Malum ortalık toz duman. Cemaat-AKP kapışması sürüyor söz gelimi. Belki de cemaatin Türkiyeyle kapışması. Hep bi rkardeşlik hukukundan bahsedip duruyorlar, köşelerde köşe yazıyalarında. Aşağı kardeşlik hukuku yukarı kardeşlik hukuku. Nedir bu kardeşlik hukuku? Kardeşler arasındaki ilişkileri düzenleyen resmi gayri resmi hukuk kuralları. Peki ortada iki kardeş mi var? (Cemaat-AKP) bu soruya şöyle yanıt verebiliriz.
Bir tarafta cemaati kardeş sanan AKP diğer tarafta kardeş görünüp gizli planlar yapan cemaat. İşte can alıcı nokta: kardeşlik hukukundan dem vuranlara diyorum ki, kardeşlik hukuku iki kardeş arasındaki münasebeti düzenler. Kardeşlik hukuku değil kardeş olabilme hukukuna bakın derim. Kardeş olabilmenin hukukunda iki taraf nasıl kardeş olabilir bu soruya yanıt verir. Görünen o ki akp nin cemaate platonik bir kardeşlik sevgisi varmış.
ORTAKLIK BİTİNCE
Cemaat ise dershane ile fitillenen kin ateşini 17 Aralık operasyonuyla patlattı. Yetmedi 25 Aralık''ta Başbakanı hedef aldı. Yetmedi beddua seansları düzenlendi. Yetmedi ulusalcı siyasi kanatla paralel haberler servis edildi. Parelel devlet olmakmış tüm amaç. İslami değilmiş bunca çaba. Demekki kardeş olmamışlar hiç bir zaman. Cemaat kabul edememiş kardeşliğini AKP''nin. Kulağa küpe yapılası bir söz. Her sırtını sıvazlayanı dost bilme birgün gelir sırtından seni Brütüs gibi hançerle vurur.
Bundan sonra AKP ve Erdoğan''ın rotası kardeşlik değil kardeş olabilmenin hukuku olmalıdır. Olmak zorundadır da. Cemaate yakın gazeteler gezi olaylarında lanetledikleri Kabataş''taki kapalı bir hanım kardeşimize linç girişimini sırf şimdi öküz öldü ortaklık bozuldu misali tekzip ediyorlar. Cemaat tabanına soruyorum saldırıya uğrayan sizin ailenizden biri olsaydı aynı tavrı mı sergilerdiniz? Cemaatin kardeşlik kavramı günü birlikmiş demekki. Anayasa referandumunda AKP''ye tam destek veren Cemaat şimdi ise zamanında DSP ile kolkola olduğu gibi CHP ile kolkola sırtsırta.
''GEREKİRSE TÜRKİYE''Yİ FEDA EDERİZ''
Elini vicdanına koyan her cemaat mensubu gerçek kardeşini görmelidir. Mensubu olduğu cemaatin uluslararası gizli servislerin Türkiyeye operasyon aracı olarak kullanıldığını görmelidir. Cemiyeti''nin maddi menfaatleri zarar görüyor diye ''Gerekirse Türkiye''yi feda ederiz'' anlayışı sözüm ona hizmet kavramına sığmamaktadır. ABD ve İsrail''le aramızı bozmayalım diyen Fetullah Gülen''in kalbi ülkemizden veya çeşitli zulümler altında olan Müslümanlardan yana mı yoksa ABD ve İsrail''den yana mıdır?
Gayr-i müslimlere hoşgörülü olan Fetullah Gülen ülkesinin yükselişine kamikaze dalışı yapmış olmuyor mu? Yaşadığımız bu kritik süreçte samimi kardeşliğe ihtiyacımız var. Kardeşler aynı düşünmek zorunda değil elbet ama muhalefetinde mertçesi gerek her zaman. Ülkemizin zarar görsede zarar vermeyen, üzülsede üzmeyen, hakkını meşru yollardan arayan insanlara ihtiyacı var. Vatikan İsrail ve ABD eksininde lobicilik yapanlara değil...