Türkiye ekonomisinin 2027-2029 dönemine ilişkin yol haritasını ortaya koyan Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan programa göre, yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 16'dan yüzde 28,4'e yükseltilirken, büyüme beklentisi yüzde 3,8'den yüzde 3,3'e çekildi. Türkiye ekonomisinin büyüme hızının 2027'de yüzde 4,2, 2028'de yüzde 4,6 ve 2029'da yüzde 5'e yükselmesi hedefleniyor. Programın sonunda milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine çıkarılması, kişi başına milli gelirin 25 bin dolara ve mal ve hizmet ihracatının 450 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.
İMALATA VE SOSYAL KONUTA 250'ŞER MİLYAR LİRA
OVP'de imalat sanayiine 250 milyar lira ilave kredi desteği sağlanması, sosyal konuta ayrılan kaynağın 100 milyar liradan 250 milyar liraya çıkarılması ve İstanbul'da başlatılan kiralık sosyal konut uygulamasının diğer illere yaygınlaştırılması da planlandı. OVP'nin temel önceliklerinden biri fiyat istikrarının sağlanması oldu. 2026 sonunda yüzde 28,4 olması beklenen enflasyonun 2027'de yüzde 21'e, 2028'de yüzde 13,5'e ve 2029'da yüzde 9'a indirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda para, maliye ve gelirler politikalarının güçlü koordinasyonuyla dezenflasyon sürecinin sürdürülmesi planlanıyor.
MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonla mücadelede önemli mesafe alındığını belirterek, Mayıs 2024'te yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyonun uygulanan politikalarla belirgin bir düşüş eğilimine girdiğini söyledi. Yılmaz, 2026'nın son çeyreğinde enflasyonun yeniden düşüş göstermesini ve yıl sonunda yüzde 28,4 seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti.
SANAYİ BÜYÜME TAHMİNİ %2,3
Yılmaz, 2026 yılı sanayi büyümesi tahmininin de yüzde 2,3'e gerilediğini bildirdi. Büyümede kademeli toparlanma öngören OVP'ye göre büyüme oranının 2027'de yüzde 4,2, 2028'de yüzde 4,6 ve 2029'da yüzde 5 olması bekleniyor. İşsizlik oranının ise 2026'da yüzde 8,1 olarak gerçekleşmesi, 2029'da yüzde 7,6'ya gerilemesi hedefleniyor.
TL'NİN TOPLAM MEVDUATTAKİ PAYI İKİ SENEDE İKİ KATINA ÇIKTI
Cevdet Yılmaz, TL mevduatın toplam mevduat içindeki payının yüzde 31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5 seviyesine yükselmesini, izlenen para politikasına bağladı. Yılmaz, küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen brüt rezervlerin 89,7 milyar dolar artarak, 188,2 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Yılmaz, bir önceki OVP'de varsayımların başında gelen küresel büyüme tahmini yüzde 3,1'den yüzde 3'e gerilediğini söyledi. Yılmaz, küresel büyümenin yüzde 3,4'e, küresel ticaret hacmindeki artışın ise yüzde 4,3'e yükselmesi beklendiğini ifade etti. Koşullu yükümlülüklerden olan KKM'den çıkışın sorunsuz şekilde tamamlandığını anımsatan Yılmaz, jeopolitik gerilimlere rağmen risk priminin de önemli ölçüde gerilediğini ve 700'lü seviyelerden 220 seviyesinin de altına indiğini bildirdi.
YAPISAL BOZULMA OLMADI
Yıllıklandırılmış ihracat ise ağustos ayı itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine ulaştı. İhracat nitelik olarak da güçlendi. 2024 Ağustos'unda yüzde 40 seviyesinde olan orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracat içerisindeki payı, 2026 Ağustos ayı itibarıyla yüzde 44,1'e ulaştı. Cari işlemler açığının milli gelire oranı Haziran 2024'te yüzde 1,8, Haziran 2025'te ise yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleşti. Bu haziranda ise bu oran yüzde 2,3'e yükseldi. Cevdet Yılmaz, bu yükselişin içerisinde 0,7 puanlık farkın savaş nedeniyle geldiğini ifade ederek, "Dolayısıyla bunu çıktığımız zaman yapısal bir bozulma olmadığını net bir şekilde görüyoruz" dedi.
SAVAŞIN ENFLASYONA ETKİSİ YÜZDE 7
Yılmaz, "Merkez Bankamıza göre savaşın enflasyon üzerindeki maliyeti, doğrudan ve dolaylı etkileri yaklaşık 7 puan olarak hesaplanmıştır" dedi. Bir önceki OVP'de 2025 yılı için bütçe açığının milli gelire oranını, yüzde 0,8 seviyesindeki deprem harcamalarına rağmen 2025 yıl sonunda yüzde 2,9 oranında gerçekleştiğini hatırlatan Yılmaz, bu gelişmede, deprem kaynaklı harcamalar sürerken, diğer harcamalar üzerinde alınan ilave tedbirlerin etkili olduğunu söyledi.
ATIL İŞ GÜCÜ AZALTILACAK
İstihdamı artırarak atıl iş gücünü azaltacaklarını belirten Yılmaz, atıl iş gücünün işsizlikten farklı olduğunu vurgulayarak, mesleki eğitim, emeğin ve üretimin teşvik edilmesi ile bakım ve kreş hizmetlerinin geliştirilmesinin iş gücüne katılımı artıracağını kaydetti. Yılmaz, ekonomik güvenlik ve dayanıklılık kapsamında enerji, gıda, kritik teknolojiler ve demografi alanlarında dışa bağımlılığı azaltacaklarını söyledi. Kritik mineraller, nükleer ve hidrojen teknolojileri, savunma sanayii, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zeka alanlarında Ar-Ge ve yerli üretim kapasitesinin artırılacağını kaydetti.
ENERJİ FATURASI YÜKSELDİ
Enerji fiyatlarındaki artış, dış denge tahminlerine de yansıdı. Enerji ithalatı beklentisi 63 milyar dolardan 71 milyar dolara, dış ticaret açığı tahmini ise 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükseltildi. Turizm gelirleri tahmini de savaşın etkisiyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara indirildi. Cari işlemler açığının milli gelire oranı için öngörü ise yüzde 2,6 olarak belirlendi.
DAR GELİRLİ İÇİN YENİ ADIMLAR
Programda vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen gıda fiyatlarına yönelik arz taraflı politikaların güçlendirilmesi planlanıyor. Tarımsal üretimde verimlilik ve üretim planlamasının artırılması, maliyet baskılarının azaltılması hedefleniyor. Dar ve orta gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırmak amacıyla sosyal konut yatırımlarının yüzde 150 artırılması da OVP'nin öne çıkan hedefleri arasında yer aldı.
2,1 MİLYON KİŞİYE İSTİHDAM İMKÂNI
Programda büyümenin istihdam yaratma kapasitesinin artırılması da hedefleniyor. Üç yıllık program döneminde yaklaşık 2,1 milyon kişiye ilave istihdam sağlanması öngörülüyor. OVP'nin sonunda Türkiye ekonomisinin ölçeğinde de önemli bir artış hedefleniyor. 2026 sonunda milli gelirin Cumhuriyet tarihinde ilk kez 1,8 trilyon doları, kişi başına milli gelirin ise 20 bin doları aşması bekleniyor. Cari açığın milli gelire oranında da kademeli düşüş bekleniyor. Savaş ve enerji fiyatlarının oluşturduğu baskının azalmasıyla cari işlemler açığının GSYH'ye oranının 2027'de yüzde 1,9, 2028'de yüzde 1,8 ve 2029'da yüzde 1,6 seviyesine gerilemesi bekleniyor.
ŞİMŞEK: ENFLASYON ARZU EDİLEN NOKTADA DEĞİL
Toplantının soru-cevap bölümünde konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise enflasyonda henüz arzu edilen noktaya gelinmediğini belirterek, küresel ve jeopolitik şoklara rağmen enflasyonun kontrolden çıkmamasını program açısından önemli bir kazanım olarak değerlendirdi. Mali disiplinden taviz verilmeyeceğini vurgulayan Şimşek, "Kamuda tasarrufta başarı var" dedi. Bakan Şimşek, "Finansmana erişimi, üretken kapasiteyi destekleyecek nitelikte güçlü şekilde destekliyoruz" derken, KOBİ kredilerinin toplam krediler içindeki payı yüzde 27'ye çıktığını da aktardı. Eğitim enflasyonundaki yüzde 53'ün üzerindeki artış için "Çok fahiş fiyat artışları olduğu net" diyen Şimşek, gıda fiyatlarında ise önümüzdeki aylarda manşet enflasyona doğru bir normalleşme beklediklerini ifade etti.
SAVUNMAYA, KONUTA VE SANAYİYE DAHA FAZLA KAYNAK
Programda kamu yatırımlarında stratejik alanlara ayrılan kaynakların artırılması dikkat çekti. Savunma harcamalarının yüzde 229, sosyal konut yatırımlarının yüzde 150, Maden Tetkik ve Arama yatırımlarının yüzde 139, içme suyu yatırımlarının yüzde 71, sanayi altyapısı yatırımlarının yüzde 54 ve sağlık yatırımlarının yüzde 43 artırılması planlanıyor. Demir yolu projelerine ayrılan kaynak da yüzde 49 yükseltilecek. İmalat sanayiinin desteklenmesi de OVP'nin temel başlıklarından biri olacak. Bu kapsamda imalat sanayiine 250 milyar liralık ilave kredi desteği sağlanırken, orta-yüksek ve yüksek teknoloji yatırımlarına yönelik üç yıllık dönemde 750 milyar liralık YTAK kredilerinin kullandırılmasına devam edilecek.
PROGRAMIN ÖNCELİKLİ ALANLARI
OVP'de ayrıca Dijital Türk Lirası, yüksek teknolojili üretim, yapay zekâ, yarı iletkenler, nükleer ve hidrojen teknolojileri, kritik mineraller, gıda arz güvenliği ve yeni ticaret koridorları öncelikli alanlar arasında sıralandı. Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru, Orta Koridor, Hicaz Demiryolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerindeki demir yolu bağlantısına ağırlık verileceği açıklandı.
ÇALIŞMALARI KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a ilişkin değerlendirmesinde, enflasyonla mücadelenin kesintisiz sürdürüleceğini belirtti. Bolat, küresel ekonomideki belirsizliklere rağmen 2027’de mal ihracatını 292 milyar dolara, program sonunda mal ve hizmet ihracatını 450 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi. Yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürünlerin ihracattaki payının artırılacağını kaydeden Bolat, yeşil ve dijital dönüşüm ile gümrüklerde yapay zekâ destekli uygulamalara odaklanacaklarını ifade etti. Bolat, ayrıca haksız ithalata karşı üreticilerin korunacağını, firmaların yeni pazarlara erişiminin destekleneceğini ve yasa dışı ticaretle mücadelenin güçlendirileceğini söyledi.
DEPREM HARCAMALARI 116 MİLYAR DOLARI AŞACAK
Deprem bölgesinin yeniden imarı için yapılan harcamaların 2023-2026 döneminde 2026 fiyatlarıyla toplam 5,4 trilyon liraya (104 milyar dolar) ulaşması bekleniyor. Bu tutarın 2027 sonunda 116 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor. Deprem bölgesinde hak sahipleri için toplam 455 bin bağımsız bölümün inşasının tamamlandığı belirtilirken, 2027'de de depremle ilgili ihtiyaçlar için bütçeden kaynak ayrılmaya devam edilecek. OVP'de mali disiplin de korunacak. 2026 yılı için daha önce yüzde 3,5 olarak öngörülen bütçe açığının alınan tedbirlerle yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesi beklenirken, bütçe açığının milli gelire oranının 2029 sonunda yüzde 2,8'e indirilmesi hedefleniyor.
OVP'NİN YENİ BAŞLIĞI EKONOMİK GÜVENLİK
Programın yeni başlıklarından biri ise ekonomik güvenlik ve dayanıklılık oldu. Enerji ve doğal kaynaklarda arz güvenliğinin artırılması, kritik mineraller, nükleer ve hidrojen teknolojileri ile enerji ve madencilikte kullanılan kritik ekipmanlarda yerli üretimin geliştirilmesi hedefleniyor. Savunma sanayii, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zekâ da stratejik alanlar arasında sayılıyor.