziği. Ermeni halk müziği, birlikte yaşadıkları topluluklarla da benzerlikler arzeder. Ermeniler arasında yaygın olan müzikal uygulamalara, diğer topluluklarda da rastlamak mümkün. Ermeniler tarih boyunca önemli saz ve ses sanatçılarının yanında, usta saz yapımcıları da yetiştirmiş. Anadolu Ermeni müziğinin temel taşlarından biri de, aşık müziği geleneğidir.
KNAR (Lir), 1992 yılında halk danslarına eşlik etmek amacı ile biraraya gelmiş bir grup. Çalışmalarını cemaat korolarına eşlik ederek sürdürmüş. İlk çalışmalarına 1995 yılında başlamış. Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli sanatsal etkinliklere katılarak Ermeni müziğinden ve danslarından örnekler vermiş. "Anadolu Ermeni Halk Müziği" adlı güzel çalışmaları, Kalan Müzik tarafından yayınlandı. Bu albümü Kalan müzik'in 0212 , 512 35 13 numaralı telefonu vasıtasıyla temin edebilirsiniz.
Grup; V. Sezar Avedikyan, Tatiana Bostan, Şirak Şakrikyan, T. Taniel Koyuncu, Arto Erdoğan ve Murat Şirin'den oluşuyor. Anadolu Ermeni Halk Müziği adlı çalışmaları hakkında, Sezar Avedikyan ile konuştuk.
Anadolu Ermeni halkının sanatı ve kültürü adına güzel ve önemli bir çalışma yapmışsınız. Bu düşünce ve çalışma nasıl ortaya çıktı?
Öncelikle, çalışmamız beğenildiği için çok mutluyuz. Sorunuza gelince, böyle bir çalışma yapma fikri 1996 yılının Kasım ayından sonra iyice belirginleşti. Biz bu tarihe kadar Ermenistan kaynaklı düzenlemeleri ve besteleri icra ediyor idik. İlk Anadolu Ermeni ezgilerini icra etmemiz isteği, bir açık hava dinletisinden sonra Ermenistanlı tarih profesörü Baruyr Muradyan tarafından geldi. "Ben bu çaldıklarınızı Yerevan radyosunu açsam da dinlerim. Ben sizden bu toprağın insanı olarak Anadolu Ermenileri'nin ürettiği Türkçe veya Ermenice ezgileri duymak isterdim" demiş idi. Bundan sonra Hollanda'da Anadolu kültürünü tanıtan KÜLSAN Vakfı'nın organize ettiği konserlere katılmamız için vakfın buradaki sorumlularından etnomüzikolog Melih Duygulu ile tanıştık. Hollanda konserlerinin başlığı ise (İstanbul Anadolu'nun kapısı), bunun için de Anadolu müziğini icra eden grup arıyor idi. Fakat böyle bir grup olmadığından biz gittik. Orada dinleti açısından seyirciyi hoşnut eden beş ayrı şehirde konserler verdik. Bizim açımızdan en önemli olayı Denhak'taki ilk konserimizden sonra kuliste yaşadık. Burada yanımıza gelen Hollanda'nın en önemli etnomüzikologlarından Wouter Swets ile tanıştık. Kendisi Anadolu ve Kafkas bölgesi uzmanı. Bize, verdiğimiz konserden dolayı teşekkür ettikten sonra Türkçe olarak "Yaptığınız müzik, Kafkas müziği idi. Ben Anadolu müziğini dinlemek için buraya gelmiştim" dedi ve bundan sonraki çalışmalarımızı Anadolu kökenli insanlar olarak bu yönde yapmamız gerektiği tavsiyesinde bulundu. Bu olayları yaşayan bizler de bu yöndeki açığın bilincine vararak çalışmalarımızı bu yöne çevirdik. Daha sonra tanıştığımız Kalan Müziğin sahibi Hasan Saltık'ın bu yöndeki isteği ve katkılarıyla, bugünkü albüme ulaştık.
Albümün repertuar seçimini nasıl yaptınız?
Albümde de belirttiğimiz gibi biz bu çalışmamızı Mihran Tumacan'a ithaf ettik. Dünyanın ilk etnomüzikologlarından sayılan Kütahyalı din adamı Gomidas'ın öğrencisi olan Gürünlü Mihran Tumacan'ın bu yüzyıl başında Amerika'ya göç eden Anadolu Ermenileri'nden derlediği üç ciltlik kitabından büyük ölçüde faydalandık. Bunun haricinde etrafımızda yaşayan Diyarbakır ve Hatay Vakıf köy ezgileri vardı. Bunları da albümümüzde mahallî insanlara okuttuk. Bunların dışında, yurt dışında icra edilmiş kasetlerden dinlediğimiz birkaç parçayı da repertuarımıza kattık.
Biraz KNAR'dan söz eder misiniz ?
KNAR, Ermenice "Lir" anlamına geliyor. Öncelikle KNAR'ı oluşturan bütün elemanlar, amatör insanlar. Grup elemanları ilk olarak Kumkapı'daki bir okul derneğinde halk danslarına eşlik etmek amacı ile biraraya geldiler. 1995 yılında müzik grubu olarak devam etme kararı aldılar. Evlerde devam eden çalışmalar 1996 yılında iki konserle meyvelerini vermiş oldu. Daha sonraki süreç de ilk sorunuza verdiğim cevapta belirttiğim gibi, devam etti.
Anadolu Ermeni müziğinin repertuarı daha çok hangi tür ezgilerden oluşuyor ?
Anadolu Ermeni müziğinin repertuarı ağırlıklı olarak düğün şarkıları, aşk şarkıları, sosyal içerikli şarkılar, bayramlarda söylenen şarkılar, sıla şarkıları, mizahi şarkılar, iş şarkıları, göç şarkıları, kahramanlık şarkıları, bar havaları ve ninnilerden oluşmaktadır.
Aşık geleneği, Ermeni halk müziğinde de önemli bir rol oynamış. Bu gelenekten söz eder misiniz ?
Evet aşıkların, Ermenice tabiri ile "Aşuğ"ların Ermeni halk müziğindeki önemi çok fazladır. Aşuğlar zamanın profesyonel müzisyenleridir. Usta-çırak ilişkisi ile kendilerini iyi yetiştirmiş ve geliştirmiş bu insanlar, ellerinde sazları köylerde kasabalarda dolaşarak, Ermeni dilinin gelişmesine, şiirleri ve ezgilerinin zenginleşmesine besteleri ile katkıda bulunmuşlardır, halk müziği geleneklerinin yöreler arasında iletişiminde önemli bir rol oynamışlardır. Bunların en meşhuru Sayat Nova 18. yüzyıldır. Aşık Pesendi, Küçük Nova, Aşık Civan'ı da sayabiliriz. Tarihte topluma açık yerlerde dans edip şarkı söyleyen kadın aşuğlara Varsag denirdi. Varsagların içerisinde asil ailelere ait olanlar da vardı. 9 yüzyılda yaşamış olan Prenses Paransem gibi. bunlar Saz, Santur ve çeşitli telli müzik aletleri çalarlardı.
Anadolu Ermeni müziğinin ve kültürünün, genel olarak Anadolu müzik ve kültürüne ne gibi katkıları olmuştur ?
- Muhakkak ki önemli katkıları olmuştur. Zira Ermeniler Anadolu topraklarında binlerce yıldır yerleşik düzende yaşayan bir topluluk. Anadolu Ermenileri'nde el sanatları, mimari ve tarım çok gelişmiştir. Bu sebepledir ki iş ve tarım şarkıları müzikte çok önemli bir yer tutar. Biz bunlara "Horoveller ve Gali yerker" diyoruz.