Türkiye'nin bütün dünyanın gözü önünde karşı karşıya bırakıldığı 17 Aralık başlangıçlı darbe süreci, sosyolojik anlamda ara toplum veya geçiş toplumu diye de betimlenen toplumumuzun belli alanlarda aslında modernliği geçerek/aşarak post-modern topluma veya modern toplumun daha kaygan, çok kültürlü, akışkan, hızlı değişen bir türüne dönüştüğünü göstermektedir. Zira bu tür bir toplumun en önemli özelliklerinden biri, göz-denetim toplumu olmasıdır. Öz-denetim toplumunda birey, grup veya cemaatler kendilerini gerçekten, içsel ve özsel olarak denetlemelerine karşılık göz-denetim toplumunda dışsal olarak, gözetim yaparak, bir tür röntgencilik ya da gözetleme yoluyla elde ettikleri verileri gösterime sokup yaymak suretiyle denetleme yolunu tercih ederler. Göz-denetim toplumunun söz konusu özelliğini, 17 Aralık sürecinde çok açık bir biçimde anlaşıldığı üzere bu süreci başlatan para-derin yapının çok titiz bir biçimde üzerine aldığı anlaşılmaktadır. Türkiye'de ve küresel ölçekte para merkezli çalışan paralel derin yapının, siyasal, ekonomik, dinsel ve eğitimsel aktörler başta olmak üzere toplumu dinleme ve gözetlemeye tabi tutarak ve de bu yolla elde ettiği bilgi, resim, fotoğraf ve filmi yayarak kontrol etmeye çalıştığı görülmektedir. İnternette, televizyonda, gazetelerde yayımlanan dinleme ve gözetleme ürünlerine bakıldığında, bu net bir biçimde anlaşılabilmektedir. Derin paralel yapı, çeşitli ortamlarda cep telefonu, internet, kamera gibi elektronik araçlarla yaptığı dinleme ve gözetlemelerden elde ettiği ses, görüntü, resim ve her türlü bilgiyle özellikle Ak Parti hükümetini denetleme iradesini göstermiş ve hükümeti kendisiyle pazarlığa oturtmak ve uzlaştırmak suretiyle dize getirmeyi hedeflemiştir.
Göz-denetim Toplumu
Günümüz gösteri veya gösteriş toplumlarını gözetim toplumu olarak adlandırmak mümkündür. Gözetim, günümüz toplumlarının temel özelliklerindendir. Her türlü teknolojik araçla; facebook, twitter, Google, amazon gibi internet araçları, telefonlar, özellikle cep telefonları, insansız hava araçları, kameralar veya başka araç ev mekanizmalarla, başta denetleme, gözetleme, dinleme ve takip etme yetkisini resmen elinde bulunduran siyasal erk ve yapılar olmak üzere isteyen herkesin kendi çapında gözetim işiyle meşgul olduğu bir toplumsal, kültürel, siyasal, dinsel ve ekonomik küresel dünyada yaşamaktayız. Küreselleşme sürecinin ağır etkisi altında aslında bütün dünya toplumlarının hatırı sayılır bir kısmı, küresel ölçekte adeta gönüllü olarak, hatta daha da ileri düzeyde bir tür kendin pişir kendin ye teslimiyeti diyebileceğimiz derecede kendini, bedenini, ruhunu, ailesini, her şeyini gözetleme alanına teslim etmektedir. İnternetle, medya ile, sanal sosyal yaşamla bu böyle olmaktadır. Belli siyasal güçler, gruplar veya derin yapılar ise gözetleme işini daha profesyonelce, her türlü imkanı ve aracı, her türlü ilişki biçimini, her türlü ortamı, ev, otel, salon, makam odası, hamam, sauna gibi her türlü mekanı kullanarak yürütmektedir. Bir anlamda röntgencilik de denilebilecek olan bu gözetlemeyle elde edilen bilgi ve belgeler, görüntü ve gösterimler, aynıyla veya istenildiği biçimde montajlanıp düzenlenerek piyasaya sürülmek için tutulmakta, yeri geldiğinde de piyasaya sürülmekte, servis edilmektedir.
Mahremiyetleri Tarumar Eden Dinsel Görüntülü Yapı
Toplum, mahremiyetimizin toz duman edildiği, özelin darmadağın olduğu, mahremin kamusal hale getirildiği bir gözetleme ve yayma durumuna tanık olmaktadır. Hiçbir ahlak kuralının geçerli olmadığı bu gözetleme ve yaygınlaştırma işi, hem devasa bir mahremiyet kaybına, hatta kimi zaman yokluğuna yol açarken, hem de pek çok özel şeyin çirkinleştirilmesine ve çirkin şeylerin de meşrulaştırılmasına yol açmaktadır. Gözetleme ve yaymanın etkili bir surette gerçekleştirildiği bir darbe süreci yaşadığımız Türkiye'de küresel aktörlerin yönetiminde her türlü gözetleme ve dinlemenin ve dolayısıyla düşünen, yazan, gayret eden, çalışıp üreten, başarılı siyaset yapan ve hükümet edenlerin mahremiyetlerini kamusallaştıran, tarumar eden bir para-derin yapıyla karşı karşıyayız.
Gözetlemeyle Hükümet Dize Getirilemez
Paranın belki de en temel bir güç unsuru ve aracı olarak işlevselleştirildiği bu derin paralel yapı, kendini sunduğu dinsel görüntü haliyle de uyuşmayacak biçimde ama yaptıklarını o dinsel görüntüyle meşrulaştırarak para temelli, gizemli, esrarengiz, büyüsel, mitolojik, mahremiyetleri afişe eden dinsel bir yapıyı ifade etmektedir. Ülkemizde gözetleyip servis yapma işi hükümet üzerinde, hükümete ayar çekmek için yapılmakta ve onun için dinleme ve gözetleme ürünleri şantaj olarak devreye sokulmaktadır. Ancak bunun yanlış ve ahlaksız bir seçim olduğu açıktır. Gözetleme ve yaymanın kendisi bizatihi ahlaki açıdan asla iyi bir konuma yerleştirilemez, fakat pratikte de bunun başarılı olamayacağı anlaşılmaktadır. Çünkü hükümetin başında bulunanlar, kendilerini toplumun önemli bir kısmına çok net bir duruşla anlatma konusunda başarılı gözükmektedirler. Hükümetin hodri meydan dediği bir durumda gözetleme yapanların işi oldukça zor görünüyor.