Abdullah Öcalan''ın İmralı''da BDP''li milletvekilleriyle gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, PKK''nın Avrupa kanadı ve Kandil''e ulaştırılmasını istediği mektuplar adreslerine teslim edildi. Görüşme tutanaklarının şu veya bu şekilde medyaya sızmasına engel olamayan/olmayan BDP''nin mektupların adreslerine nasıl ulaştırıldığına dair giriştiği yersiz gizem ise spekülasyonları körükledi. Ahmet Türk Meclis''te, Aysel Tuğluk ise Diyarbakır''dayken Kandil''e doğru yola çıktıkları haberleri bile kulaktan kulağa yayıldı. Ancak bu süreçte en dikkat çekici olan BDP''lilerin görüşme notlarından hazırladıkları ''tutanakların'' medyaya ''düşmesi'' oldu. Başlangıçta notların kendilerine ait olduğunu kabul edip-etmemek arasında gidip gelen BDP, bir ara faturayı MİT''e bile kesmeye kalktı. Bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar BRP''lide bulunan notların nasıl ve neden medyaya ''düştüğü'' tartışılmaya devam ederken, BDP''nin Süleymaniye ve Kandil''deki görüşmelerinin ana gündem maddesi de sızdırılan tutanaklar oldu. ''Tutanak krizi'' BDP ile Fethullah Gülen hareketini Erbil''deki BDP temsilciliğinde buluşturdu. Bu görüşmede Gülen hareketinin sürece esteğini bu kez birinci elden iletmesi dikkat çekiciydi.
MEDYA BDP''NİN OYUNUNA GELDİ
Tutanakların yayınlanmasını ''gazetecilik başarısı'' olarak görenler olduğu kadar, ''süreci sabote etmeye yönelik bir girişim'' olarak da değerlendirenler oldu. Bu konudaki en sert tepki ise Başbakan Erdoğan''dan geldi. Erdoğan''ın ''milli çıkar'' vurgusu Türkiye medyasında alışıldık bir kavram olmadığı için çokça eleştirildi. Ancak ortada bir gerçek var ki o da haberi yazan gazetecinin tutanağa ulaşmadığı, tutanağın servis edildiğiydi. 28 Şubat öncesi Türkiye''sinde kalmış gibi bir kavram gibi görünse de hala ''bir kısım meydanın'' var olduğu, hükümeti eleştirmek için her yolu mubah saydıkları da bir diğer gerçek. BDP ve DTK Eş başkanlarının klasöründe bulunan, ortalığa saçılmamış bir belgenin basına sızması içinde bulunduğumuz süreçte önemli bir samimiyet testiydi. BDP''nin hem sadece kendisinde bulunan tutanakları sızdırıp, hem de canhıraş bir şekilde ''suçlu'' araması, ''aaa kuşa bak'' diyen çocukların haline benzemiyor mu? Tutanakların sızması/sızdırılması sadece BDP içinde tartışılmıyor. PKK''nın bu konuda ciddi eleştirileri bizzat BDP heyetine iletildi. Arkasına yüz binlerin desteğini, Kürtlerin ''hamisi'' olmaya soyunan BDP''nin bu kadar mahrem bir görüşmenin notlarına bile sahip çıkamaması (bunu ''çıkmaması'' olarak da okuyabilirsiniz) Milliyet''te çarşaf çarşaf yayınlanarak sürece darbe vurmasının utancı sızdıran kişi açıklığa çıkartılıncaya kadar zihinlerden hiç çıkmayacak.
SAMİMİYET VE TUTARLILIK
Tutanak krizinin yarattığı atmosferde Kandil ile gecikmeli başlayan görüşmelerde BDP''ye eleştiriler yapıldı. Tutarlılık ve samimiyet vurgusunun yanı sıra, ''önemli bir siyasi aktör olma'' iddiasındaki BDP''ye, ''küçük hatalarla, basit hesaplarla rolünü kaptırırsın'' uyarısı yapıldı. Bu tutum aslında PKK''nın İmralı ile başlatılan görüşmeleri BDP''den çok daha ciddiye aldığını gösteriyor.
TELGRAFIN TELLERİ
BDP ve DTK heyetlerinin PKK ile Süleymaniye''ye bağlı Sengeser kasabası yakında gerçekleştirdikleri görüşmelerin ardından Eşgenel Başkan Gülten Kışanak, örgütün 10 gün içinde elinde tuttuğu rehinleri serbest bırakacağını duyurdu. İmralı-BDP heyeti görüşmeleri sonrası birleştirilen notlar gece yarısından sonra Sabri Ok ve Nurettin Demirtaş aracılığı ile Kandil''e ulaştırılmıştı. KCK yapılanmasının başında oturan Murat Karayılan, Öcalan''ın sürece ilişkin yol haritasına destek vereceğini çok önceden açıklamıştı. Karayılan''ın, BDP heyeti ile yaptığı görüşmede de, ''Pratikte Öcalan''ın yol haritasına uyacağız. Biz işin teknik boyutuyuz. Müzakereler Öcalan ile yapılmalıdır'' mesajını verdiği ifade ediliyor. Karayılan''ın açıklamasının hemen sonrasında, Kandil''in en önemli ve en organize kanadını oluşturan HPG''nin (Halk Savunma Gücü) lideri Nurettin Sofi de, Öcalan''ın yol haritasına uyacaklarını, mektup resmi kanallardan ulaşmadan önce açıkladı. Süreci yakından takip edenlerin ifade ettiği gibi bu önemli bir gelişme. Çünkü Öcalan''ın ilk BDP heyeti ile yaptığı görüşmede kendisine bağlı güçlerin elini sağlamlaştıran açıklamalar yapmasını istediği belirtiliyor. Karayılan ve Sofi''den gelen açıklamaları süreci içeriden sabote etme eğiliminde olanların azınlıkta kaldıklarının bir göstergesi olarak okumak isabet olur. Kandil''in bugünlerdeki en büyük sıkıntısı ise yazacakları cevabi mektubun İmralı''ya nasıl ulaştırılacağı. Bir haftadan buyana değerlendirme toplantıları yapan örgüt, sızan tutanaklardan ders çıkarıp sağlıklı bir kanal üzerinden İmralı''ya göndermeyi planlıyor.
ERBİL''DEN, SÜLEYMANİYE TEPKİSİ
BDP ve DTK heyetlerinin Kandil ile görüşme trafiğini Kürdistan Yurtseverler Birliği''nin (KYB) merkez üssü Süleymaniye''den başlatması Kürt yönetimi ve Mesut Barzani''nin lideri olduğu Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) yöneticilerinden memnuniyetsizlik yaratırken, Mesut Barzani''den randevu talep eden heyet Bölgesel yönetimin Başbakanı Neçirvan Barzani ile görüşebildi. Görüşmede Barzani sürece ev sahipliği yapabileceklerini bir kez daha hatırlattı.
SERİBLİNT: ANLAMLI ADRES
Bölgesel Kürt yönetimi Başkanı Mesut Barzani''nin Kürt sorunu ile ilgili yaptığı tüm önemli görüşmelerin adresi her zaman Barzani''nin ana karargahı ''Seriblint'' oldu. Mesut Barzani ile görüşemeyen DTK heyeti, Mesut Barzani''nin karargahı Seribint''te Neçirvan Barzani ile görüştü. Rutin görüşmelerini ''Mala Spi'' (Beyaz Ev)''de yapan Neçirvan Barzani, DTK heyeti ile Seriblint''te yaptığı görüşme ile Kürt sorunun çözümü adresi konusunda anlamlı bir mesaj vermiş oldu.
SÜRECE DESTEK VERECEĞİZ
Basına kapalı yapılan toplantıda, Bölge Başkanı Neçirvan Barzani, sürecin çok hassas dengeler üzerinden sürdürüldüğünü ifade ederek Kürt sorununun çözümü konusunda AK Parti iktidarının kararlı olduğunu gözlemlediklerini söyledi. Barzani, Başbakan Erdoğan''ın bugüne kadarki başbakanlardan farklı bir bakış açısı ile konuyu değerlendirdiğini ve çözüm için büyük risk aldığı hatırlatılarak, ''Asimilasyon politikalarına son verdik'' açıklamasının Kürt yönetimi ve Kürt diasporası tarafından önemsediği vurgulandı. Barzani''den BDP ve DTK''ya çözüm görüşmelerin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için hassas olmaları uyarısı da geldi. Toplantıda, toplumun tüm kesimlerini kucaklayan çözüm önerilerine destek verilmesinin gerekliliğe vurgu yapılırken, silahın çözüm olmadığı, silahın Kürtler için artık bir ''kazanım'' olmaktan çıktığı iletildi. Siyasi kanalların açık tutulması ve görüşmelerin devam etmesi yönünde desteklerini sürdüreceklerini ileten Kürt yönetimi, Erbil''in görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğu da bir kez daha yineledi.
SÜRPRİZ GÖRÜŞME
BDP-İmralı ''notlarında'' yer alan Abdullah Öcalan''ın Fethullah Gülen''e yönelik sözleri Gülen hareketinde büyük yankı buldu. Öcalan''ın görüşmelerini değerlendirmek üzere Kandil''e giden heyetteki bazı isimler Gülen hareketinin önde gelen isimleri ile Erbil''de bir araya geldi. BDP''nin Erbil temsilciliğinde yapılan görüşmede Gülen''in sürece verdiği desteğin anlamlı olduğu vurgusunun yapıldığı belirtildi.